• DOLAR
    5,7884
    %0,66
  • EURO
    6,4038
    %0,20
  • ALTIN
    271,88
    %-0,36
  • BIST
    7,6090
    %0,46
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
KEŞKELER ÜZERİNE-1
  • 0
  • 571
  • 27 Ağustos 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Genellikle birçoğumuz bazı nedenlerden dolayı ‘ah keşke!’ demişizdir. Keşke şöyle, böyle olsaydı. Keşke ben olmayaydım, o olmayaydı veya bunlar olmayaydı. Keşke ben de onun gibi olaydım, onunla olaydım, benim de olaydı. Keşke gitmeseydi, görmeseydim. Keşke yetişseydim. Keşke kırmasaydım, vurmasaydım, yapmasaydım gibi. Bu keşkeleri çoğaltabilir ve hemen her konuya uyarlayabiliriz. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki, bütün bu keşkeler boşuna!

Bu konuda hayatın kitabı Kur’an-ı Kerime baktığımızda Yüce Rabbimiz çok önemli yedi hususla ilgili olarak biz kullarına “KEŞKE BİLSELERDİ!” buyurarak dikkatlerimizi çekmektedir. Kul açısından meseleye baktığımızda daha çok cehennemdeki azaba uğramayı gerektiren hatalardan ötürü duyulan derin bir pişmanlığı ifade ettiğini görüyoruz. Yaratan açısından baktığımızda, biz hâlâ yaşayanlar açısından çok ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını görüyoruz. Kısaca bu yedi maddeye değinmek gerekirse: 1-  SİHİR VE BÜYÜ: “(Yahudi’ler Allah’ın kitabını bırakarak sihir yapmağa başladılar) ve Süleyman (a.s.)(devletini yıkmak için) saltanatı aleyhine şeytanların okudukları şeye (sihire) tâbi oldular. Hazreti Süleyman (nihayet onlara galip gelmekle) sihir edip kâfir olmadı. Fakat şeytanlar, insanlara sihir öğrettiklerinden kâfir oldular; Bâbil (şehrin) deki Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirilen şeyleri (sihirleri) öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek: “- Biz ancak bir imtihan ve tecrübe için Allah tarafından gönderildik; sakın sihir yapmayı caiz görüp de kâfir olma!” demedikçe bir kimseye öğretmiyorlardı. İşte insanlar, karı ile koca arasını ayıracak şeyleri, o meleklerden öğreniyorlardı. Fakat Allah’ın izni olmadıkça sihirbazların büyüsü ve sihri hiç bir kimseye zarar verici değildir. Onlar (Yahudiler ve Şeytanlar) ise, kendilerini zarara sokacak ve hiç bir fayda vermeyecek şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onlar biliyorlar ki, sihri satın alan kimse için, ahirette bir nasip yoktur. Onlar sihir yapmayı benimsemekle nefislerini ne kötü şeye satmış olduklarını keşke bilselerdi!” (Bakara, 102)

 2- İMAN ETMEK: “Eğer Yahudiler Peygambere ve Kur’an’a iman edip de sihir yapmaktan sakınsalardı, Allah’ın sevabı onlar için daha hayırlı olurdu; keşke bunu bilselerdi!” (Bakara, 103)

3- ZULÜM VE HİCRET: Baskı, zulüm ve işkenceye uğradıktan sonra, Allah yolunda, memleketlerinden, özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenleri, dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz, devlet kurduracağız. Keşke bilmiş olsalardı ahiretin, ebedî yurdun mükâfatı elbette daha büyüktür.” (Nahl, 41)

4- ALLAH’TAN BAŞKASINI DOST EDİNENLER: Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden koruyucular, otoriteler edinenlerin durumu, dişi örümceğe sığınanların durumuna benzer. Dişi örümcek bir yuva yapar, bir aile kurar. Evlerin en çürüğü, tehlikeye en açık olanı, ailelerin en çok sıkıntı çekeni, dişi örümceğin evi ve ailesidir. Keşke anlayabilselerdi.” (Ankebut, 41)

  NOT: “Hayvanlar üzerine yapılan araştırmalarda örümcekler ile ilgili çok ilginç bilimsel sonuçlara ulaşılmıştır. Bunlardan biri örümceğin evini erkek örümceğin değil, dişi örümceğin yapmasıdır. Bilimin ulaştığı bu netice, Kur’an’ın verdiği haber ile tam bir uyum içindedir.

Ayetteki ikinci önemli nokta, örümceklerle ilgili araştırmalar sonucunda ulaşılan bir başka bilgi de şu şekildedir: Canlıların çok büyük bir bölümünde erkekler dişilere nazaran daha iri, daha kuvvetlidir. Örümcekler, dişilerin erkeklerden daha büyük olduğu azınlıktaki canlı türlerinden biridir. Canlı türleri genelde evlerini; sıcaktan, soğuktan, düşmanlardan ve her türlü zarardan korumak için inşa ederler. Oysa örümcek evini; yok etmek, zarar vermek, evine yanlışlıkla uğrayanları yemek için inşa eder. Bu yüzden evlerin en güvenilmezi, örümceğin evidir.

Dişi örümcek, erkek örümcek ile birleştikten sonra kendi erkeğini de yemektedir. Bu yüzden dişi örümceğin evi, bırakın başkalarını, kendi erkeği için bile güvenilmezdir. Eğer erkek örümcek, birleşmeden sonra kaçmayı başarabilen ender şanslı erkeklerden değilse, dişisinin evi kendi mezarı olacaktır.”

5- GERÇEK HAYAT: Bu dünya hayatı, kesinlikle çoluk-çocuk sahibi olma zevki, bir eğlence, bir oyundur. Âhiret yurdundaki hayat ise, bütün canlılığıyla devam eden sonsuz, asıl hayattır. Keşke bilmiş olsalardı.” (Ankebut, 64)

6- PEYGAMBERLERİ YALANLAMAK: Onlardan öncekiler de, peygamberlerin azapla ilgili uyarılarını yalanladılar. Hatırlarına gelmeyen, farkına varamadıkları bir yerden onlara azap yağdı. Allah dünya hayatında onlara, öldürülme, esaret, yere batırma, hayvana çevrilme gibi rezilliği, rüsvalığı tattırdı. Ahiret, ebedî yurt azabı daha büyük, daha şiddetlidir. Keşke bunu bilselerdi.” (Zümer, 25, 26)

7- AHİRET AZABININ BÜYÜKLÜĞÜ: “İşte bu dünyada, insanları imtihan etmek için verdiğimiz ceza böyledir. Ahiret; ebedî yurt azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.” (Kalem, 33)

Biz ölümlü aciz kulların kendimize çekidüzen vermemiz ve uyarı açısından bu yedi ayet fazlasıyla yeter sanırım. Selam ve dua ile…

M. Fatih KAHRAMAN

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber