• DOLAR
    6,2987
    % 1,67
  • EURO
    7,3990
    % 1,15
  • ALTIN
    242,0881
    % -0,99
  • BIST
    97.244,31
    % 1,17
Prof. Dr. Taner Tatar
Prof. Dr. Taner  Tatar
tanertatar@malatyasonsoz.com.tr
KIMIN PAPASI – KIMIN SOYKIRIMI (2)
  • 0
  • 6088
  • 21 Nisan 2015 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

 Bütün bu katliamlarda Hiristiyanlik da bir araç olarak kullanilmistir. Resmî Hiristiyanligin getirdigi istilâ, katliam ve yeni kölelik için manevî bahane vazifesi gören tanri, kan dökücü bir puttu. Böyle bir Hiristiyanlik anlayisi, yüzyillardan beri Yunanlilasmis ve Romalilasmis, kendilerinden baska kültürleri taniyip kabul etmeyi reddeden, yüzyillardir skolâstik içinde fosillesmis, tamamiyla Bati’ya özgü olarak ortaya çikmistir. Katliamlarin bas aktörleri olan Ispanyollar ise, 711 yilinda Müslümanlarin kurtarici olarak Ispanya’ya ayak basmalarindan hemen sonra, Kilisenin öncülügünde ülkeyi yeniden ele geçirme mücadelesi baslatmislar, asagi yukari sekiz yüz yil boyunca Hiristiyan âlemi denilince akla “kutsal savas” gelir olmustur. Iki yüzyildan beri Avrupa’nin diger ülkelerinde artik kimse haçli seferleri düzenlemeyi düsünmezken, Ispanya XV. yüzyilin sonuna kadar kendi haçli seferlerini sürdürmüs, bunun bir uzantisi olarak da 1492’de ayak bastiklari kitanin Inka ve Aztek gibi medeniyetleri yok edilmistir. Nitekim Kolomb, hükümdarina hitaben kaleme aldigi yazisinda yerlileri öldürmek için izni din adina istiyordu: “…Umarim Isa Efendimiz, bunlar gibi kalabalik topluluklarin dinimize döndürülmesi ve Kilise’ye kazandirilmasi için, ayni zamanda Baba’ya, Ogul’a ve Kutsal Ruh’a inanmak istemeyenlerin de yok edilmesi için Siz Yüce Efendimiz’in karar vermesine yardim eder….”. Ancak katliama maruz kalan bu insanlar, baslangiçta birer ilah gibi gördükleri bu insanlarin gerçek niyetini kisa zamanda anlamis, bu da katliamlari daha da siddetlendirmistir. Nitekim ibret verici bir hadise olarak zikredecek olursak, 1511 yilinda Hatuey adli bir Kizilderili reisi Küba’da isyan hareketi olusturma suçuyla tutuklanmis ve yakilarak idama mahkûm edilmisti. Onu bir direge bagladiktan sonra, Hiristiyanlik dinine davet ettiler. Böylece kendisine, görkemli bir dünyanin ve ebedî istirahatin bekledigi gökyüzüne gidecegine inanmasi aksi takdirde ise sonsuz acilar ve iskenceler çekecegi cehenneme gitmek zorunda kalacagi söylendi. Hatuey, biraz düsündükten sonra, Hiristiyanlarin gökyüzüne gidip gitmediklerini sordu. Evet, cevabini alinca da, böylesine vahsi insanlarla beraber olmamak, onlari görmemek için cennete degil, cehenneme gitmeyi tercih ettigini belirtti. Yine bu hususta, baslangiçta gögü delip gelen adam manasinda “papalagi” diyerek kutsiyet atfettikleri beyaz adami, kendi evinde de gördükten sonra kabilesine dönüp uyarilarda bulunan, Güneydenizi sefi Tiavea’li Tuivaii’nin söyledikleri oldukça önemlidir: “Hiristiyan der Papalagi kendine. Güzel bir türkü gibidir bu sözcük. … Hiristiyan olmak: Önce Yüce Tanri’yi ve kardeslerini, en son kendini sevmek demektir. Sevgi &iyi olani yapmak- kanimiz gibi içimizde, basimiz, ellerimiz gibi bizimle bir bütün olmalidir. Papalagi ise, Hiristiyan, Tanri, sevgi sözcüklerini yalnizca agzinda tasir. Diliyle bunlara vurdu mu, dünyanin gürültüsünü koparir. Ama yüregi, sevgisi Tanri’nin önünde egilmez, yalnizca nesnelerin, yuvarlak metal ve agir kâgidin, zevk düsüncesinin ve makinenin önünde egilir. Içi zamana karsi vahsi bir hirs ve mesleginin çilginligiyla kaplidir. …Papalagi’nin bize getirdigi Katoliklik, onun için bir takas nesnesinden baska bir sey degildir. Papalagi’den her seyi beklerim ben, çünkü onun yüreginde alabildigine pislik, alabildigine günah oldugunu gördüm. O Papalagi ki bize vahsi der, yani bedeninde yürek degil de hayvan disi tasiyan demeye gelir bu, iste Tanri, bu Papalagi’den daha çok sever bizi”. Kizilderili’yi vahsi olarak düsünen “yok edici” ise böyle bir kapinin varligina tahammül edemedi, en nihayet tahammülsüzlük anlama ihtimalini de yok etti. Yok edicilik ise ortaya tasviri zor katliamlar serisi çikartti. Hayat “Elm Sokagi kâbusu”na dönüstü. Katliamin boyutlarini rakamlara bakarak anlamak mümkündür. Avrupa’nin toplam nüfusunun asagi yukari elli milyon, Fransa’nin on iki milyon, Ispanya ve Italya’nin dokuz milyon, Ingiltere’nin dört milyon oldugu bir dönemde, 1500’den 1650’ye, Meksika’nin yerli nüfusunu yirmi bes milyondan bir milyona, yeni kitanin yerli nüfusunu seksen milyondan on milyona indirilerek, yüz elli yilda insanligin hemen hemen beste biri yok edilmistir. Bir baska rakama göre 54 milyon insanin yasadigi kitada 1860’lara gelindiginde ancak 340 000, 1910’da ise 220 000 yerli kalmisti. Bu rakamlari gözden geçiren Pierre Clastres ise yok edilenlerin, insanligin dörtte birine tekabül ettigine dair görüsleri dogru bulmaktadir. Hangi oran dogru olursa olsun, rakamlarin dili felaketin siddetini ortaya koymak için yeterlidir. Felaketin siddetini ortaya çikaran anlayis, sonraki nesillere de intikal eden bir atasözü olarak General Sheridan tarafindan “En iyi Kizilderili ölü Kizilderili’dir” sözüyle zaten ifade edilmisti. Ama bu insanlarin öldürülme tarzlari da, canli sahidinin (Bartolome Dé Las Casas ) anlatabildikleri kadariyla bile, en az rakamlar kadar dehset vericidir: “Atlarini, kiliçlarini ve mizraklarini alan Hiristiyanlar, yerli Amerikalilarin daha önce hiç görmedigi eylemlere basladilar: Katliam ve kan dökme! Köylere giriyor, çoluk çocuk, yasli, hamile veya logusa (kadin) demeden, agillarina siginmis kuzulara saldirir gibi, karinlarini desiyor, parçalara ayiriyorlardi. Kimin tek biçak darbesiyle bir insani ortadan ayiracagi veya tek mizrak atisiyla basini kesecegi, ya da bagirsaklarini ortaya dökecegi üzerine bahse giriyorlardi. Anne sütü emen bebekleri zorla aliyor, ayaklarindan tutup baslarini kayalara çarpiyorlardi. Bazilari ise onlari yüksekten irmaklara atiyor, bir yandan da gülerek sakalasiyorlardiÇocuklarla annelerini ve önlerine çikan herkesi kiliçtan geçiriyorlardi. Isa peygamberimizi ve 12 havariyi kutsamak ve saygilarini iletmek için uzun daragaçlari kuruyorlardi. Ayaklari neredeyse yere degecek sekilde, 13 kisilik gruplar halinde onlari bagliyor, atese veriyor ve diri diri yakiyorlardi. Beyleri ve soylulari öldürme sekilleri de ayniydi. Önce direkler üzerine tahta çubuklardan bir izgara yapiyorlardi. Sonra, onlari izgaraya bagliyor, altlarina da hafif bir ates yakiyorlardi. Yerliler bu korkunç iskenceler altinda, çigliklar atarak can veriyorlardi”Bütün bu katliamlari ne yaptigini bilmeyen insanlarin vahsi saldirilari ile açiklamak mümkün görülmemektedir. Çünkü soykirim yüzyillar boyu sürmüs ve gün geçtikçe daha da sistemli hale gelmistir. Soykirimin Papalari ise olup bitenlere seyirci kalmak bir tarafa dinen cevaz vermis, soykirimi mesrulastirma yoluna gitmistir. Günümüzde de Bati dünyasi soykirima Islâm dünyasini hedef alarak devam etmektedir. Ne yazik ki bugünün soykirimci papasi dünyanin gözü önünde gerçeklesen vahsetin üstünü örtmek için yüz yil öncesine dayanan tarihi iftiraya müracaat etmektedir. Türk milletinin soykirim yapmadigi bilim adamlari tarafindan delilleriyle süpheye yer birakmayacak bir sekilde ispatlanmis olmasina ragmen, Türkiye’deki bazi yöneticilerin özür dilemek gibi bir gafletleri Papa’ya cesaret vermistir. Ermeni olmadiklari halde “Hepimiz Ermeniyiz” çigliklari ile sokaklari arsinlayanlara ve yazilariyla onlara destek veren sözde aydinlara, ektikleri nifak ve nefret tohumlarinin yesermesi için Batila saplanmis dünyanin destekleri asikârdir. Aslini inkâr edenler her zaman olacaktir, lakin devletin geleceginden sorumlu olanlarin sorunlu beyanatlari telafisi çok zor olan sonuçlar dogurmaktadir. Soykirim gibi yüz kizartici bir suçu asla islememis bir ecdadin torunu olarak, geçmisimize hakaret etmeye ve hakaret edenlerden de özür dilemeye kimsenin hakki yoktur, haddi de degildir. Unutulmamalidir ki haksiz yere söylenmis kem sözler aynadaki yansimadan ibarettir. Iadesi ise bu satirlari yazan için bir haktir. Hakkim, Papa’ya degil Hakk’a tapmamdan dolayidir. 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber