• DOLAR
    5,7995
    %-0,01
  • EURO
    6,4640
    %0,03
  • ALTIN
    274,84
    %-0,10
  • BIST
    7,6662
    %0,05
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
MÜBAREK GÜNLERDEN GEÇERKEN
  • 0
  • 750
  • 06 Ağustos 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Sosyal hayatın her safhasına dokunan inancımız, bireyden aileye, toplumdan devlete kadar düzenleyici birtakım esaslar getirmiştir. İnsan fıtratına uygun olan her ne varsa dinimiz onun üzerinde durmuş ve genel geçer ilkelerle perçinleyip maslahat (huzur ve barış) için disipline etmiştir.

Bedenen, ruhen, aklen ve kalben gerekli olan altyapıyı biz insanlara sunan Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. İşte çok ayrıcalıklı ve manevi değeri çok yüksek kaçırılmaması gereken fırsat niteliğinde olan bir zaman diliminden geçiyoruz ki, Yüce Yaratıcımız “On geceye an olsun.” (Fecr suresi, 2) buyurarak dikkatlerimizi buna çekmektedir. Bu on gün de, ekseri müfessire göre Zilhicce ayının ilk on günüdür. Önemine binaen ant içilerek bahse konu olan bu on gün, İslam’ın şartlarından biri olan hac ibadetinin edası ve ifası için yoğun hazırlık yapılan günlerdir.

Hicrî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.

İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:

“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)

“Allah katında Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (sübhanallah), tahmidi (elhamdulillah), tehlili (lâ ilahe illallah Muhammedu’r-Resulullah) ve tekbir (Allahu ekber)’i çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257)

“Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce’nin ilk on günün) deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur.”
Sahabeler, sordular:
“Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da mı?”
Resulullah (s.a.v.) cevap verdi:
“Evet, Allah yolunda cihat da. Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka.” (İbni Mâce, Sıyam: 39.İbni Hacer, 5: 119)

Kaynaklarımızda durum ve vaziyet böyle de, ne yazık ki birçoğumuz dünyaya işlerine dalıp ihmalkâr davranmaktayız. Yapılması gerekenleri sıralamak gerekirse şunları söyleyebiliriz:

Bu on gün içinde (mecburiyet yoksa) sizi meşgul edecek misafirlik, yolculuk ve yorucu işlerden uzak durulmalıdır.

Boş ve faydasız meşgalelerden kaçınılmalıdır.

Aksatmadan ibadet edebilmek için özellikle sağlığa dikkat edilmelidir.

Mesaiye tabi olanlar iş esnasında ağır olacaksa bari tatil günlerinde oruç tutmaları güzel olur.

Kur’an okumak, salâvat getirmek, tesbihatta bulunmak, zikretmek ve istiğfarda bulunmak şeklinde vakti değerlendirmelidir.

Kurbana gelince, “kurban” Allah’a yakınlaşmayı sağlayan bir ibadettir. Maksadı Allah’a yakınlaşmak, anlamı kişinin en sevdiği şeyi Allah’a feda edebilecek derecede yüksek takva sahibi olduğunu sembolle ifade etmesidir. Yani bizatihi anlamı dünyada her neyi en çok seviyorsak, her neye çok değer veriyorsak, onu Allah’a feda edebilecek durumda olduğumuzu belirtmeye çalışmamızdır.

Tabii ki dünyada en çok sevdiğimiz şey bir hayvan değildir. Belki en çok çocuğumuzu severiz. İşte öylesine bir takva hedefine yöneliyoruz ki, varılacak ideal menzilde çocuğumuzu dahi Allah’a feda edebildiğimizi dile getirmiş oluyoruz. Geç yaşında kavuştuğu oğlu İsmail’i feda edebilmeyi göze alan Hz. İbrahim bunu açıkça ortaya koymuştu. İsmail’ini bıçak altına yatırıp bu zor sınavı kazanmıştı. İbrahim’i Allah’a yaklaştıracak olan fiil buydu. Kurban oğluydu, zor da olsa onu feda etmeyi göze aldı. Allah’ın kana ve ete ihtiyacı olmadığı için, İsmail’i sembolize etmek üzere İbrahim’e bir koçu kesmesini emretti. O halde maksat Allah’a yaklaşmak, anlamı kişinin en sevdiği şeyi (oğlu, malı, serveti, statüsü, kabilesi, ulusal çıkarı vs.) feda edebilme cesaretini gösterebilmesidir

İnsanlık tarihi boyunca bütün semavi dinlerde kurban ibadetinin mevcut olduğu bilinmektedir. Ancak

İster yurt dışında ister yurt dışında olsun medeni görünümlü karşıtlar, kurban kesmek isteyenlere adeta dünyayı dar ediyorlar. Kurban kesenler sanki katil gibi medyaya yansıtılıyor, kurban kesimi kriminal bir vaka gibi sunuluyor, bir ibadeti masumca gerçekleştirenler adeta yerin dibine sokuluyor.

Kurban için kesilen hayvanlar, şimdi kesilmese, sanki sonrasında hiç kesilmeyecekmiş gibi tavır sergileyen ve fakir insanlar tarafından etleri tüketilecek olan kurbanların kesilmesine karşı çıkan bu kurban karşıtı cephe, Asya’da, Ortadoğu’da ve Afrika’da, kardeş katili Kabil gibilerince işlenen sebepsiz, gerekçesiz ve haksız cinayetler karşısında ise hiç seslerini çıkarmıyorlar. Hatta bazen yüz binlerce insanın hunharca öldürülmesini haklı bile görebiliyorlar. Bunun medeniyet veya demokrasi transferi olduğunu iddia edebiliyorlar. Bu kadar garip bir çelişki niçin? Kurban kesmedikleri için. Kurbanla içlerindeki hayvani dürtüleri, kurbanın o mübarek kanına karıştırıp akıtmadıkları için. Ölümün karanlık yüzünü, zulüm işlemeden vicdanlarında hissetme fırsatını kaçırdıkları için…

Kurban bir arınmadır ve bize her şeyi karşılıksız veren Yüce Allah’a teşekkürdür. Kurban Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Selam ve dua ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber