• DOLAR
    5,7477
    %0,51
  • EURO
    6,3537
    %0,54
  • ALTIN
    280,36
    %1,73
  • BIST
    100.237
    %-0,10

MS Ataklarına Karşı 8 Etkili Öneri

MS’in görülme sıklığı hem ülkemizde hem de dünyada giderek artıyor. Dünyada yaklaşık 3 milyon, ülkemizde ise 50 bin Multipl Skleroz (MS) hastası olduğu tahmin ediliyor. Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2,5 kat daha fazla görülüyor. Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında yaptığı açıklamada, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu

MS Ataklarına Karşı 8 Etkili Öneri

Multipl Skleroz (MS) hastalığı tanısı geç konulup uygun şekilde tedavi edilmediğinde 20-40 yaş arası kişilerde, trafik kazalarından sonra en sık özürlülük nedenini oluşturuyor. Uluslararası MS Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2009 yılından itibaren MS hastalığına karşı farkındalığı artırmak amacıyla her yıl Mayıs ayının son Çarşamba günü “Dünya MS Günü” olarak kutlanıyor. Bu yıl resmi olarak 30 Mayıs’ta gerçekleşecek Dünya MS Gününde dünya genelinde MS hastalığına yönelik farkındalık yaratacak etkinlikler gerçekleştirilecek. Acıbadem Maslak Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, MS’in merkezi sinir sisteminin sinir hücrelerinden çıkan ve akson olarak isimlendirilen uzantıları ile bunların çevresini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemi hücreleri tarafından hasarlanması sonucu oluştuğunu belirtiyor. Hastalığın, merkezi sinir sisteminin kontrolü altındaki tüm vücut bölgelerini etkilemesi ve hasarlanan beyin ve omurilik bölgelerinde iyileşmenin zaman zaman sertleşmeyle sonuçlanması nedeniyle ‘multipl skleroz’ yani ‘çoklu sertleşme’ olarak adlandırıldığını söyleyen Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “MS’e yol açan nedenler henüz tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Belli genetik özellikler, D vitamin eksikliği, viral enfeksiyonlar, canlı virüs aşıları, sigara, stres ve çocukluk çağı obezitesi tetikleyici nedenler arasında sayılabilir” diyor.

MS, kişiden kişiye değişken belirti ve bulgularla başlayabiliyor. Bu belirtiler hastalığın başlangıç dönemlerinde genellikle kendiliğinden de düzelebildiği için hastaların hekime başvurması ve tanı alması gecikebiliyor. MS’in en önemli belirtilerinin; görmede bozukluk, görme kaybı, çift görme, dengesizlik, kol veya bacakta ya da her iki bacakta güçsüzlük, uyuşukluk ve gövdede hissedilen duyu değişikliği olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, bu belirtilerden biri varsa ve 24 saatten uzun süredir devam ediyorsa nöroloji uzmanına başvurmak gerektiğini söylüyor. MS hastaların yüzde 85’inde ataklar ve düzelmelerle seyrederken, genellikle 40 yaş civarı başlangıçlı yüzde 15 olguda ise atak olmaksızın giderek yürüme ve denge bozukluğu ile yani birincil ilerleyici formu ile karşımıza çıkıyor.

GÜNÜMÜZDE TEDAVİSİ MÜMKÜN

Günümüzde MS’in tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söylemenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “Özellikle son 20 yılda tanı ve tedavi alanında yaşanan gelişmeler hastalığa bakışımızı değiştirdi. 30 yıl önce özürlük nedeni olarak gördüğümüz MS hastalığını günümüzde giderek artan tedavi seçenekleriyle artık tedavi edilebilir bir hastalık olarak görüyoruz. MS hastalığına farkındalığı artırmaya yönelik etkinlikler ve sosyal medya sayesinde hastalık belirtilerini hisseden kişilerin daha erken dönemde bir nöroloji uzmanına başvurması sayesinde artık hastalara çok erken tanı koyabiliyoruz. MS tedavisinde amaç hastalık aktivitesinin mümkün olan en erken dönemde kontrol altına alınması, atakların önlenmesi ve özürlülüğün engellenmesidir” diyor.

MS’DE İLK 5-10 YIL ÇOK ÖNEMLİ!

Hastalığın genellikle ilk 5-10 yılının, hastalar için kimi zaman kendiliğinden düzelen silik bulgular nedeniyle gözden kaçabilmekte olduğunu ya da doktora gitseler de tam düzelen bir ataktan sonra artık düzeldiklerini düşünerek düzenli ilaç kullanımından kaçınabildiklerini belirten Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman şu uyarıda bulunuyor: “Oysa bu dönem bizim için çok önemlidir, çünkü tedaviye en iyi yanıtın alındığı, beyin ve omurilikte tahribat oluşmadan hastalığı durdurabileceğimiz dönemi kaçırmamamız gerekir! Artık seçeneğimiz çok ve her hastaya hastalığının şiddetine göre tedavi verme şansımız var. Özellikle kadın hasta oranlarımızın daha yüksek olması ve hastalığın doğurganlık döneminde ortaya çıkması nedeniyle hastalarımıza doğurma ve emzirme şansı verecek şekilde tedavi düzenlemesi yapabilmemiz de çok önemli!”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber