• DOLAR
    7,5774
  • EURO
    8,9922
  • ALTIN
    477,07
  • BIST
    1,1864
Fikri Demirtaş
Fikri  Demirtaş
fikri.demirtas@malatyasonsoz.com.tr
HEKİMHAN’A GÜZ YOLCULUĞU
  • 0
  • 732
  • 03 Ocak 2020 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Beydağı  sislerin arkasında. Dağın yamaçlarından esen rüzgârlar Banazı’yı, Gündübek’i geçerek şehrin üstüne doğru taşıyor sisi. Okulların bahçelerinde, çocuk cıvıltıları sokaklara taşmakta.

Ceviz ve maden diyarı olarak bilinen 1040 m. rakımlı Hekimhan’a, Güzelyurt (Cüzüngüt)ve Karamahmut mahallelerinin Sonbahardaki renk döngüsünü izlemek ve fotoğraf çekmek için fotoğrafçı Hüseyin ve bir bayan gazeteci arkadaşla birlikte gün ışıyınca yola koyulduk…

Malatya’dan Hekimhan’a giderken Dilek’ten Yazıhan’a kadar yolun her iki tarafında çınar, söğüt, kavak ağaçları arasında sarı ve kırmızı bir ağaç tünelinden geçiriyorduk sanki. Kayısı, elma, armut ve her çeşit meyve ağaçları ise çoktan kışa hazırlık yapmışlardı. Baharın rengârenk güzelliğiyle yarışırcasına sonbahar da turuncunun kırk tonuyla doğaya ayrı bir güzellik katıyordu. Ağaçlar raks edercesine belli belirsiz yapraklarını dökerken gazeller toprağın üstüne çarşaf gibi örtmüştü. Yel estikçe arabamızın üstüne, uçuşan yapraklar kelebekler gibi konuyordu.

Tohma köprüsünden geçerken doğanın sarı-turuncu renkleri Karakaya baraj gölünün üzerine aks ederek pastoral bir görüntü sunuyordu. Köprüden otomobille usulca ilerlerken arkadaşlar bu enfes manzarayı fotoğraflama ayrıcalığına erişiyordu. Yazıhan’ın uçsuz bucaksız düzlüklerinin arasından süzülüp Kuruçay tünelinden geçtik, Kızılyarma’dan Boztepe barajında azalan suyun sakin görüntüsü bizi selamlıyordu…

Hekimhan’ın ağzı Gafladan geçip ilçe merkezine ulaştık. Hekimhan Malatya’nın önemli ilçelerinden biridir. Malatya’dan Sivas’a giden tren ve karayolu üzerinde dağlarla çevrili bir vadide bulunur. Bölgede yapılan gezi ve incelemelerde Hekimhan ve çevresinde Tarih öncesi çağlardan itibaren yerleşim ve kültür kalıntılarının mevcut olduğunu ortaya koymuştur. Birinci Dünya savaşında 1915 ‘den önceki tarihlerde Anadolu’da olduğu gibi Hekimhan’da da asırlarca Türkler, Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Rumlar burada da birlikte yaşamışlar. 1800’li yıllardan sonra başlayarak Emperyalist devletlerin Osmanlı devletini paylaşım savaşları. Bu topraklarda da Savaş, katliamlar. isyan- iskan, muhacirler, tehcir ( zorunlu göç)din değiştirme. Kan ve gözyaşı ile yoğrulmuş bu kadim topraklar.

Yüce kayanın yamacında çarşı merkezinde bulunan Selçuklu Türk devletinin 3 dilli ( Arapça, Süryanice, Ermenice )Miladi 1218.Taşhan’ın kitabesi, ilçede yıllarca farklı ırklar dinler ve kültürlerin bir arada yaşattığını yansıdan 800 yıllık belgenin kendisini gördük. Kitabesinde Miladi 1661’de Fazıl Ahmet Paşa Yaptırıldığı yazılı, Osmanlı dönemi Köprülü Mehmet paşa camisini inceleyip fotoğraflarını çektikten sonra. Caminin yaklaşık 50-60 metre aşağısında Dünyaca ünlü Türk öykü ve masal yazarı, derleyicisi Eflatun Cem Güneyin doğduğu iki katlı kerpiç eve yürüyerek gittik. Ev harabe halinde korumaya alınmamış. Evin taş duvarlarının arasında 3-4 tane eski yazılı taşlar dikkatimizi çekti.

Çarşı meydanındaki at üzerinde Atatürk heykeli ve gurbette yaşayan Hekimhan’lılarca simgesel önemi olan binlerce yıldır tarihe şahitlik eden nice insanların sırlarını saklayan, Yücekaya’yı ve Zurbahan Dağı’nın fotoğraflarını çektik.

Kaymakamlık binasının arkasında yıkık ve harabe durumda olan 16.y.y’da yapılmış Tarihi Surp Pırgiç Ermeni Kilisesi. ( 1934 yıllarından yakın zamana kadar cezaevi olarak kullanılmış) Vakıflar bölge Müdürlüğünce zemin etüdü yapılan kilisenin restorasyonu yapılacağı bilgisini duyduk…

Çağna ve Şıpşıpyı görmeden Cüzüngü’te gidilmezdi. Çağna İlçe Emniyet müdürlüğünün arkasına düşen yerdeki uçurumun adı.Çağna nice ölümlere, intiharlara, tarihi acı olaylara şahit olmuş. Eskiden telef olan, mundar olan, belediye görevlilerince zehirlenen hayvanlar buraya atılırmış. Kartallar , leş yiyen hayvanlar bayram edermiş bu günlerde. Halktan bazıları birbirleriyle döğüşünde, tartıştığında beddua ederken “çağna harcı, Git Çağnadan kendini at temizle” diye söylerlermiş. Çağna’ya Vahit Mutlu’nun Belediye Başkanlığı döneminde çok güzel bir park yapılmış.

Şıpşıpı’yı gördüğümüzde adı gibi kayaların çıkıntılarından şıp şıp damlalar süzülüyordu. Şelalenin eteğindeki kayalarda ki arapsaçı benzeri bitkilerin üzerindeki damlacıkların kışın soğugunda enfes manzaralar çıktığını söylediler. İstasyona kadar gidip kuruçaya kadar giden şıpşıpının suyunun geçtiği bahçelerdeki sık meyve ağaçları ceviz, kayısı bir ormanı andırıyor. Kavaklar minare gibi görünüyor. Kuruçaydaki bahçelerin Ceviz ve dut ağaçlarının geniş taçları evleri örtüyor. İstasyondaki demir cevheri yüklü trenin düdük sesi duyuluyor. (devam edecek)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber