• DOLAR
    7,5575
  • EURO
    8,9826
  • ALTIN
    474,05
  • BIST
    1,1843
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
KORKUNUN PRANGASI
  • 0
  • 277
  • 30 Ağustos 2020 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

‘Medyanın en büyük gücü nedir?’ diye sorsalar hiç düşünmeden ‘korku’ derim.  İnsanları korkutmak onların zihinlerine te’sir etmenin en güçlü yoludur.  Obsesif haline gelen korkunun medya ile ilintisi çok büyük. Haberleri izlemiyorum. Çünkü haberleri izlemek bence yapılabilecek en korkunç eylemlerden biri. Bu ülkede sadece kötü şeyler yaşanıyor gibi 1 saatlik haberlerin neredeyse tamamı menfi olaylar. Ve düşünülmeyen bir şey var ki bu haberleri çocuklar da izliyor. Haber metinleri yazılırken bu  bilinçle yazıldığını düşünüyor musunuz? Sürekli cinayet, hırsızlık, gasp, virüs haberlerini izleyen bir çocuktan ‘mutlu’ olmasını beklemez miyiz bir de işin en komik yanı da bu! Eğer çocuğunuzu sağlıklı yetiştirmek istiyorsanız onun psikolojisini de korumak zorundasınız. Bir çocuğu hem bedenen hem aklen hem de ruhen korumak anne babaların temel görevidir.

Dozunda alınmayan ilaç bile zararlıdır. Peki bize görsel yahut sosyal medya ile verilen haberlerin ne kadarı ilaç hükmünde. Sosyal medya zaten yalanın cirit attığı yer peki ya görsel medya? Ne kadar masum?

Bir yetişkin elbette ki ülkede yaşanan gelişmeleri takip etmelidir. Ancak bunları doğruluk süzgecinden geçirmesi oldukça önemlidir. Ve yetiştirdiği çocuğun bu haberlerin ne kadarını öğrenmesine karar vermesi de son derece mühimdir. Çocuk gelecek demektir. Bir çocuk yetiştirmek o kadar önemlidir ki… Topluma faydalı bir tek birey yetiştirmiş anne baba olmak, dünyanın en maharetli işini yapmış olmaya eş değerdir. Bir çocuğun en verimli dönemlerinde onun zihin dünyasını allak bullak etmek ona yapılan en büyük kötülüktür.

Dün okumuş olduğum bir habere değinmeden geçemeyeceğim. Korona hastası bir ailenin ev sahibi ve komşuları tarafından psikolojik mobbinge uğradığı. Korona şehrimizde ciddi manada yayılmışken, kimden kime geçtiği belli değilken ( çünkü test yapılmayan, belirtisiz hastalar var) insanları suçlayıcı bir tavır takınmak ne vicdani ne de ahlakidir. Müslüman’a yakışmaz.  Bu zor günler geçer ancak takınılan tavırlar unutulmaz. En zorlu veba salgınlarında bile insanlar sosyal hayatlarına devam etmişlerdir. Koronayı elbette küçümsemeyelim ancak aylarca evde kalarak yenemediğimiz bu hastalığı hayatımıza devam ederken tedbirle uzak tutmaya çalışalım. Mesafe bedenler arasında olsun,kalplere giren mesafe tamiri mümkün olmayan hasarlar açar. 5 ayı aşan süredir felaket tellalığı yapıp insanlığın sonunu getirenlere zihninizi aman ha aman kaptırmayın.

İnsanı sağlam tutan yegane güç inançtır. İnançların sağlam olduğu insanı hiçbir olumsuz hadise yıkamıyor. Yaşanılan her şeye imtihan yahut nimet gözüyle bakınca hayatı daha anlamlı hale getirebiliyor insan. Çünkü nefes alıp verdikçe imtihan olmaya devam edeceğiz.

İnsanların kalplerine korku değil ferahlık vermeli , onları teskin etmeliyiz. Allah Resulü (sav) buyurdular ki :

‘’Bir kimse, bir mü’mini korkutursa, Allahü teâlâ da, uzunluğu bin yıl olan günde, onun korkusunu arttırır.” (Deylemi)

Söylediğimiz , yazdığımız her şeye dikkat etmek zorundayız.

Allahu Teala memleketimizi ve Alemi İslamı tüm musibetlerden kurtarsın ve bizlere tekrar kardeşce kucaklaşabileceğimiz günleri nasip etsin.

Selam ve Dua İle.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber