30 Ağustos 2014 Cumartesi

Malatya Asayiş!

Kendi Anayasanı Kendin Yap

27 Şubat 2012, 10:00
Kendi Anayasanı Kendin Yap
   Bu söz ‘’kendin pişir kendin ye ‘’ kıvamında ve gayri ciddiliğinde algılansa bile aslında anayasanın otuz sene sonra tekrar yazılacağı bu süreçte tamda çuk diye oturan bir ifade.

 1982 anayasasından sonra gerçekten millet kavramına pekiştirecek bireylerin hak ve özgürlüklerini önceleyecek, devleti de onun hadimi yapacak ve önümüzde ki yüz yıla bir manifesto oluşturacak yeni bir anayasayı yazma vakti artık geliyor.

 Bilindiği gibi yeni Anayasa oluşturma süreci TBMM başkanı Cemil Çiçek riyasetinde başladı. Birçok kurum ve kuruluş bu konuda ki görüş ve önerilerini tek tek oluşturulan komisyona iletmeye başladılar.

 Oluşacak yeni Anayasanın öncekilere nazaran daha belirgin başlıklarla oluşup, olabildiğince az madde içermesi isteniliyor. Oluşan ana maddelerin, uygulayıcı hükümetler tarafından alt maddelerinin oluşması hedefleniyor.

 İşte tam bu süreçte biz bireylerin yani vatandaşların kendi hak ve özgürlüklerini, ihtiyaçlarını Anayasadan beklentilerini kendilerini temsil eden STK’lara havale etmesi, onlar aracılığıyla taleplerini oluşturması makul ve mantıklı görünüyor olmasına rağmen ben burada biraz farklı öneriyle bu konuyu şekillendirmek istiyorum.

 Evet başlığımızda da belirttiğimizi gibi benim bu ülkede yaşayan her katmanda ki vatandaştan isteğim ‘’ kendi Anayasalarının kendilerince yapmasıdır.’’

 Doğrusu bende böyle bir düşünce geçen Cuma İstanbul Bahçelievler Hafız Ali Camiinin hutbesin de camimizin imamı Hüseyin hocanın cemaate seslenmesiyle oluştu.

 Türkiye’nin büyük çoğunlukla camilerde ki Cuma namazı süresi başlangıcı ve sonu itibariyle ortalama otuz dakika ile kırk dakika arasında sürüyor. Memurların ve işçilerin öğle arası tatilinden istifade edip gittikleri camilerde süreyle ilgili sıkıntılarını biliyoruz. Yaklaşık bir saatlik bir tatil süresi, yemek sonrası Cuma namazını ‘’sayılı’’ dakikalara kurban ediyor.

 Dinimizce çok önemsenen hiç olmazsa o yörenin Müslümanlarının bir araya geldiği ve kaynaştığı bir Cuma namazının edasında size izin verilen sürenin yetmemesi, dolayısıyla yaptığınız ibadetin çok aceleye gelmesi , hele hele bu süreyi cemaatine daha yararlı olmak ve çok şeyler vermek isteyen imam efendilerinin aşmak zorunda kalması ve bunun cemaatin iş yerlerine geç kalmasına neden oldukları çok anlaşılabilinir bir şey değil.

 Geçen Cuma da böyle bir rahatsızlığı imamıyla da cemaatiyle de beraber camimizde yaşadık.

 Şimdi bu olayın Anayasa çalışmalarıyla ilintisini merak ediyorsunuzdur. Vatandaşların biraz da devletle hukukunu oluşturacak ve bunu bir sözleşme mantığı ile yeni Anayasaya derç edecek bu süreçte genelde bütün vatandaşların, özelde camiye gidenlerin zannımca bu konuyla ilgili bir takım talepleri olacaktır. Söz gelimi niçin Cuma namazı için memur veya işçi çalışanların izinli oldukları süre asgari ‘’iki saat’’ olmasın ?

 Dinimizce kutsanan Cuma günü ve bütün işlerin terk edilerek gidilmesi istenen camilerimiz, ifa edilmesi istenen Cuma namazı için iki saatlik bir süre hiçte fazla sayılmaz. İki saatlik bu süre tahmin edilebileceği gibi çalışanların işlerine geç kalma korkusu olmayacağı,aynı anda  namaza ve hutbeye imamlık eden hoca efendilerinde anca haftada bir kez toplayabildikleri Müslümanlara daha yararlı bilgileri verebilmeleri mümkün.

 Ülkemiz bireylerinin yeni oluşacak Anayasa da bu konuda ki kararlılık ve taleplerini kanun yapıcılara şahsen iletmelerinde hem bir vatandaşlık hakkı hem de dindarlığın gereğidir diye düşünüyorum.

 Kanaatimce bütün vatandaşlarımız bu ülkede yaşarken bir ömürlük, bir senelik, bir aylık ve gündelik maddi ve manevi ihtiyaçlarını gözden geçirerek madde madde tespit edip, Anayasayı oluşturan komisyona ulaştırmalıdırlar. Bunun için onları temsil eden kurum ve kuruluşların, STK’ların gayretlerine güvenmekle beraber kendi işlerini kendileri yapma bağlamında hareket etmelerini çok ihtiyatlı bir davranış olsa da konunun önemine binaen tavsiye ederim.

  Böyle bir sistem oluştururken bunu yukarı da ki şekliyle bildirmeye, gücü yetmeyen çocuklarımızın ve yaşlılarımızın ihtiyaçlarını ve taleplerini de dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum.

 Ben bütün vatandaşlarımızın hassasiyetlerini yeni oluşacak Anayasa da yer almasını, ülkemizi diğer ülkelerle arasında ki yarışmada düşünemediğimiz kadar önünün açacağına inanıyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner28
    e-gazete
    • Malatya haber | Son dakika | Malatya Sonsöz Gazetesi - 29 Ağustos 2014 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV