• DOLAR
    7,8262
  • EURO
    9,4329
  • ALTIN
    458,87
  • BIST
    10,4227
  • 0
  • 662
  • 20 Kasım 2020 Cuma
  • +
  • -

Korkuyu kendi irademiz dışında olan, içimizde büyük bir daralmaya sebep olan bir tehdit hissi olarak tanımlayabiliriz.

Söz konusu korku ile birlikte terleme çarpıntı, benzin solması, titreme halleri de baş gösterir.

Ama korku denince aklımıza genelde korku filmleri gelir bazılarımız bu filmleri oldukça severiz. Bazılarımızda korku filmlerinden nefret eder ama gerçekte de hayatında sıkça rastlar.

Mesela korku genellikle yabancısı olduğumuz şeyler karşısında gösterdiğimiz bir şeydir. Ama bazen de korku yaşanmış şeylerin tekrar yaşanma olasılığı anında ya da gelecek kaygısında karşımıza çıkabilir.

Korkusuz kimse yoktur ya da herkes korkar gibi bir durum da söz konusu değil. Ama genel anlamda hepimizin en az bir tane korkusu illaki vardır.

Bazılarıyla başa çıkılabilir bazılarıyla başa çıkılmaz.

Yüzleşmeye de bazen korkarız korkularımızla.

Ama yüzleşmenin her zaman daha iyi olduğunu ancak çok çok sonradan anlarız.

Çünkü korku attığımız her adım da bizi yakinen takip eder. Aklımızda hep o kalacak ve başka bir şeye odaklanamayacağız. Belki de üstesinden gelemediğimiz korkularımız psikolojimizi bozmaya bile neden olabilir.

Bu yüzden önce kendimiz bir korkumuzla başa çıkmaya çalışalım. Çıkamıyorsak eğer uzman yardımına başvuralım ki o korkuyu üstümüzden atabilelim. Hayatımızı sürekli korku tünelindeymişiz gibi zindan etmeyelim. Ayrıca yüzleştiğimiz korkularımız bize ileriyi görmemizi sağlayacaktır, karamsarlığımızı yok edecektir.  Sırtımıza binen korkunun yükü hafifleyecektir.

Öte yandan korkunun en kötüsü de bilinçaltına yerleşen korkularımızdır.

Korkunun boyutunu biz kendimiz belirleriz genelde.  Bu yüzden korkuyu gözümüzde büyütmemek gerek.

Korku hareketlerimizde aşırıya kaçmamıza neden olabiliyor. Mesela bir annenin evladını dış çevreden koruma eğilimi. Abartı olabiliyor çocuğu bunaltacak kadar ya da tepki görecek kadar.

Bazen korkumuz bizi zararlı olan şeylerden korur; yanma korkusuyla ateşle temasımıza sınır çizmemiz mesela.

Korkumuzu belli bir ölçüde tutmalıyız çünkü hayat bizim karşımıza sürekli yeni ve hiç daha önce karşılaşmadığımız durumlar çıkarabiliyor bu sebeple ki bunların üstesinden olumlu veya olumsuz gelebilmemiz için korku kontrolü sağlamamız lazım korkumuz panikatağa veya başka bir şeye dönüşmesin diye. Korkumuzun hayatımıza engel olmasına izin vermemeliyiz. Bunun içinde üstesinden gelemediğimiz korkularda tedavi görmeliyiz.  Bu bağlamda korku ekip korku biçerek yaşamamalıyız.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber