• DOLAR
    5,7971
    %-0,49
  • EURO
    6,4953
    %0,11
  • ALTIN
    277,84
    %-0,57
  • BIST
    98.415
    %3,71
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
HZ. HÜSEYİN VE KUTLU ŞEHADETİ
  • 0
  • 488
  • 08 Eylül 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Hicretin 58.yılıydı. Efendimiz (sav) vefat edeli henüz 50 yıl olmamıştı. Miladi olarak tarihler 680 yılını gösteriyordu. Aylardan 10 Ekim. Tevafuk ki hicri olarak da Muharrem ayının 10. gününe denk geliyordu. Medine’den ailesiyle ve yakınlarıyla yola çıkan İmam Hüseyin (radiyallahu anh ), bugün şehadet şerbetini içecekti. Mevki Kerbela’ydı. Yezid’in adamları Irak’ta yolunu kesecekti mübarek İmam’ın.
Hz.Hüseyin (radiyallahu anh) kendisine defalarca mektup yollayıp çağıran Kufe’lilerin çağrısı ile Allah rızası için yola çıkmış ancak kendisini çağıranları dahi yanında bulamamıştı. Vefasızlık göstermişti kendisine gel diyenler. Fakat bütün bunları elbette feraseti ile biliyordu İmam. Lakin yola çıkmayı kendisine farz olarak görüyordu. Çünkü AŞK’ın yolunda BEDEL ödemek gerekti. Allah’a âşık olan bir halifeydi İmam Hüseyin. Kendisine biat etmiş kişi sayısı hiç önemli değildi. O, Allah’a güvenmiş, O’nun rızasına baş koymuştu. Yeryüzünün nefes alan en mübarek evliyaullah’ı idi. Kendisinden daha ehil olarak kimsenin bulunamadığı hilafet makamını zorbaca gasbeden Yezid’e karşı mücadele etmek zorundaydı. Çünkü bu mukaddes davanın mukaddes bir emriydi LİYAKAT. Yezid liyakat sahibi olmadığı gibi zorbaca zulmediyordu Müslümanlara. Çare kıyam etmekti. İmam Hüseyin (radiyallahu anh) sayıca az fakat yürekleri ile tüm Irak’ı dolduran mübarek ehliyle meydandaydı. Bu öyle bir meydandı ki akan kan kurumayacaktı kıyamete dek. Bu öyle bir meydandı ki susuzluğu ile inleyen Peygamber torunlarının feryadını kaldıramayacaktı asırlardır. Bu meydana Resullah’ın (sav) öptüğü, kokladığı mübarek bir baş düşecekti. Hiçbir Muhammedî kalbin kaldıramayacağı derin acıyı miras bırakacaktı çağlara bu meydan… Şairlerin hüzünlü mısraları taşıyamayacaktı bu meydanın elemini. Peygamberin (sav) henüz yaşarken hüznüyle ağladığı acı hadise gerçekleşiyordu şimdi. Yazmaya dahi ellerimizin gitmediği, ‘Ah bir fırsatım olsaydı, engelleyebilseydim’ yahut ‘O uğurda canımı bin defa feda etseydim’ dediğimiz acı hadise. Bu yürekleri takatsiz bırakan hadise ne Şii ne Sünni meselesidir. Bu elem, inanan Muhammedî kalplerin hüznüdür. İmam Hüseyin (radiyallahu anh) Anadolu’da yeşeren tasavvuf deryasının ser çeşmesidir. Bu topraklarda yeşeren her fidanın kökünde vardır onun hüznü. İmam Hüseyin (radiyallahu anh)’ın şehadeti her Muharremde Anadolu’yu derinden yaralar. Osmanlı döneminde sakaların su satmaktan geri durduğu, Osmanlı ariflerinin suyu dışarıdan gözükmeyen bardaklardan içmesinin sebebidir Kerbela. Ruh-u Hüseyin’i incitmemek için kana kana su içmeyen ariflerin toprağıdır Anadolu.
Fuzûlî’nin Hadîkat-üs-Su’ada’sından, Ahmet Turgut’un Aşkın Şehidi romanına kadar pek çok kıymetli eserin hüznüdür Kerbela.
‘’Şâh-i Şehid’in susamış dudağını anmak, hasta gönlümüzün şifa balıdır. ‘’ derken, bu hüznü yazarak dahi olsa teselli bulduğunu ifade etmiştir Fuzûlî.
Ehlibeyt sevgisi bu toprakların insanının değişmeyen hasletidir. Öyle ki Osmanlı döneminde seyyid ve şerifler için özel defterler tutulur, diğer insanlardan ayrı muamele edilir, onlara hürmet edilirdi. Bu sevgi ve muhabbet asırları aşıp günümüze kadar gelmiştir.
Yunus Emre Ehlibeyt aşkını mısralarına dökmüş, dillerde hâlâ bestelenmekte olan muazzam şiirlerle Kerbela  hüznünü ve Ehlibeyt sevgisini dile getirmiştir.
‘’Şehitlerin serçeşmesi
Enbiyanın bağrı başı,
Evliyanın gözü yaşı,
Hasan ile Hüseyin’dir.’’
Ehlibeyt muhabbeti ve Kerbela hüznü, kıyamete kadar Anadolu topraklarında Muhammedî kalplerde olacak, Hz Hüseyin (radiyallahu anh ) gönüllerimizde kahraman bir kıyam önderi olarak yâd edilmeye devam edecektir.
Rabbim  bizleri bu muhabbetten ayırmasın.
Kerbela’da şehadet şerbetini içen başta Hz. Hüseyin (radiyallahu anh) olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle,
saygıyla, özlemle anıyor, bu hüzünden ibret alıp Mü’min olarak her olaya Hüseynî bir kalple bakmayı Rabbim’den temenni ediyorum.
Selam ve Dua ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber