• DOLAR
    5,8147
    %0,44
  • EURO
    6,4658
    %0,25
  • ALTIN
    276,05
    %0,90
  • BIST
    7,7627
    %1,70

MALATYA’DA FASL-I ŞİTÂLAR

MALATYA’DA FASL-I ŞİTÂLAR

Malatya’nın eski kışları yok. Eskiden Kasım ayı demek soğukların yerlerde donlara sebep olduğu, yağmurun, karın merhaba dediği aydı. Kasım bir sonbahar ayı değil, kışın çoktan başlaması demekti Malatya’da. Şimdi kış Kasım’ın sonunda başlıyor, Aralık ve Ocak’ta kendini gösterip gidiyor. Bu durumu baraja bağlıyor Malatya halkı. Nem oranının artması ile ilişkilendiriliyor. Yazların da çok sıcak geçmesi buna bağlanıyor. Şimdileri Malatya’da Kasım’ın sonuna geldik ancak havalar sonbahar etkisinden daha yeni yeni çıkmaya başladı. Yani kışı henüz karşılamadık sayılır.

Çocukluğumuzun kışları hem çok soğuk hem de yağışların etkili olduğu zamanlardı. Sobalı evimizde dondurucu soğuklara karşı verdiğimiz mücadeleler şimdi mazi oldu. Çünkü artık doğalgazlı evlerde, sıcak sularımızla kışı pekte hissetmiyoruz. Beydağı’nın buz gibi soğuğunda, sabah vakti okula gidişlerimiz, kar topu oynayıp kızak yaptıktan sonra annemizin üstümüzü  değiştirip bizi soba kenarında ısınmaya yollaması, mahallenin karını temizleyen kıdemli ağabeyler, saat 16‘da kararan havalar, öğlenci öğrencilerin iftarı derslerde iken açtığı vakitler, sobanın üstünde kaynayan yemekler, çaylar, kat kat elbiseler, kalın patikler, buza kül döken ablalar, ayağımızın kaymasıyla yere düşüşlerimiz, odun kömürü çatıya taşımamız birer anı olup kaldı hafızamızda. O zamanlar çocuktuk. Soğuklarda dışarıda kalan insanlar, hayvanlar, yakıt alamayan insanlar, diğer birçok zorluğu pek göremiyorduk .Sadece olumlu yönlerini yaşıyor gibiydik kışın. Annelerimizin soğukta bulaşık yıkarken buz kesilen elleri, babalarımızın sabahın dondurucu soğuğunda işe giderken titreyen elleri bizim anlayacağımız şeyler değildi. Biz sadece kışı doyasıya yaşamaya çalışıyorduk. Kar yağsın diye dualar ediyor, sabah uyandığımızda o beyaz tülün yeri kaplamasına sevinç çığlıklarıyla karşılık veriyorduk. Sobamızın boruları mutlaka diğer bir odaya ulaşıyor, en az 2 odayı ısıtıyor ya da 2 soba kuruyorduk. Bu sıcak odaların camından yağan karın ahengine bakıyor, ‘yeri tutar mı acaba?’ diye düşünüyorduk.  Karın yeri tutması ve gece soğuğunda buz olması ile birlikte, yaşı biraz daha büyük olan kişiler kızak yerini belirler, ilk olarak kendileri kayıp bize yol gösterirlerdi. Biz daha çok Beydağı’nda derenin üstünden İmar İskan’a uzanan o büyük yokuşu tercih eder, orada toplanırdık. Hem çok uzun bir yokuştu, hem de kar orada çok çabuk buz tutardı. Kaymaya en elverişli yerdi orası. Arabalarında orayı kullanması mümkün değildi. Bu yüzden çocuklar, gençler için eğlencenin adresi oluyordu orası. Saatlerce kayıp tadını doyasıya çıkardıktan sonra evlerimize dağılır, geri döndüğümüzde buza dökülen külü görüp sükut-u hayale uğrardık. Okula giderken ayaklarımız karın içinde adeta kaybolurdu. Okulda kaloriferlere yapışıp ısınmaya çalışırdık. Şimdiki kışlarımızla kıyas edilemeyecek kadar farklıydı o zamanki kışlar… Yavuz Selim İlköğretim Okulunda okuyan bir öğrenci olarak dağı aşındırmak zorunda kalırdım her sabah. Okulun hemen ardı bembeyaz örtüye bürünmüş Beydağı’ydı . Her sabah Beydağı’na çıkar, soğuğu iliklerimize kadar hissederdik. Zorluklarıyla , eğlenceleriyle güzel kışlar geçirirdik. Havalar daha soğuktu ancak daha az hastalanırdık. Şimdiki gibi rüzgar değse üşüten bir bünyeye sahip değildik. Alıştığımız konforu hiçbirimiz terk edip eskiye dönmek istemeyiz elbette. Ancak güzel hatıralar biriktirmiş olmanın verdiği bir özleme sahibiz. Eskiye ait en çok arkadaşlıkları, komşulukları, eğlenceli vakitleri özlüyoruz. Şimdi kışın soğuklarında eve kapanıp tv, internet başında geçiriyoruz vakitlerimizi. Kar zaten bir iki defa yağıyor, onda da yeri tutmuyor. Şimdiki çocuklar azıcık kar görse bile eğlenmek istiyor. En çokta bu mutlulukları yaşayamadıkları için üzülüyorum. Belki de çocukluğu doya doya yaşayan, teknolojiye kurban etmeyen neslin son çocuklarıydık biz 90’ların son çeyreğinde doğanlar olarak. Kışı da yazı da doya doya yaşadık. Özlemlerimiz var ama keşkelerimiz yok.

Selam ve Dua İle…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
köşe malatya Yazar

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber