• DOLAR
    6,0756
    %0,14
  • EURO
    6,5621
    %0,17
  • ALTIN
    314,17
    %0,46
  • BIST
    7,8995
    %0,15

KUDÜS’E ÇIKMAYAN YOL, YOL DEĞİLDİR…

KUDÜS’E ÇIKMAYAN YOL, YOL DEĞİLDİR…

Müslümanların yolculuk yapmak için çıktıkları 3 mescidden birisidir  Mescidü’l-Aksâ…
Orada kılınan namazın başka yerlerde kılınan bin namaza denk olduğunu bizlere önderimiz, rehberimiz, iki cihan güneşi Efendimiz (sav) bildirmiştir. Mescidü’l-Aksâ, Müslümanlar için kutsal bir mekandır. Kudüs,  Doğu’nun kutsal şehirlerindendir. Mekke gibi, Medine gibi, Şam gibi… Kudüs, terk edilmemesi gereken mevzilerindendir Müslümanların. Orayı terk etmemek için tüm Müslüman bedenler siper olabilirler gerekirse. Kudüs bizim nezdimizde kutsaldır. Bu kutsallığı Rabbimiz, Resulümüz bizlere öğretmiştir. Kudüs öyle bir müjdedir ki İslam komutanlarını uykusuz bırakmış, burayı fethetmek yegâne gayeleri olmuştur pek çoğunun. Şanlı nice komutan burayı küffardan temizleyip İslam aleminde nam salmıştır. Kudüs’ü fetheden, tüm dünyayı fethetmiş gibi kabul edilmiştir Müslümanlar nezdinde. Kudüs böylesi bir öneme sahiptir. Kudüs sadece Filistinli Arap Müslümanların değil, Arakanlı, Türkistanlı, Halepli, Malatyalı bütün Müslümanların ortak paydasıdır. Kudüs’ü korumak, müdafaa etmek hepsinin üzerine vazifedir. Kudüs’ün ıstırabı hepsinin ortak imtihanı ve  hesabıdır. Kudüs,  siyonist barbarların işgali altında… Kangren gibi büyüyen bu istilacı virüs yıllar içinde tüm Filistin’e yayıldı. Medeniyetten nasibini alamayan bu işgalci barbarlar kanlı silahlarının gölgesi altında Kudüs’te okunan ezanları susturmayı yegane gaye edinmişler. Bu istilacı barbarlar Kudüs’te kadın, çocuk, yaşlı demeden önüne geleni sindirmeye, işkence edip öldürmeye yeminli. Kudüs’ü bu barbarlara terk edersek yeryüzünün ahını alırız, gökyüzünün ahını alırız, yaramız kanar durur kıyamete dek… Müslümanlar Kudüs’ü terk ederse felah bulamaz. Kudüs korunması gereken bir namustur. Namusunu terk edemez hiçbir Müslüman. Bizi Kudüs’e bağlayan şey imanımızdır… Kudüs’ün hüznü yüreklerimizi yakıyor. Siyonistler ve adi işbirlikçisi büyük şeytanın Kudüs’e olan kin ve öfkesi bitmek bilmiyor. Kudüs’ü İslam’ın kutsalı olarak görmelerinden dolayı bu öfke. Yoksa biliyoruz ki bu barbarlarda kutsal mefhumu yok. Bunların tek kutsalı Müslümanların kutsalına saldırmak… Uluslararası hukukun görmezden geldiği siyonist barbarlar seneleri aşan zulümlerine devam ederken, gün geçtikçe bir yenisini ekliyorlar artık. Peki Müslümanlar daha ne kadar suskun kalacak. Kudüs’ün gözyaşları bir sel olup bizleri sürüklerken hâlâ mı görmeyeceğiz?
Kudüs’ü, İbelinli Balian’ın Selahaddin’in avuçlarına yeniden teslim edeceğini mi sanıyoruz?
Hani nerde Selahaddin?
“Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki”  diyen Şarkın Sultanı hani nerede?
12 Ekim 1187’de Kudüs’ü tekrar İslam toprağı haline getirip 88 yıllık işgali bitiren Selahaddin Eyyubi Hz.’lerini özlüyoruz…
Kudüs Selahaddin’i özlüyor…
Kudüs Yavuz Sultan Selim’i özlüyor …
Kudüs Kanuni Sultan Süleyman’ı özlüyor…
Kudüs bir yetim çocuk gibi mahzun şimdi… Bağrında bir avuç Mücahid’in direnişi süre giderken, milyonlarca Müslüman’ın sessizliği ile mahzun oluyor Kudüs…
Neden gelmiyorlar ki diyor Kudüslü Ammar…
Neden gelmiyorlar ki diyor Kudüslü Fatıma….
Nerede Kudüs’ü savunması gerekenler?
Bizi affet Kudüs… Biz, seküler çağın karanlıklarında gözlüklerini kaybetmiş sessiz gençleriz. Bize, “Kudüs’e yürüyoruz” diyen bir Selahaddin, bir Yavuz olmadı hiç. Lakin biz içimizde bir Kudüs yangını taşıyoruz hep. Bizlerin en büyük korkusu Kudüs’ün tamamen yitirilmesi. Biz böyle bir zamana denk gelme bedbahtlığını yaşamak istemiyoruz. Avuçlarımıza sığacak o kadar çok taşımız var ki… Neden atmıyoruz siyonistlerin benzini bitmeyen tanklarına. Kudüs sokaklarında fesli zabitlerin seslerini özlüyoruz. Ey Kudüs, çıkıp geleceğiz sana, ayaklarımıza bir kuvvet gelirse…
“Kalkın Kudüs’e gidelim’’ dese bir ağabey, hiçbir hesap ve hazırlık yapmadan yola çıksak. Kudüs’ün sokaklarında bağıra bağıra ‘Biz Geldik’ diye haykırsak. Kudüs ayağa kalksa ve kollarını açsa. Ammar’ın, Usame’nin yüzü gülse ve kucaklaşsak…
Hasret şimdi bitti dese…
1.Dünya savaşında Kudüs elimizden kayıp giderken savaş müttefikimiz Avusturya’nın başkenti Viyana’da kutlama yapıyordu halk.
Kudüs Müslümanların elinden çıksın da biz savaşı kaybetmeye razıyız diyorlardı.
Kudüs ağlıyordu…
Selahaddin mahzundu, Yavuz ve Kanuni hüzünlüydü… Kudüs’e kanlarını dökmüş şehitler mahzundu ve hâlâ mahzunlar …
20. yüzyıl Kudüs için zorlu geçti. 21. yüzyılın ilk çeyreği desen aynen devam ediyor bu hüzün…
Artık Kudüs için ayağa kalkma zamanı gelmedi mi?
Kudüs daha ne kadar mahzun bekleyecek?
“Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin” diyen Nuri Pakdil’in Kudüs aşkını kalplerimizde her daim diri tut Allah’ım…
Hiçbir şey gelmedi elimden yazmaktan başka.
Anladım ki Kudüs’ü yazmak bile güzel…
Birgün gözlerim Mescid-i Aksa’nın kubbesine bakarken, ayaklarımı kaldıracak Kudüs’ün verimli toprakları ve ben Kudüs’ü hep seveceğim…
Kudüs’ü sevmeden ölmeyin… Kudüs için ne olur sesinizi yükseltin…
Selam ve Dua İle…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber