• DOLAR
    6,7655
    %0,60
  • EURO
    7,4133
    %0,30
  • ALTIN
    371,64
    %0,47
  • BIST
    8,3167
    %0,20

Koronavirüs ’ün Psikolojik Etkileri

Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında evde kal çağrılarına uyuyoruz. Peki, bu süreçte psikolojimiz nelerden etkilendi? İşte bu ve buna benzer soruların cevaplarını Psikolog Melek Demir’den aldık

Koronavirüs ’ün Psikolojik Etkileri

Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında evde kal çağrılarına uyuyoruz. Peki, bu süreçte psikolojimiz nelerden etkilendi? İşte bu ve buna benzer soruların cevaplarını Psikolog Melek Demir’den aldık

Koronavirüs salgınının psikolojik etkisi için neler söylenebilir hem bireysel hem de sosyal açıdan söylemek gerekirse, tabi burada sağlıkçıları da unutmayalım?

COVİD-19 Salgını tüm insanlığın karşılaşmış olduğu evrensel bir krizdir. Şu anda birçok ülke bizimle aynı süreci yaşamaktadır. Hatta diğer ülkelerle kıyaslama yaptığımızda ülkemiz COVİD-19 sorunundan daha az etkilenmiştir. Örneğin Amerika, İtalya gibi ülkelere baktığımızda sayısız vaka ve on binlerin üstünde ölüm oranı görülmektedir. Fakat bu ülkemizin etkilenmediği gerçeğini değiştirmez sadece bizi bu kadar kötü durumda olmadığımız için teselli eder. Ortada bir savaş var fakat düşmanımız elle tutulur gözle görülür bir şey değil. Ordularımız, cephanemiz kurşunlarımız işe yaramıyor. Şu anda cephanemiz ilaçlarımız ve askerlerimiz ise doktorlarımız olmuş durumda. Bu süreçte en çok etkilenen kitle sağlıkçılarımız olacaktır. Çünkü şu anda cephede onlar bulunmakta.

Süreç bu kadar zorluyken ve tüm dünyayı etkileyen ölümcül bir salgından bireyin etkilenmesi anormal değil, tam tersine olması gereken ‘’normal’’ bir durumdur. Kaygılanmak, korkmak bunlar bizim yaşamsal döngümüzü gerçekleştiren temel duygularımızdır. Bu tür duyguları hastalık boyutuna çeken ise sürekli ve abartılı olmasıdır. Özellikle ailelerin bu süreçte aşırı kaygılı, korkutucu, aşırı titiz, koruyucu kollayıcı duyguları daha ön plana çıkmaktadır. Bunun altında da tabi ki korku var hastalanma korkusu, kaybetme korkusu. Başka bir noktadan baktığımızda kültürümüze inançlarımıza ters düşen bir son yaratması; bu virüsle vefat eden kişiler bildiğiniz üzere temassız ve belli koşullar altında defnediliyor bu yanlış değil yaşama devam eden diğer insanların sağlığı için yapılması gerekilen önlem.

Salgın nedeniyle fiziksel temasın çok olduğu berber gibi yerler geçici süreliğine kapatıldı bu durumda insanlar evde saçını kesmeye başladı, ancak dikkat çeken bir husus var çoğu insan sıfır dediğimiz derecede kesiyor saçını bu durum virüsün psikolojik bir boyutu mudur, neler aktarılabilir?

Açıkçası salgın sürecinde bahsedilen durum çok bilimsel olarak ya da psikolojik olarak salgının sonuçları arasında gözlemlenen bir sonuç değil. Muhtemelen bu bireyin kişisel isteğiyle alakalı olabilir ya da kendi içinde yaşadığı bir süreçle alakalı olabilir, belki de daha kolay geliyordur bilemiyoruz. Sanırım bunu onlara sormak lazım .

Bu dönemde temizliğe, hijyene daha çok önem veriyoruz peki bu takıntıyı tetikler mi ilerde sorun yaratır mı?

Psikolojik olarak obsesif kompulsif yani halk diliyle takıntı hastalığı, anxiety (kaygı) bozukluğu gibi temeli olan bireylerde çok ciddi derecede evet etkiler. Bu süreç sonrasında yeni alışkanlıklar edinmiş olarak çıkacağız. Ama bu değişimlerin hastalık boyutunda olmaması temennimiz. Lakin birey ciddi derecede takıntılı hale gelmişse de bundan korkmasın çünkü günümüzde bunların tedavisi var ortalama 6-12 psikoterapi seansı ile kurtulabilmeleri ve rutinlerini yine düzene sokabilmeleri mümkündür.

Salgın süresince devlet tarafından verilen psikolojik destek yeterli mi?

COVİD-19 önleme ve tedavi basamaklarında psiko-sosyal destek önemli bir ayaktır. Çin ilk başladığı yerdi ve şu anda salgından kurtuldu, maske atma törenleri yapıldı. Zhejang Üniversitesi Tıp Fakültesi Editörü Prof. Dr.Tingbo Liang tarafından virüsle savaşırken hangi adımları kullandıkları, neler yaptıklarına dair bir COVİD-19 tedavi ve önleme el kitabı çıkardı ve dilimize de çevrildi. Tedavi basamağından biride virüsün başından sonuna psikolojik destek basamağını aktif tutulmasıydı. Şu anda devlet tarafından ücretsiz psikolojik destek hatları var fakat toplum olarak şunu yapan bir ülke değiliz; zorlukla karşılaştığımızda hemen psikolojik destek hattını aramıyoruz. Böyle bir durum olsaydı değinmiş olduğumuz aile içi şiddetin artma durumlarını gündemimize dâhil edecek kadar yaşamamış olurduk. Bu nedenle bu tür çalışmalarda biraz daha ulaşılabilmekten çok ulaşan bir çalışma olmasında fayda var.

Hanife Sarı’nın Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber