• DOLAR
    5,8177
    % 0,14
  • EURO
    6,6359
    % 0,33
  • ALTIN
    267,0400
    % 0,70
  • BIST
    95.182
    % 1,23
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
MÜLTECİ DÜŞMANLIĞI
  • 0
  • 413
  • 14 Nisan 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

‘’İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o Müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir. ‘’ (Enfâl Suresi 72. Ayet /Diyanet Vakfı Meali/)

Dikkat: Bu yazı nefislerimize ağır gelebilir. Ancak nefislere ağır geleni ALLAH rızası için söylemeyi onur bilirim.
Suriye iç savaşı yıllardır sürüyor. Zalim Esed, kimyasal silaha varan her türlü barbarlığı sivil halkın üzerinde denedi. Amerika ve Rusya’nın kirli oyunları ile heba olan Suriye topraklarında insanlar perişan bir halde. Türkiye, Suriye’nin sınır komşusu. Suriye bir Osmanlı bakiyesi. İçerisinde Türkmen, Arap ve Kürt olmak üzere hem etnik hem de inanç kardeşlerimiz olan halklar yaşıyor. Bu insanlar savaşın şiddetinden, acımasızlığından kaçıp ülkemize geldi. Ve birçok ülkeye gitti. Kadın hakları diyorlardı, Suriye’de kadınlar ölüyordu. Çocuk sevgisinden bahsediyorlardı, Suriye’de çocuklar ölüyordu. İnsan hakları diyorlardı, Suriye’de yaşlı, genç insanlar, her gün sistematik şekilde öldürülüyordu. Bu insanları geri çevirmek onların hangi söylemiyle bağdaşırdı. Dürüst olalım. Bu insanları geri çevirmek inançlarımızla da, ananelerimizle de, tarihi tavrımızla da mümkün değildi ve mümkün olamaz. Çünkü mazlumların sığınağı söylemi kuru bir slogan değildir. Suriyeliler ülkemize geldiği günden beri, bir takım zevat bazı çevreleri provoke edici bir dil ile tahrik ediyor. Suriyelileri siyasetlerine malzeme yaptılar, Suriyeliler ile ilgili yalanlar uydurdular, insanları provoke edici haberler yaptılar, yalan söylediler, iftira attılar.
İşte bu iftiralardan sadece bazıları şunlar :
– Suriyeliler hastanede sıra beklemiyor.
-Suriyeliler su, elektrik, doğalgaz faturası ödemiyor.
-Devlet Suriyeli öğrenciler 1.200 tl burs veriyor
-Suriyeliler 5 Yıl Sonra Türk Vatandaşı Olacak
-Suriyelilerin Telefon Faturasını Devlet Ödeyecek
-Suriyeliler Devletten Maaş Alıyor
-Suriyeliler İstediği Üniversiteye Sınavsız Giriyor
-Suriyeliler Arabaları için Vergi Ödemiyor
-Seçimlerde Suriyeliler de Oy Kullanacak
– TOKİ Evleri Suriyelilere Bedava Verilecek
-Suriyeliler Devlet Memuru Olarak işe Alınacak ( Bu iftiraların aslı ve detaylı bilgi için https://multeciler.org.tr/suriyeli-multecilerle-ilgili-dog…/ adresini ziyaret edebilirsiniz. )
Son olarak da bir belediye başkanı, seçimi kazanınca Suriyelilere verilen cüz’i bir yardımı ve aş desteğini keserek gündeme geldi. Göreve gelince Kur’an üzerine yemin etmesi de bu tavrı daha ironik hale getirdi. Kur’anın hayat mesajı haline gelmediği, evrensel mesajlarının algılanmadığı, sadece öpüp başa konduğu, siyasi malzeme yapıldığı yerlerde maalesef ki netice bu oluyor. Sol kesimden ve sağ kesimden bu tavırla övünenler bile oldu. Ağrı Belediye Başkanı Sayın Savcı Sayan’da malum şehirde ki mültecileri Ağrı’ya davet ederek kendisine yakışanı, Müslüman’a yakışanı yaptı.
Suriyeli mültecilere olan nefret, yalan ve iftiralar ile oluşturulan algının geldiği boyut maalesef korkunç bir hal aldı. Müslümanca, insanca düşünelim. Mülteci düşmanlığı bizleri korkunç bir çıkmaza sürükler. Allah-u Teâlâ’nın gazabına sebep olur. Öldürülen çocukların, kadınların, adamların fotoğraflarını görüyor ve içiniz sızlamıyorsa, bu nefret devam ediyorsa ciddi bir problem var demektir. Birkaç Suriyelinin yaptığı hatayı tüm mültecilere mal etmek, nefret beslemek, inanın insanî değil. Her ırkta, her toplumda bozuk insanlar vardır. Bize düşen mazlum insanlara “ama” demeden, “lakin” demeden kol kanat germek, Allah’ın rızası uğruna sabırla tahammül edebilmektir. Allah’ın mülkü çok geniştir. Allah rızkın kefilidir. Allah için nefislerimizi sorguya çekelim. Bir gurup insafsızın oluşturduğu mülteci düşmanlığı füryasına, bizler inançlı insanlar olarak dur diyelim.
CHP yıllar öncede Azerbaycan Türkü mültecileri, Stalin askerlerine teslim etmişti. Değişen hiçbir şey yok.
Stalin’e teslim edilen 146 Türk mülteci, Sovyet askerleri tarafından kurşuna dizilmeden önce bir de ağıt yakmıştı :
‘’ Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,
Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.
Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni.
Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,
Beni siz vursaydınız, şu gâvurun yerine.’’
Yıllar sonra aynı pişmanlıkları yaşamamak için gelin Müslümanca düşünelim. ALLAH, mazlumların ve mazlumlara dost olanın dostu olsun.
Selam ve Dua ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber