• DOLAR
    5,7397
    %0,10
  • EURO
    6,3970
    %0,21
  • ALTIN
    275,42
    %0,12
  • BIST
    99.785
    %1,94
Nedim Sağır
Nedim  Sağır
nedim.sagir@malatyasonsoz.com.tr
KUR’ANÎ BIR TERİM OLAN “İHSAN”
  • 0
  • 929
  • 14 Mart 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Allah’ın rızası, rahmeti ve esenliği kuşatsın hem dünyamızı, hem ahretimizi…

Bu yazımızda, Müslümanı çok yakından ilgilendiren  ve mü’min olmanın sıfat-ı zarurisi olarak belirtilen bir kavramdan bahsedeceğiz. ”İhsan” kelimesi sözlükte “güzel olmak,güzel yapmak” manasındadır.Arapça kökenli olan bu kelime “husn” kökünden türetilerek masdar kalıbında kullanılmış, o işi yapan kişiye de (ism-i fâil olarak ) “muhsin” anlamı verilmiştir.Kur’an-ı Kerim’de “ihsan” kelimesi 12 yerde,  ism-i fâil hali olan “muhsin” kelimesi 39 yerde geçmis olmakla beraber, kelimenin kökü olan  “H-S-N”  194 yerde geçmektedir.

Bir insan, yapmış olduğu işine yada söylediği kelamına  ihsan seviyesinde değer kazandırabilmesi için neyi, neden, niçin, nasıl ve ne gaye ile yaptığını bilmesi ve yaparken yada söylerken en mükemmel halini gözeterek yapması gerekir.

“İhsan”  ve  “Muhsin”  kavramı Müslümanın hayatına esaslar getiren ve getirdiği esaslarla yön ve gaye tayin eden çok ciddi ve elzem bir kavramdır.Müslümanın hayatı yaşama anlayışının merkezinde  “Allah’ı razı etme” olmalıdır.Allah’ı  razı etme niyetiyle yapılan hiçbir söz ve eyleme, başka hiçbir şeyi ortak etmemek ve her an Allah’ın huzurunda olduğunu, her şeyi görüp bildiğini hakkel yakîn kabullenip teslim olmaktır.

Meşhur Cibril hadisi olarak bilinen rivayette  “ihsan nedir?”  sorusuna verilen cevapta  Nebi (s.a.v.)  “Allah’ı görüyormuş gibi” hassasiyetini dile getirmiştir.(Muslim-iman/1).

Hz.Ali (k.v.) ise “Yapılan bütün ameller ancak ihsan ile yapıldığında değer kazanır.” buyurmuştur.İhsanın, yapılan  şeyi en güzel şekilde yapmak olduğunu, Rabbimiz kendi yaratışındaki kusursuzluğu ve mükemmeliği örneklendirerek vermiş ve şöyle buyurmuştur: “O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.” (Secde Suresi 7. Ayet Meali)

İhsan, yapılacak şeyi severek, isteyerek ve gönülden yapmak,o işe özen göstermek, bütün benliği ile kişinin yapacağı işe hassasiyet göstermesi ve bu işi yaparken kendini meşgul edecek diğer  bütün şeylerden uzak durmasıyla meydana gelir.

Misalen; namaza duran bir kişi ihsan üzere namaz kılabilmek için hem bedenî, hem aklî, hem de nefsî ve ruhî manada yaratanın huzurunda olduğunu idrak ederek, Rabbinin kendisini görüp duyduğunu ve her anına vakıf olduğunu müşahede ederek namazını kıldığında ihsan üzere kılmış olur.Tabi bu da kişideki imanın, muhabbet ve teslimiyetteki kuvvetiyle alakalıdır.İnandığı halde sevgisinde ve teslimiyetinde zaafiyet sahibi olanlar yada bu iki kavramdan mahrum olanlar, sadece emri yerine getirmiş olsalar dahi ne yaptıkları amellerinin huzuruna ne de o amelin kişiye kazandıracağı ikram-ı İlâhîyye’ye nail olamazlar.

Firûzâbâdi  ihsani açıklarken o imanın ozudur,kulluk mertebesinin en üst makamıdır buyurur (Beṣâʾir,2/465). İşte bu anlamda, tam da aşk halinin tesiri ifade edilmektedir.Aşık, maşuğundan gayrisi ile meşgul olsa nasıl ki aşkında samimi olmadığı görülürse, mü’min için gerçek mahbub Allah (c.c.) olduğundan, hayatı sadece Allah’ı razı etmeye, O’ndan gayriden halas olup her anında ve her amelinde Mahbub-u Mutlak ile olduğunun idrakinde olması ihlasının gereğidir.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de:

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl Suresi 90. Ayet Meali) buyurarak ihsan kavramının; insanın hem Allah’a, hem de yakın ve uzak çevresine, bütün insanlara, hatta tabiata karşı yaklaşımında, tutum ve davranışlarında adalet ölçüsünün, farz ve vâcip sınırlarının ötesine geçerek imkân ve kabiliyetine göre kulluğun, özverinin ve erdemin en yüksek seviyesine ulaşılması manasını taşıdığını açıklamaktadır.İbn Miskeveyh, bu anlam dairesinde ihsanı özellikle muhabbet ve sosyal ilişkiler dairesinde ele alarak iyi ve erdemli insanın içinde daima başkalarına iyilik etme isteği bulunduğunu belirtir ve ondaki bu yatkınlığı “zâtî ihsan” olarak adlandırır; bu kişinin, iyilik ettiği insanları onların kendisini sevdiğinden daha çok sevdiğini söyler.

Rabbim cümlemize ihsan ile hem dinî hem de insanî bir hayat yaşamayı nasip etsin.Dini ihlasla yaşayarak muhsinlerden olmayı lütfetsin.(Amîn)

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber