• DOLAR
    6,3569
    % -1,15
  • EURO
    7,3951
    % -0,95
  • ALTIN
    244,7037
    % -0,11
  • BIST
    92.091,73
    % -0,32

“Malatya Krizden En Az Etkilenecek Olan Şehirdir”

“Yeni pazarlara açılmak için ciddi anlamda devlet desteği istiyoruz.” diyen Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan ile kayısı sektörü üzerine konuştuk. Özcan ekonomik krize yönelik “Her ay 8-10 bin ton kayısı satıyoruz ve bu para Malatya’ya döviz olarak geliyor. Belki Malatya Allah’ın bahşettiği bu üründen dolayı ekonomik krizden en az etkilenecek olan şehirdir. Çünkü hasat ile birlikte yaptığımız çağrılar kaliteli ürünün piyasada gerçekten karşılık bulmasına neden oldu.” dedi 

“Malatya Krizden En Az Etkilenecek Olan Şehirdir”

Bu yıl kayısı yatırımcılarında her hangi bir artış söz konusu oldu mu, ekonomi gidişatının etkileri var mı sektöre, yeni pazarlara açılma durumu gündemde mi?

Şuanda fabrikalarımızın sayısı ve kapasitesi yeterli. Hatta biz normalde yüzde yüz kapasite ile çalışmıyoruz.  Çünkü OSB de ciddi anlamda bir kapasite problemi var fabrika sayısı çok fazla ama üretime baktığınız zaman fabrika sayısının metre karesine göre üretim kapasitesi çok, ihracatçı açısından baktığınızda sektörde her yıl birkaç firma ekliyoruz. Yani ihracat firmalarımızda ciddi anlamda artış yok ama olaya şöyle bakmak zorundayız; İhracatımızda da ciddi bir artış yok bu tamamen orantılı bir şey. Sektör yeni bir işletme gereği duymuyor. Belli bir pazar var Amerika, Avrupa, Rusya, kısmen uzak doğu ülkeleri, kısmen Arap ülkeleri buralara ortalama son yıldır yaklaşık 90 bin ton ihracat yapıyoruz. Yeni pazarlar bulma ihtiyacımız var kayısının özellikle uzak doğu pazarlarında çok zayıf bu pazarlar girmek de biraz zor oraların yasaları ve kanunları biraz daha katı ithal ürünlerle, gıda ürünleri ile ilgili.  Kayısı ihracatını kısmen de bulunduğunuz coğrafyadaki uluslararası ilişkileriniz etkiliyor. Sizin veya dünyada oluşabilecek ekonomik sıkıntıların ve krizlerin etkisi oluyor. Dönem dönem Türkiye’nin uluslararası politikalarında ve ilişkilerindeki değişiklikler ticarete yansıyabiliyor. Ama şuanda ihracat rakamlarımız geçen yıla oranla ve ondan önceki yıla oranla stabil devam ediyor. Bir yılda aylık ortalama 8 bin ton ihracat yapıyoruz şuanda. Her yıl sektörden yatırımlarını başka yönlere kaydıranlarla beraber sektöre yeni yatırımcı giriyor. Yatırımcı sayısının ve mevcut ihracatçının aslında kapasite arttırmamasının sebebi daha çok ihracattaki stabil hareketin devamı. Yani yeni pazarlar yeni satış noktaları oluşturmak gerekiyor. Kayısının tanınmayan bilinmeyen bölgelere girmesi gerekiyor ki hem yatırımcı sayısı hem de fabrikalardaki kapasite oranları yükselsin. Daha önce 110 ülkeye ihracat yapıyorduk bu gün itibariyle yaklaşık 112 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bazı ülkeler bizden ithal ettikleri ürünleri kısmen bizim giremediğimiz bazı pazarlara ihraç ediyor, aslında doğrusu bu.  Yeni pazarlara ve yeni ülkelere açılma ile ilgili ciddi anlamda devlet desteği istiyoruz.  Giremediğimiz ülkelere bir takım programla ve projelerle özellikle bu ürünü gidip oralarda pazarlamak ve tanıtmak amaçlı büyük organizasyonlar gerekiyor. Bizim kendi ihracatçımız belki bu konuda veya biz borsa olarak biraz daha yetersiz kalıyoruz. Özellikle bu konuda mutlaka devlet desteği gerekiyor.  Bu programlı da destekleyici formlar gerekiyor. Geçmişte kayısı ile ilgili bir form vardı ihracatçılarımız para aktarıyordu kısmen. O para dönem dönem farklı yerlerde kullanılınca o formdan kayısı ihracatçıları da faydalanamadılar.  Ama tekrar bu form harekete geçirilir de bu formdaki kaynak doğru bir şekilde yeni pazarlar arama konusunda sağlıklı kullanılırsa çok daha doğru bir yöntemle yeni pazarlar oluşturulabilir. Dünyadaki bu ekonomik dalgalanmalarda gıda ürünlerini etkiliyor dedik. Dolayısıyla bu daha çok raftan tüketiciye ulaşıncaya kadar özellikle mali açıdan çok ciddi boyutlara ulaşıyor. Fiyatlar da arttıkça tüketicideki karşılığı zaman zaman zayıflıyor ama bu yeni pazarlar konusunda uzak doğu pazarına girmek gibi bir hedefimiz var.  Bununla ilgili Fırat Kalkınma Ajansı üstünden müracaatla devlet desteği sağlayıp buralara bir takım geziler yapıp oradaki büyükelçilikleri devreye sokup Türkiye’den oralardaki büyük marketlerin ticari ilişkileri olan kanallar üzerinden planlamalar yapıyoruz.

Kayısı piyasası şuan ne durumda geçtiğimiz aylarda kayısıyla ilgili çeşitli uyarılar yapmıştınız bunların dönütleri nasıl oldu?

Hasat dönemi başladığından beri biz sürekli çiftçimizi belli konularda ara ara uyardık. Özellikle yaş kayısı dediğimiz konsantrede kullanılan üründe açıklanan 25 kuruş ile ilgili bir tepki koyduk ortaya. Çiftçimizde gerekli desteği verdi. Bu tepkiden sonra 25 kuruşun fiyatı arttı. Buradaki amacımız şu; Eğer ürün konsantre fabrikalarına yoğun bir şekilde satılsaydı kuru kayısı ithalatı yapan firmalar tarafından açıkladığımız rekolte reel bulunmazdı.  Yani ‘siz hem kayısıya 80 bin ton az diyorsunuz hem de 25 kuruşa konsantre ürün satıyorsunuz, o zaman siz bizi aldatıyorsunuz.’ deyip kuru kayısıdaki ürün fiyatını aşağıya çekmek isteyebilirlerdi.  Biz birinci hamleden sonra çiftçimize bu ürünü asıl koruyacak olan da bu ürünü üretecek olandır dedik. Sağ olsunlar onlara duyarlı davrandılar. Piyasanın talep ettiğinin üstünde piyasa ürün arz etmeyin yani eğer sektörün 7, ve 8. aydaki ihtiyacı 10 bin tonsa biz sektörü 10 bin tonla götürelim.  Piyasanın üstünden ürün getirseniz burada ihracatçı sıkıntıya girmiş olacak, ürünü almak için sermaye lazım çünkü, bunun tamamını aynı anda alıp depolamanız gerekiyor.  Bu çiftçi tarafından da yankı buldu çiftçi sade ihtiyacı kadar olanı piyasaya arz etti. Bu da ihracatçıyı da tüccarı da sıkıntıya koymadı. Çünkü ürün sınırlı geliyor. Sınırlı gelen ürün de karşılık buldu. Böylece sezon açıldığından bu yana fiyatlarımız yaklaşık 2lira civarında bir yükseliş gerçekleşti.  Özelikle kalitesi yüksek 12 ve Jumbo dediğimiz kayısılarda da fiyat artışı 4 lira civarında oldu. Kaliteli ürün şuanda piyasada gerçekten karşılık buldu.  Bu fiyat bizi tatmin ediyor mu, hayır. Biz istiyoruz ki ürünümüzü en iyi fiyata satabilelim. Kurdaki artışın bir an önce fiyatlara da yansımasını istiyoruz.  Ama bu bir ihracat ürünü, cari açığı Türkiye’de kapatan 5 tane üründen biridir.  Dolayısıyla ürüne zarar verecek, ihracatı etkileyecek bütün söylem ve eylemlerden uzak durmamız gerekiyor. Çünkü çok hassas bir süreç bir ekonomik sıkıntı da geçiyoruz. Bu ekonomik sıkıntıya rağmen bizim her ay ihracatımız düzenli devam etti. Belki Malatya’ya Allah’ın bahşettiği bu üründen dolayı ekonomik krizden en az etkilenecek olan şehirdir Malatya .  Çünkü her ay 8-10 bin kayısı satıyoruz ve her ay bu para Malatya’ya döviz olarak geliyor. Çiftçiyi beklentiye sokacak belli bir fiyat açıklayarak, belli bir süre tanıyarak ona odaklanıpta ürününü sürekli bekletme moduna koymamız lazım.  Nerede mutlu olacaksa orada ürününü satacak bir rahatlık vermek zorundayız çiftçiye. Çünkü ortada bir taban fiyat yok. Şimdilik böyle bir yol belirlemek zorundayız ama yarın biz lisanslı depoyu hayata geçirsek şirket ortaklarından biri olan Toprak Mahsulleri Ofisi mal alıma geçecek ve o zaman taban fiyat olacak ve biz bunları demeyeceğiz. Şuanda fiyatlar istediğimiz noktada değil ama iyi, üreticinin maliyetinin 2 katında hedef budur. Bundan sonra fiyatla ilgili yükseliş beklentimiz var çünkü kur farkları henüz kayısıya yansımadı. Muadilleri devreye giriyor dönem dönem üzüm, incir, erik gibi dolayısıyla bu da ürünün tüketimini etkiliyor. Tüketim etkilendiği zaman kısmen geriliyoruz. Şunu düşünebilmeliyiz;. Bu gün ham madde 2 dolar civarında olmasına rağmen eğer bu ürünün satış kapasitesinde bir ilerleme olmuyorsa ithalatçıda da bir yorgunluk yavaşlama ekonomik sıkıntı gösteriyor demektir.  Biz ürün çok ucuz ama neden satılmıyoruna bakmamız gerekecek orada.  O yüzden çok sağlıklı cümleler kurmalıyız. Bu ürünün sağlıklı ihracatıyla ile ilgili bir cümledir.  Yoksa biz tabi ki istiyoruz ürün maksimum en iyi fiyata satılsın hem çiftçimiz ürettiği ürünün karşılığını alabilsin hem de bu şehre ve bu ülkeye daha çok döviz girsin.

 

>>Hanife Sarı’ nın Röportajı  

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber