• DOLAR
    6,0494
    % 0,06
  • EURO
    6,7523
    % -0,26
  • ALTIN
    248,5559
    % -0,63
  • BIST
    86.796
    % -0,47

İstiklal Marşı’nın Kabulünün 98’inci Yılında Akif Anıldı

İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin 98’inci yıl dönümü dolayısıyla Tecde Anadolu Lisesi tarafından Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı konulu resim sergisi ve anma programı düzenlendi. Allah bir daha bu ülkeye İstiklal Marşı yazdırmasın temennisinde bulunan Vali Aydın Baruş, gençlere M. Akif Ersoy’un Safahat adlı eserini hediye etti

İstiklal Marşı’nın Kabulünün 98’inci Yılında Akif Anıldı

12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen istiklal Marşı’nın 98’inci kabul yıldönümü dolayısıyla Battalgazi Şehit Oğuzhan Günaydın Halk Eğitim Merkezinde Resim sergisi ve anma programı düzenlendi. Törene Vali Aydın Baruş, 2’inci Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Hançeri Sayat, Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, İl J. Alay K. Necmi İnce,  Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Savran, Baro Başkanı Enver Han,  İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, şube müdürleri, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı.  20 eserin yer aldığı Mehmet Akif Ersoy konulu resim sergi açılışı da yapıldı. Sergi açılışından sonra anma törenine geçen Vali Aydın Baruş burada şunları dile getirdi: “Milletlerin hayatında geleceklerine yön veren önemli olaylar ve bu olaylara karakterleriyle yön veren abidevi şahsiyetler vardır. Aziz vatanımızı paylaşmak ve iradesini esaret altına almak isteyen zamanın en güçlü müstevli güçlerine karşı Aziz Milletimizin canı ve kanıyla verdiği istiklal Mücadelesi işte bu dönüm noktalarından biridir. Tarihimizin altın sayfalarından birini oluşturan büyük zafere bizleri ulaştıran temel aktörlerden birinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu eşsiz liderlik öncülüğünde Milletimizin özgürlük ve bağımsızlık ruhunun dirilişini sağlayan destansı mısralardır. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik, yorgun, umutları tükenmiş olarak çıkan Anadolu halkı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması akabinde açılan Milli Marş yazma yarışmasında Mehmet Akif in ruhundaki zerreleri nakşederek yazdığı ve 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi huzurunda defalarca okunarak ayakta alkışlanarak kabul gören İstiklal Marşı milli uyanışın sembolü olmuştur. İstiklal Marşı, mısralarında, Milletimizin binlerce yıllık tarihinde hamurunu yoğurmuş kutsal değerleri haykıran eşsiz bir şiirdir. Kurtuluş Savaşı Destam’nda Milletimizin bağımsızlık ruhunun tekrar uyanışını sağlayan istiklal Marşı o günden bu güne Ay Yıldızlı Al Bayrağımızı her gördüğümüzde ya dilimizde ya kalbimizde mısralarını terennüm ettiğimiz hayat şiirimiz olmuştur. Mehmet Akifin eşsiz mısraları, okumaya başladığımızda ilk öğrendiğimiz, okullarımızda, törenlerimizde, spor müsabakalarında, sevinçli olduğumuz anlara, bayrağımızı göndere çektirdiğimiz zamanlarda milli heyecanımızı uyandıran heceler olmuştur. Milletimizin temel değeri olan bu marş Milli Kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bugün, bu Aziz Milletin ferdi olan bir kişinin, istiklal Marşı okunduğunda yüreğinin kabarmaması, vatanı uğrunda nefsini feda eden Aziz şehitlerimizi hatırlamaması mümkün değildir.”

“ALLAH BİR DAHA BU MİLLETE İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN”

Burada konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Tatlı ise şu ifadeleri kullandı: “ Akif İstiklal Marşını Safahat adlı eserine koymamış. “Bu Marş benim değil, milletimize aittir. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın!” demiştir. “Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.” Sözlerinin sahibi Akif; onurlu ve garip bir yaşamı olduğu gibi, ölümü de meçhul ve garipti! Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur felsefesinde uzaktı elbette. Onun derdi; İslam Ümmetinin yetim olma kaygısıydı. Akif zaferden değil, seferden sorumlu olduğunun bilinciyle bir gönül abidesiydi. O, Kuram rehber edinmişti ve inanların sesi, mazlumların nefesi olmayı tercih etmişti; O hayatını inandığı değerlere adamıştı. Akif, topluma yön veren, fikirleriyle zihinleri aydınlatan, toplumsal bir eğitimci olan özelliğini de gösteren müstesna bir şahsiyettir. “Hayır! Hayal ile yoktur alışverişim; her ne demişsem görüp de söylemişim.” sözleriyle haksızlık karşısında, dimdik durarak, sözlerini de dimdik söylemiştir. Şairin özellikle Meyhane, Mahalle Kahvesi ve Köse İmam adlı manzum hikâyelerinde, ailenin; toplumun temeli olduğunu, toplumsal yozlaşmanın aileden başladığını önümüze koymaktadır. Safahat’ta toplumda yaşanan tüm sorunların temelini cahillik olarak gören şairin çözüm için önerdiği tek seçenek eğitim olmuştur. Bu eğilim ve tespit, bize de büyük sorumluluk yüklemektedir. Her milletin kahramanlık, yiğitlik ve yaşamını anlatan destanlar vardır. İstiklal Marşı da bu milletin bağımsızlığını ordunun kahramanlığını, cesaretini, inancını en güzel şekilde şiirsel ve coşkulu bir şekilde dile getirmiştir. Milletin bağımsızlığa olan özlemini ve inancını İstiklal Marşıyla milletin duygularının tercümanı olmuştur. İstiklal Marşı, Milli mücadele döneminde ordunun kahramanlık ve yiğitliğini anlatarak moral ve motivesini yüksek tutmuştur. Milletin inanç ve azmini bir kat daha da artırmıştır. Ömrünün her mevsiminde çileli ıstıraplı ve sürgün hayatını yaşamış bir yüce gönlün ve dava adamının duyguları da düşünceleri de yücedir. En zor ve kritik zamanlarda duruşunu ortaya koymuş, bir direniş hikâyesi olarak abideleşmiş, hürriyetin ne denli vazgeçilmez olduğunu en kadim metinlerden esinlenerek destansı bir anlatımla dile getirmiştir. Akif milletin vicdanıdır, sesini vicdanının emrine vermiştir. Millettin en zor günlerinde yalnızca şiirleriyle değil, inancıyla duruşuyla oradadır ve bunun hiçbir maddi değer ile ölçülemeyeceğini ortaya koymuştur.”

Rahime Gül Erbaş

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber