• DOLAR
    5,9290
    %0,04
  • EURO
    6,5465
    %0,11
  • ALTIN
    285,01
    %0,17
  • BIST
    93.981
    %-5,10
Abdulvahap Kaygusuz
Abdulvahap  Kaygusuz
abdulvahapkaygusuz.@malatyasonsoz.com.tr
KREDİYLE MEVLİT OKUTMAK CAİZ Mİ?
  • 0
  • 745
  • 27 Haziran 2019 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Cenazede okutulan mevlitlerden artık vaz geçmenin zamanı geldi. Cenazenin 3. günü okunan mevlidin kime yararı var derseniz sadece yemek firmalarının işine yaradığını söylersek yanlış söylemiş olmayız.

Yaklaşık 10-15 yıl öncesine kadar bu mevlit olayları bu kadar abartılı değildi. Hali vakti yerinde olanlar kendi imkânlarıyla cenazenin 3. günü mevlit okutarak ölen kişinin hayrına mevlide gelenlere yemek ikram ederdi.  Hali vakti yerinde olmayanlar ise yine mevlit okuturlar. Yapılan duanın ardından mevlide katılanlara mevlit şekeri ve gülsuyu ikram edilirdi.

Hatta Malatya’mızda bir güzel adet daha vardı.  Bazı aileler düğün ve mevlitlerde yapılan yemeklerde kullanılmak üzere bakırdan yemek kazanları ve teştler alırdı. Bunun yanında leğenler, krom tas, tabak ve kaşık alarak mahalle halkının kullanımına sunulurdu. Her camide bir ölü yıkama tahtası, yine hayrat olarak her mahallede yanında ölü tası ile birlikte su ısıtmak için büyük kazan da bulundurulurdu.

Cenaze çıkan evde en azından 3 gün boyunca yemek pişmezdi. Mahallenin yaşlı kadınlarından bir tanesi yemek yapacak komşuları sırayla alırdı. Komşuların ekonomik durularına göre düzenleme yapılırdı. Bu sıralamada ise hali vakti yerinde olanların daha kalabalık olan ilk günlerde cenaze evine yemek vermesi sağlanırdı.  Sabah kahvaltısı dâhil olmak üzere verilen yemeklerde öncelikle ev halkı ve uzaklardan gelen misafirlere ikram yapılırdı. Mahalle halkı veya evleri yakın olanlar ise sofraya oturmazlar, cenaze sahiplerinin yemeklerden yeterince yararlanması sağlanırdı.

Gelelim günümüze. Cenazenin ilk gününden itibaren mezarlıktan döner dönmez bütün mahalle halkına her öğün yemek verilmeye başlandı. Hali vakti yerinde olanlar bu ücretleri öderken, maddi durumu iyi olmayanlar ise borç harç ederek, gerekirse faizle kredi çekerek uzaktan gelen eş ve dostlarını bu acı içinde doyurma telaşı içine girmeye başladılar.

İşin enteresan tarafı cenaze evine yemek getirme pozisyonlarında olan yakın komşular dahi 3 gün boyunca cenaze evinde yemek saatlerinde bulunmaya özen göstermeye, her öğün verilen kaçırmamaya başladılar.

Gelelim mevlit olayına.  Malatya deyimiyle bir söz vardır. ‘Duyan gelmiş ’ derler ya. Hoca ‘Mefhar – i Mevcudât, Hazret-i Fahr-i Alem’ diye mevlide başladığında sesin ulaştığı her yerden akın akın cenaze çadırına gelmeler başlıyor. Bu esnada cenaze evi öyle kalabalık oluyor ki cenaze sahipleri geleni gideni tanımazken, yemek yiyenlerin kahir ekseriyeti de kim için, kime başsağlığı dileyeceğini dahi bilmiyor.

Yani kısaca bu iş çığırından çıkmaya başladı. ‘Adam bir sürü emek verdi de cenazesinde bir mevlit bile okutmadı’ denmesin diye cenaze sahipleri Mevlit okutabilmek için faizle kredi çekmeye başladı.

Çevre iller bu işi nasıl yapıyor. Bir de buna bakmak lazım. Elazığ ve Adıyaman’da Cami yakınlarında veya cami müştemilatı içinde yapılan taziye evleri var. Bu evleri ziyaret eden vatandaşlar karınca kararınca yiyecek içecek malzemesi getiriler. Ya da çıkışta oradaki görevliye bir miktar yardım bırakırlar. Bu para ile özellikle dışardan gelenler için yemek yapılır. Merhumun hayrına gelen garip gureba doyurulur.  Gaziantep’te Belediye,  cenaze evine çadır kurar. İlk gün yaklaşık 500 kişilik yemek verir. Cay servisi 3 gün boyunca devam eder. Ve çadırda aralıklarla Kur’an-ı Kerim okuması için bir görevli bulundurulur.

Kahramanmaraş’ta cenaze evleri vardır. Kadın ve Erkekler için ayrı bölümleri bulunan bu evlerine cenazesi olanlar gelir. Taziyeler burada kabul edilir. 3 Gün boyunca da öğlen ve yemekleri Belediye tarafından karşılanır.

Böylelikle evinden cenaze çıkan bir aile diğer yandan da biz ne edeceğiz, ne yapacağız, mevlit nasıl okutacağız, yemeği nasıl vereceğiz. Veremezsek ne olacak. El âlem ne der diye hayıflanmayacak.

Sözün kısası şu mevlit olayının ya kaldırılması ya da bir düzene oturtulması gerekiyor. Yoksa cenazesi olan fakir fukaranın, garip gurebanın hali perişan olacak.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber