• DOLAR
    5,7770
    %0,05
  • EURO
    6,3730
    %0,03
  • ALTIN
    270,36
    %0,09
  • BIST
    103.118
    %-0,03
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
KOMEDİ ANLAYIŞIMIZ DEĞİŞMEYE MUHTAÇ
  • 1
  • 193
  • 03 Kasım 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Kaliteli mizaha hasretiz. Türk komedi filmleri fiyasko, Türk komedi filmleri kaliteden uzak. Popüler olan komedi filmlerinin büyük kısmı başından sonuna kadar küfür ve cinsellik ile harmanlanan, bayat esprilerle bel altı seviyesinden çıkamayan filmlerden oluşuyor. Bu filmlere dikkatle bakın. Seçilen karakterler ya kalın bir kaşı şişkin bir göbeği olan, ya pek kullanılmayan bir isme (büyük ihtimalle dini içeriği olan bir ismin istihza etme kastıyla kullanıldığı ) sahip olan ancak ortak özellikleri cehalet, aptallık derecesinde saflık  üzerine kurulu olan karakterler. Seçilen karakterler insanların fizikleriyle alay etmekten, insanların ayıplarıyla eğlenmekten başka bir halta yaramayan vasıfsız tipler.  Bel altı esprilerle sağa sola saldıran,  inançlarla, toplumsal değerlerle alay ederek mizah yaptığını sanan başarısız karakterler. Yeşilçamdan bu yana değişmeyen özelliği budur Türk komedi filmlerinin.  Çok fazla izlenmesi kaliteli oldukları anlamına gelmiyor, öncelikle bunu belirtelim. Şunu da açıkça söylemek gerekiyor ki yabancı menşeli sessiz komedi filmleri bile bizim Türk komedi filmlerinden 10 kat daha kaliteli.  Neredeyse bir asır önce Charlie Chaplin’in başardıklarını, Türk sinema tarihinde başarabilen kim var?  Komedi deyince akla cinsel şakalar,  üç kağıtçı hoca tiplemeleri, basit aşağılamalardan başka ne geliyor?
Komedyen olarak tanıdığımız kişilerin bu toplumla arasında uçurum var.  Toplumun inanç ve değerleri ile eğleniyorlar ve işin garibi maalesef ki biz de buna acı acı gülüyoruz. Dinimizle, örfümüzle alay ediliyor, biz ise eğleniyoruz.
Komedi filmlerinde kaliteli espiriye rastlamak şöyle dursun vasatın altı tekrar edilmekten öteye gitmiyor. Geçtiğimiz sene “Mizahın Sınırları”  yazımda ince sınırları belirtmiş,  mizahın ölçüsü hakkında fikirlerimi ifade etmiştim.  Güldüğümüz şeylerden de hesaba çekileceğimizi unutmamamız gerekiyor. Bir şakanın ve bu şakaya gülmenin pahalı bedelleri olabilir manevi açıdan. Dini istihza eden bir mizah, söyleyeni ve eğleneni itikadından edebilir Allah muhafaza. İlk insan Hz Adem (as) Efendimizle alay edilmesi , O ve ashabının ilkel olarak tanıtılması, din adamlarının cahil olarak lanse edilmesi, İslami olarak sakınca arz eden bir espri yahut elfaz-ı küfür derecesinde bir sözün sarf edilmesi korkunç boyutlarda… Dini bir kanalda denk geldiğim bir komedi filminde, dine muğayyer ve cinsellik – küfür içeren sahnelerin kesilmesi ile filmin büyük kısmının kesildiğine bir keresinde şahit olmuştum!
Her komedi filminde tekrarlanan alelade şeylerden vazgeçmeyen komedi anlayışı ne zaman değişecek bilmiyorum.  Bunu izleyip  buna özenen gençlerimizde hal ve hareket değişiklikleri oluyor.  Bunun en acı örneği,  başkalarını güldürmek için arkadaşını küçük düşürmeye çalışan çocuklar.  Güldürmek için ödün vermek işte tam olarak bu. Komedi filmlerinde gördüğümüz bundan başka ne ki?  İnsanların fiziğiyle  alay eden,  dini değerlerle alay eden,  siyasi olarak sol ( anarşist)  mesajlar vermekten başka gayesi olmayan komediden usandık.
Gerçekten şunu deneyin:  Meşhur bir komedi filmimizi seçin. Cinsellik ve küfür içeren,  değerlerle alay eden kısımları çıkarın,  geriye ne kadar bölüm kalacak ve hangi kalitede espriler kalacak görün.
Osurmayı,  geğirmeyi mizah sanan anlayıştan ne zaman vazgeçilecek merak ediyorum. Küfür etmeden,  birisinin fiziği ile alay etmeden güldürmeyi başarabilecek babayiğit aranıyor.
Güldürmek için ödün vermekten vazgeçileceği gün, komedi ( mizah)  sinemamızın seviyesi artacaktır düşüncesindeyim.Aksi halde osuran,  geğiren, sağa sola küfür eden,  cinsellik meraklısı tipler üretmekten bir adım öteye geçemeyiz.  Bunun aksini başarabilen kaliteli mizahçılarda kıyıda köşede kalmaya devam edecektir.
Mizah anlayışımız keşke 1000 sene geriye gitse de Nasreddin Hoca gibi güldürürken düşündüren gerçek karakterleri insanlarımız tanısa, onların nükteleriyle gülüp eğlense.
Zevkler ve renkler elbette tartışılmaz ancak ortak değerler, bizi biz yapan şeyler istihza konusu olmayacak kadar değerlidir. En azından yaşadığı topluma duyarlı olmalıdır bu işi yapanlar.
Selam ve Dua İle…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Geçen hafta yazı gelmeyince bir daha yazmayacak diye korktum neyseki bu hafta geldi. tahir kardeşimizi seviyoruz. Selamlar

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber