• DOLAR
    6,8612
  • EURO
    7,7521
  • ALTIN
    392,22
  • BIST
    1,1249

İstanbul Sözleşmesi Eleştirilerin Odağında

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye İlişkin, Türkiye tarafından kabul edilerek imzalanan İstanbul Sözleşmesinin mağdurlarından biri olan emekli din görevlisi Sahip Seçkin, “Hiçbir suçum olmamasına rağmen bu sözleşmenin kurbanı oldum. İstanbul sözleşmesindeki asıl amaç Türk Milletinin aile yapısını çökertmek.” dedi

İstanbul Sözleşmesi Eleştirilerin Odağında

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye İlişkin, Türkiye tarafından kabul edilerek imzalanan İstanbul Sözleşmesinin mağdurlarından biri olan emekli din görevlisi Sahip Seçkin, “Hiçbir suçum olmamasına rağmen bu sözleşmenin kurbanı oldum. İstanbul sözleşmesindeki asıl amaç Türk Milletinin aile yapısını çökertmek.” dedi

Ailesiyle uzun süredir problemler yaşıysan, eşinin ve çocuklarının şikâyeti üzerine evinden uzaklaştırma kararı verilen emekli din görevlisi Sahip Seçkin, bu sözleşmenin iptal edilmesini istiyor. Eşinin ve çocuklarının şikâyeti üzerine evinden uzaklaştırılan sözleşme mağduru Sahip Seçkin, tek derdinin evinde huzur sağlamak olduğunu ifade etti.  Bu sözleşmeye aklı başında herkesin karşı olduğunun altını çizen Seçkin sözleşmenin asıl amacının “Türk Milletinin aile yapısını çökertmek” olduğunu ifade etti.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN KURBANI OLDUM

Emekli Din Görevlisi Sahip Seçkin, yaşadığı olumsuz olayların asıl sebebinin bu sözleşmenin uygulaması olduğunu vurgulayarak görüş ve düşüncelerini şu şekilde paylaştı. “Uzun süredir ailem ile ilgili sorunlar yaşıyorum. Bir Müslüman olarak, İslam’ı bilen birisi olarak, Allah’ın adına yemin ederek söylüyorum. Ne eşime ne de çocuklarıma ne bir tokat vurdum,  ne de şiddet uyguladım. Kesinlikle böyle bir şey olmadı.  Buna rağmen İstanbul Sözleşmesi’nin kurbanı oldum. Eşim gerek telefonla arayarak, gerek bizzat karakola giderek hakkımda çeşitli defalarca şikâyette bulundu. Şikâyetler sonucunda sebepsiz yere beni evimden uzaklaştırdı. Bugün öyle bir ülkede yaşıyoruz ki biz erkeklere sokak köpekleri kadar önem verilmiyor. Bir Müslüman olarak, İslam’ı bilen birisi olarak Allah’a ve peygambere iman eden bir Müslüman kesinlikle hiçbir hayvana eziyet edemez. Ama bakıyorum ki İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği sonuçlar gösteriyor ki aile meselelerinde erkeğe bir sokak köpeğine verilen değer kadar değer verilmiyor.

AİLE YAPIMIZI BOZMAYA ÇALIŞIYORLAR

Türkiye’de ise insan olarak erkekler ikinci plana atılmış bir vaziyette. Okuduğum kadarıyla ülkemizde 2 milyon erkek evinden uzaklaştırılmış.  Tabii ki kendini bilmez belki birkaç tane erkek eşine şiddet uyguladı. Bunları kesinlikle tasvip etmiyoruz. En kutsal varlık insandır. Allahu Teâlâ Kuran’ı Kerim’de ‘Sizin benim yanımda en kıymetli olanınız benden en çok korkanınızdır’ diyor.  Kur’an-ı Kerim’de hiçbir ayrım yapmıyor. Bu kadın da olabilir erkek de olabilir. Allah’ın değer verdiği Allah’ın Kıymet verdiği bir insan ister erkek olsun ister kadın olsun isterse bütün dünya değer vermesin. Önemli olan Allah’ın değer vermesidir. Burada Allah bir ölçü koyuyor. Hal böyle olunca Müslümanlar en kıymetli varlık olan bir kadına nasıl hakaret eder nasıl şiddet uygular. Ama bıçaklayan, ama silahla kadına şiddet uygulayan, ama silahla vuran ne kadar cani ise ne kadar vahşi ise bir kanuna getirenler de o kadar cani ve vahşidir.  Çünkü sorgusuz sualsiz erkekleri dışarı atıyorlar erkek dışarı atılınca da kadın istediği gibi başka kirli emellerine ulaşabiliyor. Allah-u Teâlâ Kuran’ı Kerim’de Diyor ki “ey Habibim deki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Bilen insanlar bu aile meselelerini konuşup araştırıp çözüme bağlarsa sağlıklı bir çözüm getirirler. Ama bilmeyen insanlar konuya fayda getireceği yerde zarar verir. Onun için bir bu İstanbul Sözleşmesi ile ilgili, doğudan batıya her yerden bana telefonlar geliyor bizi yönetenler ve yönetimler yanlış kulvarda yürüdükleri için toplum olarak bu mağduriyeti yaşıyoruz. 4 çocuğum var. Çocuklarımı iyi bir şekilde yetiştirdim ama çocuklarım üniversite ortamında bozuldular. Şurada burada arkadaşlarından etkilenerek sigara içmeye başladılar.  Ben de aynı zamanda astım hastasıyım ben de hem onların sağlığı hem kendi sağlığım için en azından evde sigara içmemeleri yönünde tembih ettim uyarıda bulundum. Sigara konusunda bir ara yine tartıştık şiddet yok ama kardeşimle büyük oğlum geldi. Araya girdiler. Eşim sigara konusunda benimle küstü. Önce aramızda bir anlaşma yaptık. Ev içinde Sigara içmeme kararı aldık. Sonra tekrar içeride sigara içmeye başladılar.

ANNE VE BABANIN FONKSİYONU KALMADI

Burada asıl söylemek istediğim konu ise şudur. Anne baba olarak hiç kimsenin bir fonksiyonu kalmadı. Şu andaki İstanbul Sözleşmesi’nin sonuçlarına göre bir anne baba olarak çocuğunuza bir şey söyleyemiyorsunuz.  Bu sözleşme tamamen İslam’a karşı alınan, İslam’ı ortadan kaldırmak için bu kanun getirilmiştir. Bunun başka bir anlamı yoktur. Savaş meydanında bileğimizi bükemeyen Avrupa aile yapımızı yıkarak zaferi elde ettiler. Onun için Türkiye’ye geçmiş olsun. Bu İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden gözden geçirilerek iptal edilmesini istiyorum. Bu konu gündeme geldiğinden beri Türkiye genelinden birçok telefon alıyorum. Çok destek alıyorum. Kanunu getirenler Allah katında hesapları ağır olacak diye düşünüyorum. Mahşer meydanında Allah’a hesap vermeye başladıkları zaman bu yaptıkları hatayı orada anlayacaklar. Bu konuyu zamana bırakmadan bu kanunu iptal etmeliler.”

A.Vahap Kaygusuz (Özel Haber)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber