• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
Ümmü Gülsüm Bayır
Ümmü Gülsüm  Bayır
ummugulsumbayir@malatyasonsoz.com.tr
MÜKEMMELLIYETKECILIK
  • 0
  • 1157
  • 05 Mart 2017 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

       Hayatin bir yaris olduguna
inandirildigimiz su dönemde hep daha iyisini yapmak zorunda birakiliyoruz.
“Daha iyisi” dedigimiz kavram ise sonsuz bir döngüyken birileri, bu döngüyü
kabullenememis olacak ki, “en iyisi” kavramini mümkün kilmak istiyor. Yapabileceginin
en iyisini istemekte elbette sorun yok ama yaptiginizin sonrakilere ragmen en
iyisi olmasini istiyorsaniz bu bir tehlike sinyali, dikkat!

       Çogu yazardan mükemmeliyetçiligi
günümüzün popüler hastaligi olarak okumus olmalisiniz. Çagimizin vebasi
muamelesi gördügüne de denk gelmistim. Burada aslinda hiç de göz ardi
edilmemesi gereken bir ayrima yer vermem gerekiyor. Psikoloji literatüründe
mükemmeliyetçilik iki boyutta ele alinir: ilki olumlu mükemmeliyetçilik, digeri
ise olumsuz. Olumlu mükemmeliyetçilikte bireyin hedefleri tamamen gerçekçi ve
ulasilabilirdir. Buna ragmen ulasamamasi halinde standartlarini ve hedeflerini
degistirir ve daha çok çalisir. Motivasyonlari, sosyal becerileri ve daha
önemlisi öz saygilari yüksektir. Burada hedeflerin gerçekçi olmasi ve
ulasilamamasi halinde hedefin degisebilir olusu yani bireyin kendini basarisiz
olarak nitelememesi çok önemli çünkü bunu olumsuz mükemmeliyetçilik de görmemiz
mümkün degil.

       Olumsuz mükemmeliyetçi bireylerde
mükemmeliyetçilik döngüsü söyle isler: Kisi kendine ulasilmaz hedefler belirler
ve dogal olarak ulasamazlar. Ulasamamis olmalari sonucunda kendilerini
basarisiz hisseder, kendini suçlar ve sürekli olarak elestirirler. Sonuç olarak
amacindan vazgeçer ve yeniden kendine baska ulasilmaz amaçlar edinirler. Su
kismi bana hep çok ilginç gelir. Bu egilime sahip bireylerin tüm isleri yarim
kalir. Aslinda sürecin olagan sonucudur ama motivasyonlarinin sonucunda
mükemmellik mümkün olan bir durum olmasa da oraya yakin bir sonuç bekliyor
insan. Burada kaçirilan nokta da motivasyonlarinin yüksek öz saygidan gelmiyor
olusu. Bu egilime sahip bireylerde motivasyonu saglayan ya hata yapma korkusu
ya da kendini küçük görme gibi olumsuz duygulardan kaçinma istegi oluyor.

       Biliyoruz ki sahip olunan hiçbir
egilimin nedensiz veya tek nedenli olmasi beklenemez. Bu egilime neden olan
kisisel özellikleri ele alinca karsimiza söyle bir zincir çikiyor: Bireyde
basarisizlik müthis bir korku nedeni çünkü basariyi kendi degeriyle
iliskilendirmis durumda, hata yapmaktan da ayni derece de korkuyorlar çünkü
hatayi da basariyla iliskilendirmis durumda. Yani yapacaklari bir hatanin
onlari degersiz kilacagi inancindadirlar. Bir baska önemli özellikleri de “ya
hep ya hiç” çi oluslari. 100 almayi hedefleyen ögrencinin 90 alinca kendini
basarisiz saymasi gibi.

       Suana kadar yazarken hep baskalarindan
bahsediyor gibi yazdigimin farkindayim. Ama biliyoruz ki bu özellikler belki
bize kendimiz kadar yakin. Simdi sizden tüm bu olumsuzluklari bir köseye
birakip neler yapmaniz/yapmamiz gerektiginden bahsetmek istiyorum. Öncelikle
bir pastayi bitirmek istiyorsaniz bunu dilimlere ayirip zaman içerisinde
sindirmelisiniz. Bir pastayi aniden sindirmeye kalkmak mantikli olmayacaktir.
Yani asamalar hayati önem tasir. Ve basarinizi/ basarisizliginizin ölçütlerini
sorgulayin. Kime göre, neye göre diyebilmelisiniz. Bahanelere siginmadan ve
sizin adiniza baskalarinin mükemmel olmasini beklemeden, sonucun yaninda
sürecin de farkinda olmalisiniz. Bu süreçte ögrendiklerinizi, kendinizi ne
kadar gelistirdiginizi ve ne kadar haz aldiginizi görmezden gelmemenizden
bahsediyorum. Pastayi bitirememis olabilirsiniz ama yerken keyif aldiginiz
gerçegi degismiyor. Daha da önemlisi aklinizda olmasi gereken bir sey var.
Hiçbir hata dünyanin sonunu getirmedi, getirmeyecek de. Hata etmis olmaya
hakkiniz var, bu hakkinizdan vazgeçmeyin. Goethe’nin çok sevdigim bir sözü var:
“Mükemmel insanin, aksayan taraflari daha çok belli olur.” Elinizden geleni
yapmaniza ragmen hatalar oluyorsa bu basarisiz oldugunuzu degil, insan
oldugunuzu gösterir.

       Son olarak; bu egilimin arkasinda yatan
en önemli duygu korkudur. Kaybetme korkusu Bununla ilgili buraya Burns’ün bir
sözünü birakarak size iyi bir hafta diliyorum… Unutmayin; mükemmeliyetçiligin
arkasinda korku yatar, insan oldugunuzu hatirlayarak korkularinizi gögüsleyin,
daha mutlu ve daha etkili bir insan olursunuz.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber