• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
Ümmü Gülsüm Bayır
Ümmü Gülsüm  Bayır
ummugulsumbayir@malatyasonsoz.com.tr
NEFES ÇEMBERI
  • 0
  • 1148
  • 11 Kasım 2016 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

       Alip basini gitmek isteyen 7 milyar
insandan sadece biriyim, diyordu bir yazar. Neden gitmek ister ki bir insan ya
da giderek hangi beklentisini karsilamaya çalisir? Uzaklasmak isteyen
insanlarin çogunun hayalinde, gitmek istedikleri yerler ünlü sehirler bile
olsa, elini kolunu sallayarak rahatça yürüyebildikleri gerçegi vardir. Genis ve
nezih bir ortamda rahatça kahvesini yudumladigini düsünüp huzur bulabilir. Yani
kalabalik yüzünden baskalarinin omuzlarina çarpa çarpa yürümek, sikis tepis bir
metroya binmek ya da ilerlemeyen bir trafikte bulunmak hayaliyle çikmaz kimse
yola. Iste sizi tam bu noktadan baska bir noktaya götürmek istiyorum. Her gün
daha da kalabaliklasan dünyada zaman zaman nefes alamadigimizi hissediyor
olmamiz oksijen yetersizliginden degil, kisisel alanimizi muhafaza edemiyor
olusumuzdan. Vücudun gelen her saldiriya karsi verdigi iki tür tepki vardir:
savas ya da kaç. Gitmek, tepkinin kaç kismi olmali. Savasmak kismi ise ev
almak, araba almak oluyor sanirim. Böylece paramizla kendimize kisisel alan
satin almis ve nefes alabilmis oluyoruz. Peki nedir bu kisisel alan ya da nedir
bunu bu kadar kiymetli kilan?

       Kisisel alani en basit haliyle
tanimlamak gerekirse sizden yapmanizi istedigim bir sey var. Gözlerinizi
kapatin ve bedeninizin etrafina sinirlari genisleyip daraltilabilen bir daire
çizin. Iste bu daire sizin alaniniz. Ve bu göremediginiz alana fiziksel olarak
giren insanlar bir rahatsizlik hissi uyandiriyor. Aslinda bu alan tamamen
insanin dogasinda olan ve ortalama olarak hesaplanabilen bir alan. Aileniz için
45 cm ile baslayip yakinlik dereceniz ve güven oraniniz azaldikça 2 metreye
kadar çikan bir mesafe.

       Bir otobüse, bir minibüse ya da bir
asansöre bindiginizde kalabalik yüzünden alaniniza girilmesi yüksek ihtimalle
muhtemeldir. Vücuttaki sorunu haber veren bir agri gibi bu sorunun habercisi de
aninda gelen rahatsizlik hissi. Çünkü vücudunuz kendini güvende hissetmez ve
kendini her an savunabilmek için bir alan olusturmak ister. Alan kelimesi sikça
geçtigi için suan ben de fark ediyorum. Sanirim kulagi biraz tirmalayan bir
kelime oldugu için bu konuyla ilgili sevdigim bir yazar kisisel baloncuk
tabirini tercih ediyordu. Kulaga hos gelen ve esnekligi de barindirmasi
açisindan çok yerinde olmasinin yaninda hiç sisirilmemesi ya da çok
sisirilmesinin de yaratacagi sorunlarla bu konu bagdastirildiginda anlamli
bulunabilir.

       Bu konunun, daha önemli buldugum, bir
diger boyutu ise zihinsel boyutu. Degisen çok bir sey yok aslinda. Sadece
burada mesafeler cm ile degil hitap sekilleriyle, kullanilan sözcüklerle ya da
ses tonuyla ölçülüyor. Zihinsel hasarlarin bedensel hasarlardan daha yipratici
olduguna inandigim için bu mesafeyi daha hayati buluyorum. Çünkü yanlis bir
davranis hayatinizi çok zorlastirabilir. Isvereninize fazla yakin davranmak
sizi laubali yaparken tam aksi bir durum olarak yakin iliskilerde zihinsel
mesafeyi açmak yakininizi kaybetmenize neden olabilir. “En uzak mesafe; iki
kafa arsindaki mesafedir, birbirini anlamayan” der Can Yücel. Baska bir
boyutta degerlendirmek gerekirse bu mesafeyi açmak birbirinizi anlamanizi
engelleyecektir.

       Son olarak size hem fiziki hem zihinsel
mesafeyi gözlemleme imkâni buldugum bir olaydan bahsetmek istiyorum, hatta
baskasi tarafindan belirlenen bir mesafe. Anlatirken itici bulunabilir ama
yasarken fazlaca samimi buldum ben. Geçenlerde bir toplu tasima aracinda yasli
bir çifte denk geldim. Tüm kalabaliga ragmen esinin kolundan çikmak istemeyen
kadin esiyle önlü arkali oturmak zorunda kalinca yüzü asilmisti. Aralarinda keyifli
bir muhabbet geçiyordu gördügüm kadariyla ve bu bölünmüstü, nedenlerinden biri
de buydu sanirim. Sonra adamin yanindaki genç bey baska bir yasli kadina yer
vermek durumunda kalinca kadinin gözlerindeki ifade bizim amcaya mesafe
mecburiyeti kilmis olmali ki amca da nazik bir sekilde baskasina yer verip
yakinda inmemesine ragmen yakinda inecegini ifade etti. Esiyle arasindaki
samimiyeti korumak adina diger kadinla mesafeyi korumasi içimden kocaman
güldürdü beni. Ve bir kez daha hatirlattim kendime, hayatimizda dikkat etmemiz
gereken üç ölçü varsa bunlar; baskasina duyulan sevgi, baskasiyla aramizdaki
mesafe ve çorbadaki tuz. Hepsini hayati buldugum gerçegiyle güzel bir gün
diliyorum

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber