• DOLAR
    7,5575
  • EURO
    8,9826
  • ALTIN
    474,05
  • BIST
    1,1843
Prof. Dr. Taner Tatar
Prof. Dr. Taner  Tatar
tanertatar@malatyasonsoz.com.tr
KIMIN PAPASI – KIMIN SOYKIRIMI (1)
  • 0
  • 897
  • 16 Nisan 2015 Perşembe
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Hiristiyan dünyasi, dünya tarihinde sistemli ve sürekli soykirimin ilk ve sonu gelmeyen aktörleri olmustur. Haçli seferleri, Hiristiyanligin müesseselesmesinin tarihi kadar uzun bir geçmise sahiptir. Fakat Haçli seferleri tarihin tozlu sayfalarinda kalmis degildir. Dünya hala sefer üzerine sefer yasamakta, soykirim özellikle Islam cografyasinda bütün siddeti ve kan dökücülügüyle devam etmektedir. Hiristiyan Avrupali, kendisine her gün yeni bir kurban aramakta, gözüne kestirdigi kurbanini ya yok etmekte ya da kendine baglamaya diger bir ifadeyle mahkûm etmeye çalismaktadir.

Bütün bu nefret ve siddet faaliyetleri, mazlum insanlara kelimeleri dahi hicaba ve âzâba düsüren daha nice acilar yasattigi tarihin yüzü kizarmis sayfalarinda yerini almis ve daha da almaya devam etmektedir. Ancak bütün bunlar, sebepleri ve sonuçlari ile bitip ciltler arasina, bir daha çikmamak üzere hapsedilmis degildir. Hem öncekilerin sonuçlari bu günlere sarkmakta, hem de soykirim farkli sekillerle karsimiza çikmaktadir. Günümüze sarkan sonuçlar en az geçmistekiler kadar ürkütücüdür.

Yaklasik bin bes yüz yildir mazlumlarin kanini, din, medeniyet ve simdi de demokrasi adina emen Batililarin yapip ettiklerinin bir dökümünü vermek yazimizin hacmini fazlasiyla asar. Biz millet olarak kendimize yapilan zulüm ve soykirim faaliyetlerini anlatmaktan hicap duyariz. Özellikle kendimizi acindirmak ya da birilerinin omuzuna yaslanip aglayarak teselli aramaktan imtina ederiz. Bu sebeple soykirim tarihinin bizden mekân olarak çok uzakta ama hüznümüz itibariyle tam da içimizde hissettigimiz Kizilderili soykirimi, bizatihi Hiristiyanlik adina yapilmis olmasi bakimindan ‘Soykirimin Papa’sina cevap teskil edicidir.

Altin bulmak ve zengin olmak hayaliyle muazzam kitanin isgaline baslayan Avrupali, kendi hayalini gerçeklestirme ugruna isgal ettigi topraklarin yerli halkina hayati kâbusa dönüstürmüstür. 1492’den itibaren Kizilderililerin üzerinde fark edilen ve onlardan çalinan altin, izleyen yolculuklarin masraflarinin karsilanmasina, baharat satin alinmasina, hükümetlerin denetlenmesine, bakanlarin ve piskoposlarin istenildigi gibi çalistirilmalarina tek basina imkân saglayacaktir. Böylece altin bir yüzyildan fazla bir süre boyunca, gümüsle birlikte Amerika’nin yegâne ihraç kalemi olacaktir. Altin, yeni bir tipten insanlarin bu kitaya hücum etmelerini tahrik edecektir: bunlar artik denizciler ya da hayalperestler degil de, servet avcilaridir. Artik tüccarlar degil de çok basit olarak hirsizlardir. 1520’de tapinaklardan çalinan ve madenlerden veya nehirlerden çikartilan toplam altin miktari otuz ila otuz bes ton arasindadir; bu toplama islemi adalardaki on binlerce Kizilderili’nin hayatina mal olmustur. Öyle ki mesela Guaxaca madeninde çalisma sartlari öylesine öldürücüdür ki, madenin çevresinde, çapi iki kilometrelik bir alanda, iskeletlerin ve cesetlerin üzerinde yürümek gerekmektedir. Bu sekilde, isgalciler, haydutlar ve köle avcilari olarak gelmisler, sömürgeci ve tüccarlar olarak kalmislardir. Iste Koca Akif’in “Tek disi kalmis canavar” seklinde ifade ettigi medeniyet, bunun gibi milyonlarca insanlarin kemiklerinin üzerine bina edilmistir. Bu öyle bir yok edis tufanidir ki, bu tufandan bütün canlilar etkilenmistir. Katliamin boyutlari hakikaten korkunç seviyelerde görülmektedir. Zira insan, hayvan agaç vs. canli namina ne varsa, hepsi yok edilmistir. Bu yok edilisin istirabini derinden hisseden “kara geyik” adli Kizilderili’nin yürek yangininin alevi dudak arasindan söyle çikmaktadir:

“O zaman kaç kisinin öldügünü anlayamamistim. Simdi kocamisligimin su yüksek tepesinden gerilere baktigimda, yerde birbirleri üzerinde yigili duran bogazlanmis kadinlari ve çocuklari, hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o kanli çamurun içinde bir seyin daha öldügünü ve o kar firtinasina gömüldügünü görebiliyorum. Evet, bir halkin düsü öldü orada. Güzel bir düstü evet… sonra bir ulusun umudu kirilip paramparça oldu. Artik yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal agaç”

                Kendi evinde yüzyillarca “homo hominu lipus” (insan inanin kurdudur) diye nitelendirilen Avrupali, yamyamligini yeni gittigi büyük kitaya da tasidi. Zira 1609&1610 yillarinda Jonestown’da koloni kuran Ingilizler, kitliktan kirilmaya baslayinca, Kizilderililerin onlara misir ve hindi yardimi yapmalarina ragmen, onlar “yerli” avina çiktilar ve Kizilderilileri öldürerek etlerini yediler. Hatta cesetleri bile çikarip yediler. Mesela, Bartolome Dé Las Casas’in görgü sahidi olarak yazdiklarina göre Guatemala’ya gelen bir kaptanin ordugâhinda, akil almaz bir insan eti kasapligi vardi. Kaptanin önünde, çocuklar öldürülüyor, kizartiliyordu. Sadece ellerini ve ayaklarini &en iyi parçalar sayiliyordu- almak için adam öldürülüyordu. Bir manada Avrupa tarihi yeni kitaya tasinmis oluyordu. Bir farkla ki, bir ara birbirini yiyen Avrupali, artik yiyecek baskalarini bulmus oluyordu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber