• DOLAR
    6,6629
    %-0,59
  • EURO
    7,3148
    %-0,59
  • ALTIN
    341,87
    %-0,30
  • BIST
    8,3277
    %0,38

Kuzey Hindistan’dan Malatya’ya “DOMLAR”

Malatya’da ikamet eden Çingeneler, geçmişte göçebe, yarı-göçebe (konar- göçer); günümüzde ise yarı-göçebe ve yerleşik düzende yaşamlarını idame ettirmekte olan, Kuzey Hindistan’dan göçüp Ortadoğu’ya yerleşen ve “Dom” olarak adlandırılan gruplardan oluşuyor. Araştırmalar, hemen her coğrafyada olduğu gibi Malatya’daki çingenelerinde önemli sosyo-ekonomik sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor

Kuzey Hindistan’dan Malatya’ya “DOMLAR”

Çingenelerin anavatanı ve kökenlerine dair ileri sürülen görüşler çeşitlilik gösterse de; dilsel kanıtlar, fiziksel antropoloji araştırmaları, kültürel özellikler ve genetik bilimi sonuçlarıyla Hindistan kökenli olduklarına ilişkin görüş genel kabul görüyor. Türk toplumuyla ilişkileri Selçuklular dönemine dayanan bu toplum için Anadolu, Hindistan’dan ayrıldıktan sonra bir geçiş noktası ve yaşam alanı olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin yükselme döneminde büyük bir Çingene sancağı, “Liva-i Çingane” adı verilen bir bölgede (Trakya/Rumeli) yüksek refah dönemlerinden birini yaşamışlardır. Zira bu dönemde, sosyal prestij açısından daha iyi, etno-kültürel özelliklerini, mesleklerini korudukları ve daha özgür bir yaşantı içinde oldukları bilinmektedir. Ancak Osmanlı’nın son döneminde yaşanan sorunlara paralel olarak sosyal ve ekonomik durumların kötüleşmesi, günümüze kadar uzanan; toplumdan izole yaşam, kendilerine özgü mesleklerin dışına çıkamama gibi pek çok sorunu günümüze kadar taşınmıştır.

Malatya’da ikamet eden Çingeneler, geçmişte göçebe, yarı-göçebe (konar- göçer); günümüzde ise yarı-göçebe ve yerleşik düzende yaşamlarını idame ettirmekte olan Kuzey Hindistan’dan göçüp Ortadoğu’ya yerleşen ve “Dom”  olarak adlandırılan gruplardır. Haberin devamın da bu toplumdan “Domlar” olarak bahsedeceğiz.

Bugün; Yeşilkaynak (Boztepe), Koşu, Fatih, Hoca Ahmet Yesevi (Afetevleri), Seyran, Yıldıztepe ve Tandoğan gibi mahalleler, Malatya’daki Dom nüfusunun yoğunluk gösterdiği mahallelerin başında geliyor. Bu bölgeler üzerine yapılan akademik bir araştırma ise tüm yurtta hatta tüm dünyada olduğu gibi Malatya’daki topluluğun da önemli sosyo-ekonomik sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor. Fırat Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Fırat tarafından Malatya bölgesi özelinde yapılan araştırmaya göre Malatya’da Dom grubuna mensup 5 bin vatandaş bulunuyor.

OKULDAN CAMİYE ÖNYARGILAR HER YERDE

18 yaş ve üzeri; 168 Erkek, 81 Kadın toplam 249 kişi üzerinde yapılan araştırmada, görüşülenlerin yüzde 41,4’ü ilkokul mezunu; yüzde 23,7’si okuryazar;  yüzde 17,3’ü okur-yazar olmayan; yüzde 14,9’u ortaokul mezunu; yüzde 2,4’ü lise dengi okullar ve sadece yüzde 0,4’ünün üniversite mezunu olduğu görülüyor.

Yapılan araştırma Domlar arasında eğitim oranının oldukça düşük olduğunu gözler önüne sermekte. Ekonomik sorunlar, konar-göçer yaşam tarzının toplumun eğitim oranında önemli etkileri olsa da araştırma kapsamında görüşülen ebeveyn ve çocukların beyanları maalesef toplum önyargılarının bu anlamda büyük sorun teşkil ettiğine işaret ediyor. 11 yaşındaki bir kız çocuğunun okul hakkındaki; “Beni sevmiyor arkadaşlar, Çingen diyorlar, benle oyun oynamıyorlar, dalga geçiyorlar, ben de daha gitmedim, gitmem de…” ifadeleri topluluğa mensup çocukların henüz küçük yaşta karşılaştıkları acımasız önyargıyı ortaya koyuyor.

Domlara karşı ötekileştirme maalesef sadece okullarla sınırlı değil. Katılımcıların cevapları, etik ve ahlak kurallarıyla bağdaşmayan bu tavra ibadethanelerde dahi rastlandığını ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların sadece Yüzde 2,4’ü herhangi bir yerden dışlanmadıklarını beyan ederken, yüzde 97,6’sı bir biçimde dışlandıklarını onaylıyor. Dom olduğu için dışlandıklarını söyleyenlerin yüzde 68,7’si kendilerinden olmayan komşularınca dışlandığını, yüzde 12,4’ü iş yerinden, yüzde 10,4’ü resmi kurumlardan, yüzde 3,6’sı okuldan, yüzde1,2’si ise AVM’lerden ve yüzde 1,2’si ibadethanelerden dışlandıklarını ifade ediyor.  Katılımcıların bir bölümünün ibadethanelerde dahi  bu tavra maruz kaldıklarını belirtmeleri 2013 yılında Roman Fedarasyonu Başkanı’nın “Genç bir kardeşim İmam Hatibi bıraktı müezzin oldu, kendi semtinde müezzinlik yapıyordu. Oradaki bazı mümin kardeşlerim “Ben Çingenenin arkasında namaz kılmam.” diye müftülüğe şikâyette bulundu” sözlerini akıllara getiriyor.

 “TOPLUMDAN İZOLE GETTOLAŞAN BİR YAŞAM”

Araştırmada Domların ikamet ettikleri mahallelerden genellikle memnun olmadığı görülüyor. Bu memnuniyetsizliklerinin altındaki en büyük neden ise mekânsal damgalama durumu. Mekânsal

damgalama, Domların özellikle emek piyasasından sürülmelerine, sosyal ilişkilerden dışlanmalarına ve kamusal haklara erişimlerinde engellerle karşılaşmalarına neden oluyor.

Araştırmaya katılan 249 kişinin yaşam alanları sorulduğunda, 96 kişi gecekonduda, 39 kişi ise barakada yaşadığını belirtiyor. Görüşülen 112 kişi ahşap, kerpiç veya betonarme tipinde müstakil bir evde yaşadıklarını ifade ederken bir apartman dairesinde oturduğunu beyan eden kişi sayısı 2.

Sınıfsal konum, statü gibi olgularla da ilişkili olan konutların, sosyolojik araştırmalarda önem taşıdığına vurgu yapan Dr.Fırat; “Malatya’da bulunan Dom gruplarının kendilerinden olmayan vatandaşlardan ve yerli halktan uzak getto tarzı bir yaşam sürdürdükleri söylenebilir. Malatya’nın kenar mahallelerinde bulunan, sağlık koşulları açısından yetersiz konutların yoğunlaştığı bir profile sahip olan araştırma alanı, Malatya’nın diğer mahalleleri ile mukayese edildiğinde, birer çöküntü alanı olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullanıyor.

“NÜFUSUN YÜZDE 95’İ MESLEKSİZ”

Araştırmadaki bir diğer önemli veri ise meslek durumu. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan sonuçlar katılımcıların büyük çoğunluğunun (Yüzde 95,2) herhangi bir mesleğinin bulunmadığını, meslek sahibi olduklarını söyleyenlerin oranın ise sadece Yüzde 4,8 olduğunu gösteriyor.

Geçmişte elekçilik, bakırcılık ve kalaycılık gibi işlerde usta olan Domların bu meslekleri; üretim mekanizmalarının ortaya çıkması, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerle büyük oranda işlevsiz hale gelmiş, gelişmelere ayak uyduramamaları topluluğu kültürel, ekonomik ve psikolojik açıdan daha zorlu bir sürece sürükledi. Domlar bu sürecin sonunda kendilerinden olmayanların hoşlanmadığı ya da yapmak istemedikleri marjinal geçici ve kayıt dışı işlerde çalışmak zorunda kaldı.

Domların kazançlarını, tercihlerden ziyade mecburiyetler üzerinden sağladıklarına dikkat çeken Dr.Fırat şu ifadeleri kullanıyor; “Maalesef Domların neredeyse tamamının herhangi bir mesleği yok ve yoksulluğu en şiddetli halleriyle deneyimliyorlar. Eğitim düzeylerinin düşük olması, işe alınmalarında karşılaştıkları önyargılı tutum, dışlanma, geleneksel mesleklerinin ekonomik geçerliliğini kaybetmesi; itibarsız, tehlikeli, riskli işlerde çalışmalarına neden oluyor. Topluluk içinde erkekler daha çok rençberlik, nakliyecilik, hurdacılık, hamallık, boyacılık, seyyar satıcılık, müzisyenlik, kalaycılık, çobanlık, kâğıt toplayıcılığı, ve mevsimlik işlerle uğraşırken, kadınlar ise daha çok, gündelikçilik, bohçacılık, dilencilik gibi işlerle uğraşıyor. Hurdacılık, dilencilik, hamallık, gibi marjinal işler, Domların toplumsal statüsü ile özdeşleşmiş ve onlar için bir tercihten çok zorunluluğa dönüşmüştür.”

Önder Hanelçi (Özel Haber)

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber