• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
NE KADAR SABIRLISIN ALLAH’IM
  • 0
  • 344
  • 18 Ağustos 2020 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Es-Sabûr: Suçlulara, günahkârlara mühlet verip, cezalandırılmalarını sonraya bırakan, acele etmeyip sabredendir. Gücü yettiği halde kendisine asi olan fâsık, fâcir, münafık, kâfir ve müşrik kullarından öç almakta acele etmeyen Allah.

“Eğer Allah, günahları, isyanları ve inkârları yüzünden insanları anında cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde cezalandırmadık hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onlara belli bir müddete kadar süre tanıyor. Ecelleri geldiği zaman, onu ne bir an erteleyebilirler, ne de belirlenmiş süreyi öne alabilirler.” (Nahl, 61)

Bugün ümmet-i Muhammed geçmişteki kavimleri helak eden ne kadar günah ve suç varsa tamamını işlediği gibi daha da fazlasını pervasızca yapmaya devam etmektedir. O kadar çok olumsuz örnek var ki, akla ziyan ve vicdan sızlatır cinsten. Hatırlatmak kabilinden:

(Masum) bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmekle eş değer iken ‘ne bakıyorsun?’, ‘Yan baktın, omuz çaktın!’  veya ‘ya benimsin ya kara toprağın’ gibi mantık ve bahanelerle öldürmelerin sıradanlaştığı oldukça garip bir zamanda yaşıyoruz. Kitap ve sünnetle belirlenen büyük günahların tamamı açıkça işlenmektedir ki bunlar şunlardır:

  • Şirk koşmak, bir kişiyi haksız yere öldürmek, kendini öldürmek (intihar etmek), savaştan (cihattan) kaçmak, livata (homoseksüellik, lezbiyenlik vs.) ve zina yapmak, büyücülük/büyü yapmak, yalan söylemek ve iftira atmak, domuz eti ve bunun benzeri gibi yenmesi haram olan şeyleri yemek, içki içmek (uyuşturucu kullanmak), kumar oynamak, rüşvet alıp vermek, faiz  yemek (kredi çekmek), israf etmek, emanete hıyanet etmek, sünneti (sahih hadisleri) reddetmek, insanları çekiştirmek (dedikodu, laf taşımak ve gıybet etmek), kaş-göz işaretleriyle insanlarla alay etmek.
  • Allah’ım yaratan ve nimetleriyle kendi dünyanda biz kulları hayat verip yaşatan Sen iken birçoğumuz Seni hiçbir işimize karıştırmayıp hâşâ Sen yokmuşsun gibi yaşıyoruz…
  • Allah’ım hayrımız, dünya ve ahiret saadetimiz, huzur ve mutluluğumuz için Peygamberinin eliyle gönderdiğin ilahi ahkâmı beğenmeyip ahireti hesaba katmadan kafamıza göre hareket eder olduk.
  • Allah’ım Seni sadece ya bir cenaze çıkınca veya bir afet yaşayınca hatırlar olduk.
  • Saygıyı, sevgiyi bitirdik.
  • Sabır bitince agresif tavırlar sergiler olduk.
  • Hiçbir yerde güven, müsamaha ve anlayış kalmadı.
  • Ebeveynler çocuklarına, eğitimciler öğrencilerine kul köle haline ge(tiri)ldi.
  • Sadık dost, emin tüccar ve esnafımız neredeyse yok gibi.
  • Allah’ım canı sıkılan Sana, Peygamberine, Kitabına ve gönderdiğin dine küfrediyor.
  • Ailelerimizde huzur, uyum ve insicam kalmadı.
  • Toplum olarak maddi-manevi buhranlar yaşarken isyanımız daha da arttı.
  • Allah’ım biliyoruz ki hiçbir toplumu durup dururken değil de işlemiş oldukları suçlar ve günahlar nedeniyle helak ettin. Bizleri zaman zaman afet ve belalarla ikaz etsen de sırf son peygamber Hz. Muhammedin ümmeti olmamız hasebiyle toptan helak etmiyorsun velakin çoğumuz bunun da bilincinde değiliz.
  • Yarına çıkacağımıza dair hiçbir garantimiz yokken Sana sığınıp yöneleceğimize birilerine veya muhkem binalara güvenir olduk, oysa ‘bizden daha güçlü olan nice kavimleri helak ettiğini’ yüce kitabında bizlere haber veriyorsun Allah’ım. (Zuhruf, 8; Kâf, 36; Enam, 6)
  • Helal-haram sınırları çoktan aşıldı.
  • Dünyanın hiçbir yerinde can, mal, akıl, nesil ve din emniyeti kalmadı.
  • İnsanoğlunu en üstün kıvamda eşref-i mahlûkat olarak yaratmışken (Tin, 4) ben-i Âdem bu vasfını yitireli hayli zaman oldu. Şimdilerde şeytanın bile aklına gelmeyen ve hatta hâşâ ona rahmet okutabilecek bir cibilliyette iki ayaklı insan kılıklı iblisler türedi.
  • Taciz, tecavüz, şiddet ve kadın-erkek cinayetleri sıradanlaştı.
  • Yapanlardan çok yıkıp bozanlar sardı yeryüzünü.
  • Fesat, fitne, fiilî, biyolojik ve psikolojik terör kol geziyor.
  • Başımıza gelen olumsuzluklardan ibret alıp ahvalini düzeltenlerimiz tek tük.
  • Yokluk(!) içinde müthiş bir israf, varlık(!) içinde aşırı bir cimrilik var.
  • Hiçbir yerde adalet hakkaniyetli (gecikmeden, isabetli bir kararla, içe sinen) bir şekilde işlemediğinden zulmün haddi hesabı yok Allah’ım.
  • Her şeye zaman bulurken zamanın sahibi olan Sana, kulluk için zaman bulamadığını söyleyen insanlar o kadar fazla ki!
  • Ruhsal sorunlar ve ahlaki çöküntü izah edilemez derecede dünyayı sarmış bulunuyor.
  • Ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar hiçbir yere huzuru, barışı getirip tesis edemediler.
  • Akıl gibi en büyük bir nimete sahip olan insanoğlu gönülden, vicdandan ve imandan bigâne olduğundan dünyayı adeta cehenneme çevirip yaşanmaz hale getirdi.

Allah’ım bütün bunlar, ahvalimiz ve her şey Sana malumdur. İçimizdeki halis muttaki kulların, günahsız sabi ve yaşlılarımız, emrimize amade kıldığın dilsiz hayvanlar hürmetine bize merhamet eyle rahmetini esirgeme, içimizdeki beyinsizlerden dolayı helak eyleme.

 

  1. Fatih KAHRAMAN

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber