• DOLAR
    6,8636
  • EURO
    7,7680
  • ALTIN
    393,83
  • BIST
    1,1307
Alper Korkut
Alper  Korkut
alperkorkut@malatyasonsoz.com.tr
Kültür Emperyalizmi
  • 0
  • 1094
  • 18 Mayıs 2020 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Emperyalist milletler diğer milletler üzerinde hakimiyet kurmak için şu üç yola başvururlar:

  1. Askeri istila
  2. Ekonomik istila
  3. Kültür istilası

Askeri istila neredeyse kalmamıştır. Çünkü çağımızın şartları bir devletin silah zoru ile toprak kazanmasına uygun değildir. Böyle bir kalkışma işgalci devleti hem çok büyük maddi kayıplara uğratır, hem de onu bütün dünya nazarında suçlu durumuna düşürür.

Batı ülkelerinin 19 yüzyıldan itibaren başlattıkları ikinci yol ise nufusçâ kalabalık, ham madde bakımından zengin fakat bilim ve teknikte geri kalmış ülkeleri ekonomik hakimiyeti altına almaktır. Bu metod da emperyalistler tarafından uzun yıllar başarıyla uygulandı ve hala da uygulanıyor. Ancak sorun şu ki son 50 yılda en küçük, en geri kalmış ülkelerde dahi ufak bir uyanma görüldü. Milletlerin bir çoğu ekonomi oyunlarını görmeye başladı. Böylece anlaşıldı ki ekonomik işgal ile de bir milleti uzun süre sömürmek mümkün olmuyor/olmayacak. Böylece emperyalistler daha güçlü ve daha sinsi bir işgal metodu aradılar ve buldular. Bu, kültür hakimiyetiydi. Özellikle Hristiyan ve Musevi kültürüne dayanan ve Yahudi sermayesi ile beslenen batı, bu yol ile bütün Doğu’yu ve İslam dünyasını ablukaya aldı. Az gelişmiş/gelişmekte olan Doğu’ devletlerinin yöneticileri bu sinsi tuzağı farkedemeyerek ülkenin kapılarını yabancı kültüre sonuna kadar açtılar. İşte ülkemiz de son yüzyıldan beri Batı’nın kültür işgaline maruz kalmıştır. Hatta diğer doğu ülkelerine kıyaslarsak buna hiç karşı bile çıkmamıştır. Adeta isteyerek, davet ederek bu kültür işgaline göz yumulmuştur. Son yıllarda içinde bulunduğumuz asıl buhranın sebebi işte o yabancı kültür işgalidir. Çünkü bizi bizden koparmıştır. Milli şahsiyetlerimizi elimizden almıştır. Bizi kökümüzden koparmıştır. Aydınlarımızı bile her türlü dış etkiye açık duruma getirmiştir. Onları Türk milletinden koparıp, yabancılaştırmıştır. Bugünün Türk aydını çoğunlukla kendini dünya vatandaşı saymaktadır. Bu aydınlar, devlet konser/tiyatro salonlarını Itrî için düzenlenecek bir konsere açmaz. Fakat İspanyol gitarcısı Rodrigo Türkiye’ye geldi diye onun şerefine resmi karşılamalar ve konserler düzenlerler.

Üzülerek belirtmek isterim ki; bugün büyük sehirlerde yasayanlarla, aydın dediğimiz zümrenin çoğu milli kültürümüzün temel unsurları ile olan bağlarını koparmıştır. Kaç aydın var ki ailesinin düzeni eski Türk geleneklerine uysun. Misafir, Türk usulüne göre ağırlansın, ziyaretler dostluklar geleneklerimize göre olsun. Hangi aydınımızın evi Türk usulünce döşenmiş, Türk mutfağından eser kalmış mıdır?

Biz kendimize dönüşü sağlayamazsak, bizi Amerika ve Rusya gibi süper güç devletler değil, İsrail, Yunanistan gibi yavru devletler bile esir edebilir. Zira milli kültürünü terk etmiş bir millet, hafızasını kaybetmiş bir insana benzer. “Vatanınızı mı kaybetmek istersiniz, milli kültürünüzü mü?” sorusuna verilecek cevap şudur. Her şeyimizi kaybetmeyi göze alabiliriz fakat Milli kültürümüzü asla! Milli kültür ve toresini muhafaza eden bir millet hiçbir şartta ve zamanda devletsiz kalmamıştır, kalmayacaktır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber