• DOLAR
    5,6817
    % 0,47
  • EURO
    6,3727
    % 0,30
  • ALTIN
    260,4028
    % 0,49
  • BIST
    101.089
    % -0,75
Muhammed Ali Günaydın
Muhammed Ali  Günaydın
muhammedaligunaydin@malatyasonsoz.com.tr
“Kusuru Kendinde Ara…”
  • 0
  • 231
  • 08 Temmuz 2019 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür, anlayana bir söz yeter, kimde cevher var ise” der Yunus Emre. Bilene az kelamla çok şey anlatılır, anlamak isteyene…

Aylarca anlattık, fayda etmedi, kendimizi ifade edemedik, sesimizi duyuramadık. Tarihinde 3 imparatorluk gören, 500 yıl boyunca hilafetin merkezi kabul edilen, Osmanlı’nın ve âlem-i İslam’ın başkenti olan İstanbul, ehli nifak ve ehli dalaletin elinde oyuncak oldu…

Biz sadece bir şehri kaybetmedik, 1 asırdır küfürle, Kemalizmle, batıyla ve İslam düşmanlığı yapanlara karşı verdiğimiz mücadele ruhunu da yitirdik…

İstanbullu kendi hür iradesi ile bu kutlu şehri batının projesi, Kandil ve Muhalefetin ortak adayı olan Ekrem’e verdi. İstanbul artık İslambol değil, İslam’ın başkenti hiç değil…

Elinde tek bir projesi olmayan, sadece yalanlarıyla, hakaretleriyle gündemde olan birini seçen İstanbullu, dünyanın en büyük projelerine imza atmış, 40 yıllık devlet görevi ve hizmet aşkıyla çalışan engin ve bilgin kişiliği olan bir milletperver, vatanperver, hizmetperver bir adamı seçmeyerek kendi akıbetini batının projesi olan muhalefete ve terör destekçilerine verdi…

Canı sağ olsun İstanbullunun. Ne gelirse başa, kusuru başkasında değil kendinde aramalı. Şimdilik bu konu burada kalsın…

Ne zamanki muhalefetin adayı proje Ekrem (sevgi pıtırcığı), kimse trafikte korna çalmayacak, hamilelere yer verilecek, herkes saygılı olacak, kimse kimseyi kırmayacak, etnik ve dini ayrımcılık yapılmayacak, herkes eşit olacak” dediyse işte o zaman film koptu…

Bu mesaj farklı yorumlanabilir ama bu ifadelerinin ardından İstanbul’da metroda, otobüste, tramvayda, metrobüste, kurumlarda, sokaklarda her yerde başörtülülere, Müslüman evladı kadınlara bacılara saldırılar başladı. Dini ve ahlaki değerlere savaş açıldı…

Biri çıkar başörtülü bacımıza Kara Fatma der, biri çıkar başörtünü evinde tak der, biri çıkar başörtüsünü fahişeler takar der, biri çıkar burası Türkiye Cumhuriyeti burası laiklikle yönetilir başörtüsü takamazsın der…

Döndük mü şimdi başa, bunca gayret, bunca eziyet, bunca zahmet bunu görmek için miydi?

Bu gücü ve haddi kimden aldıkları ortada, bir zafer kazandılar ya, her şeyi değiştirebileceklerini sandılar, İstanbul’u aldılar ya, kendilerine özgüven geldi…

Bunu onlara kazandıran kim peki, İstanbullular. Yine bizim Müslümancıklarımız. Oylarını bilmeden anlamadan, sonunu düşünmeden verenler…

Bu size reva mıdır? Bunun cevabını vermek istemem. Hani proje Ekrem, herkes saygılı olacak, kimse kimseyi dışlamayacak demişti, güzel bir İstanbul olacak, hani her şey güzel olacaktı.

Güzel oldu mu peki? Buna vesile olanlara güzel oldu, destek vermeyenlere de kötülük oldu…

Proje Ekrem bu mesajla yoksa başka bir şey mi anlatmak istedi, yani güç bizde istediğinizi yapın, kimse bizi yıkamaz, eski sisteme eski döneme geri dönebiliriz, her şeyi yıkabilir eski düzeni getirebiliriz mi demek istedi?

Bu azgın güruh bunu tersinden anlayıp, her şeyi yeniden düzenlemeye kalkmış da olabilir. Ama nedense tüm bunlar İstanbul’u kazandıklarında oldu. Bu seçimde terör destekçilerinin de yardımıyla birçok büyük ili kazandılar ve bazı şeyleri eskiye döndürebiliriz diye düşünüp bu saldırıları yapmış da olabilirler…

Ehli küfrün, Müslümanlara karşı yapmış olduğu bu saldırılar seçimden aldıkları güçten kaynaklandığı kesin bir gerçek…

Demek ki bu güç daha evvel onlara verilmiş olsaydı ve biz Müslümanlar basiretsiz davranıp bunlara oy vermiş olsaydık, kim bilir daha neler yaparlardı…

Tek partili dönem kadar olmasa da, Müslümanları aşağılar, onlara her türlü zulmü reva görürlerdi…

Zira ataları da zamanında bunu yapmıştı, kanun gücüyle ne zorbalıklar ne katliamlar yapmışlardı, dini hedef gösterip ayaklar altında mı çiğnemediler…

Bir bir saymak istemiyorum ne de olsa bir kanun çıkarmışlar ki onun hakkında tek bir kelam dahi edilmiyor, tenkit, eleştiri dahi kabul edilmiyor, hatta bunu dillendirmeye bile tahammülleri yok…

Elbet bir gün gelecek ve dilediğimiz gibi konuşacağız. Vesselam…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber