• DOLAR
    7,0108
    % 9,34
  • EURO
    7,9903
    % 8,91
  • ALTIN
    268,8769
    % -1,55
  • BIST
    92.684,55
    % -2,38

Hedef AK Partisiz Türkiye

"Bes benzemezin bir arada oldugu ayni ortamda hareket edip ayni yere kostugu bir yaris var. Hedef de belli AK Partisiz Türkiye," diyen Yasar, Bunlar Kürt halkini Kemalist bloka satti. Bu satistan ekmek çikmaz, halk buna prim vermez. Sonuç da bunu gösterecek" ifadelerini kullandi

Hedef AK Partisiz Türkiye

Àe??lass=”MsoNormal”>>>HAZIRLAYAN: Nihal GÜL

 
GECE TAKIBI

Uzun süre mafya babasi Shawn Maguire'in en iyi arkadasi olan tetikçi Jimmy, artik formunda degildir ve yaslanmistir ancak mafya babasi patronu onu bir göreve daha zorlar. Jimmy, kendisinden uzun zaman önce uzaklasmis oglu hedef haline geldiginde, suç dünyasindaki ailesi ve kendisini terk etmis gerçek ailesi arasinda bir seçim yapmak zorunda kalir. Jimmy'nin geçmis hatalarinin tek kefareti oglunun hayatini bir silahin ucundan korumak olacaktir. Filmin yönetmenligini Jaume Collet-Serra üstlenirken, senaryosu ise Brad Ingelsby‘ye ait. Filmin yildiz oyuncu kadrosunda ise Genesis Rodriguez, Liam Neeson, Joel Kinnaman, Ed Harris ve Vincent D’Onofrio yer aliyor. Filmin yapimciligini Köstebek filminden tanidigimiz Roy Lee ve Sherlock Holmes’tan tanidigimiz Michael Tadross yap

 Kayisinin sorunlarina çözüm bulmak maciyla "Kayisi için Ortak Akil Platformu"nu oluslturan AK Parti Malatya Milletvekili adayi Nurettin Yasar, projesini Hilton Otelde düzenledigi basin toplantisinda tanitti. Yasar, Kayisi Için Ortak Akil Platformu ile kayisinin bütün süreçlerinin incelenerek, sorunlarinin dinlenecegini ve kalici çözümler üretilecegini söyledi.

Malatya’nin önemli gelir kaynaklarindan olan kayisinin sorunlarina kalici çözümler üretmek için kurulan ‘Kayisi Için Ortak Akil Platformu’ ile ilgili bilgiler veren Milletvekili adayi Nurettin Yasar, Malatya’nin her yil ortalama 100 bin tonun üzerinde kuru kayisi ihraç etmekte oldugunu ve bu ihracatin karsiliginda 300-350 milyon dolar girdinin oldugunu ifade ederek, dogru çözümlerle ihracat rakaminin bir milyar dolara ulasabilecegini kaydetti.

"ÇÖZÜM ÖNERILERINI BEKLIYORUZ"

 

"Kayisi Için Ortak Akil Platformu" ile kayisinin bütün süreçlerinin incelenerek, sorunlarinin dinlenecegini ve kalici çözümler üretilecegini açiklayan AK Parti Dördüncü sira Milletvekili adayi Nurettin Yasar, “Ortak Akil Platformu’nda toplanan öneriler; üreticiler, isletmeciler, ihracatçilar, müsteriler, akademisyenler, ilgili bakanlilarin ve kurumlarin temsilcilerinin katilimiyla gerçeklestirilecek bir çalistayda mevcut imkan ve kabiliyetler çerçevesinde degerlendirilecektir” dedi.

 

“HERKESI BU ÇÖZÜME ORTAK AKIL OLMAYA DAVET EDIYORUM”

 

Çesitli eksiklerden dolayi kayisinin uluslar arasi pazarda hak ettigi yerde olmadigini dile getiren Yasar, “Dis ülke marketlerinde satilan kayisi fiyati ile üreticiden çiktigi andaki kayisi fiyati arasinda uçurum vardir. Üreticinin cebine girmesi gereken paranin büyük kismi maalesef dis ülkelerdeki büyük marketlerin kasasina girmektedir. Kuru kayisi ülkemizin tat, koku ve cins bakimindan dünya ülkeleri arasinda neredeyse tekel oldugu bir ihraç ürünü olmasina karsin, yillara göre rekolte, ihraç ve döviz girdisi miktarlarina göre bir karsilastirma yapildiginda görünen odur ki, ülkemize döviz getirisi çok fazla degismektedir” diye konustu.

 

"KAYISIDA FIYAT ISTIKRARI OLMALI"

Kayisi ile ilgili sorunlari masaya yatiran ve çözüm önerilerine deginen Yasar, sunlari söyledi: “Kayisi kuru olarak bütün, kesme, ezme ve pestil olarak islenmektedir. Kayisi rekolte-ihracat miktari ile yurda döviz getirisi arasindaki orantisizlik bize göstermektedir ki, üretimin azligi ya da çoklugu hem üreticiye hem de ülkeye bir arti saglamamaktadir. Bunun önüne geçilebilmesi ve kuru kayisinin katma degerinin artirilarak daha önemli bir ekonomik girdi haline getirilebilmesi için: 1-Kayisida depolama sorununun çözümlenerek, elde edilen ürünün tamaminin piyasaya sürülmesinin önüne geçilerek, fiyat istikrari saglanabilir. 2-Kükürtleme tekniginin gelistirilmesi gerekiyor. Bilindigi üzere kükürtleme, kuru kayisi üretiminde temel bir kriter olarak hem saklama, depolama, raf ömrü hem de pazarlanabilirlik anlaminda önemli bir rol oynamaktadir. 3-Kayisida spesifik kesim, form ve paketleme sekillerinin desteklenmesi. Geleneksel olarak aliskanliklara baktigimizda görünen odur ki, kayisi ihracatinin büyük kismi degisik boyutlardaki bütün ve dökme olarak paketlenmis kayisindan olusmaktadir. 4-Organik tarim desteklerinin artirilmasi kayisiya deger kazandirilabilecek diger bir önemli nokta olmakla beraber bu konuda organik tarim bilincinin yapilandirilmasi ve uyandirilmasi için üreticiyi özendirici faaliyetlere ve uygulamalara gidilebilir. 5-Kayisi tanitim, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi. Dünya üzerinde bile daha kuru kayisiyi bilmeyen birçok ülke oldugu düsünüldügünde hala degerlendirilmeyen mevcut bir potansiyel oldugu görülmektedir.”

"ÇÖZÜME ORTAK OLMALIYIZ"

 

Yasar, kayisi ile öneri ve taleplerin www.nurettinyasar.com web sitesinden paylasilabilecegini de kaydederek, herkesin öneri ve düsüncesini beklediklerini ifade etti.

Özel sektörlerle kayisinin degerlendirilmesi adina bir takim görüsmeler yaptiklarini da dile getiren Yasar, “Bundan sonraki siyasetimiz, ‘ben kayisiyi böyle gelistiririm’ diyecegim, bir baskasi ‘söyle daha iyi olur’ diyecek. Bu tarz siyaset, çatismasi degil, tamamlayici siyasettir. Bu vesileyle kayisi iyi bir platformdur. Yapici, tamamlayici, birlestirici siyasete, yani muhalefetimizi, çözümdeki farklilik muhalefeti olarak yapacagiz. Herkesi bu çözüme ortak akil olmaya davet ediyorum” dedi.



Kuru Kayisida 1980 Yilindan 2014 Yilina Kadar Olan Rekolte, Ihracat Miktarlari, Fiyat Hareketleri (*kaynak: http://malatyatb.tobb.org.tr)

Yillar

Tahmini Rekolte(Kg)

Ihracat Miktari(Kg)

Fiyat(TL/Kg)

Fiyat(USD $/Ton)

Ihraç Tutari(USD-$)

1980

7.000.000

8.264.722

190

2.851

23.567.678

1981

12.500.00

6.374.245

368

3.593

22.906.807

1982

22.300.000

10.784.843

320

2.417

26.070.500

<span style="fo
>>Nihal GÜL'ün Röportaji

 Diger partilerin devre disi birakilip AK Parti ile HDP arasinda geçtigi söylenen 7 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kala, AK Parti Malatya Milletvekili Adayi Nurettin Yasar  ile hem üretim asamasindan tüketim asamasina kadar pek çok alanda yasadigi sikintilari bir türlü çözüme ulastirilamayan kayisinin kangrenlesmis sorununu,  hem de AK Parti'yi iktidardan indirmek için her yolu deneyen ancak basarili olamayan muhalefet partileri için ortaya atilan iddialari konustuk


Vatandastaki bu sessiz sakin tavri neye bagliyorsunuz bu sessizlik sandiklara nasil yansir?

"Suanda 10. Seçimimiz bundan önceki 9 seçimde de basari ile yürümüs bir kadro mevcut ama nihayetinde geldigimiz bu noktada bir yorgunluk seziliyor. Önceki seçimlerde gördügümüzden farkli göstergelerle karsi karsiyayiz. Biraz sakinlik ve sessizli var, biz ülke olarak sessizlikten de gürültüden de korkariz. Orta boylu trend bize iyi gelir, biz bunu yakalamaya çalisiyoruz, kavga istemiyoruz, birileri ortami germeye çalisiyor. Biz onlarin kim oldugunu ezberledik artik. Ama son haftaya girdik ve bu isin tersine dönecegini düsünüyoruz. Halkimizin HDP üzerinden yapilmak istenen bu engelleme çabalarina prim vermeyecegini düsünüyoruz. Burada herkes HDP'ye odaklanmis durumda HDP ile hiçbir zaman bir araya gelmeyecegi düsünülen MHP de dahil.  Bir de halkimizin kafasi sürekli karistiriliyor, suanda normal oturmus demokrasilerde oldugu gibi bir siyasi yaris izlenmiyor bizde. Bir cephe yarisi izleniyor. Bes benzemezin bir arada oldugu ayni ortamda hareket edip ayni yere kostugu bir yaris var. Hedef de belli AK Partisiz Türkiye, eski Türkiye'nin daha önceden belirlenmis baglarindan kurtulmasini engellemek.  Iste bu baglamda 7 Haziran asamasi bir dönemeç.  bu rampayi asarsa Türkiye baglarindan kurtulacaktir. Amacimiz bu yönde. Yerli, milli gücünü destegini milletten alan, devleti ile halki arasinda bir ayrisma olmayan barisik bir Türkiye. Bu ayni zamanda üreten, kalkinan güçlü bir Türkiye. Simdiye kadar birçok engelleme faaliyetinde bulunuldu. bedeller ödendi. Eger o bedeller ödenmeseydi belki de Malatya'mizin Türkiye'mizin birçok parayla çözülebilecek olan o sorunu halledilmis olacakti. Bu bir nevi bir devrim sürecidir.  Ama geceden sabaha darbe gibi degil. Demokratik, kademeli ve bizi egiten bir süreçle yapilan bir devrim. Bu kazanimlarin tescil edilip kayda baglanmasi ve milletin mührünü bu kayda vurmasi biraz daha zaman ve güç gerektiriyor.

 AK Parti'ye karsi yapildigi söylenen ittifak için nasil bir degerlendirmede bulunacaksiniz, seçim süreci sizce adaletli isliyor mu?

Yani bugünün HDP'si partisi en fazla kapanmasina ragmen parti kapatmayla ilgili maddeye itiraz etti. Biz bu tarz ilginçlikler yasadik. Simdi bu arkadaslarin hepsi bir araya geldi ve ortak bir amaca kitlendi. Bagimsizlik mücadelesi veren yeni bir sayfa açmaya çalisan belki de 1. Dünya savasi sonuçlariyla bir yerlere bagli olan Türkiye'nin koparmaya çalistigi o zincirlerin kopmasini engellemeye çalismak isteyen TÜSIAD'i ve belli bir medyayi da ekledigimiz bir 7'li çete var, süreç bize sokakta ugruna birçok evladimizi yitirdigimiz bu karsit gibi görünen insanlarin ayni aklin, ayni projenin ortaya sürdükleri farkli alanlarda ayni hedefe çalisan, çocuklarimizi feda etmekten çekinmeyen odaklar. Bunlarla Ak Parti arasinda bir yaris var, bu normal bir seçim degil. 7 Haziran bu yüzden önemli, seçimin aktörleri de argümanlari da degisti. Bu bir karar seçimi. Insallah bunu da asacagiz. Bir HDP- BDP  çikarilmis, bakiyorsunuz ki bir proje. Yaptigi sey Kürt Kemalizm'ini icra etmek. Imkan buldugunda yaptigi seyler ortada ortaya koydugu yasam tarzi, toplumun temel dinamiklerine bakisi, olusturdugu Kürtçe, olusturdugu müzik, olusturdugu kent yasamina baktigimiz zaman belki de Kemalizm'in nüfuz edemedigi alanlari Kemalizm adina projelendirilmis bir PKK hareketi yapti.  Bu memleketin milliyetçisini gördük, hibe tankla sevinen bir orduya sahip olan bir memlekette hep "En büyük Kürt, En büyük Türk" dedik. Bunun bir anlami yok. Ne zaman bir mesafe aldiysak birçok odaktan engelleme faaliyetleri gördük. bunlar silahli ya da silahsiz, Marksist ya da dindar hiç fark etmez böyle günlerde uyandirilmak için saklanan ölü hücrelerdir. Yeri geldiginde bomba patliyor, yeri geldiginde sokaga dökülüyorlar. En büyük umut bagladiklari Cihangir- Kandil hattinin bir parçasi olan HDP de onlarin amaçlarina ulasmalarini saglayamayacak. bunlar halkimizin kafasini karistiracak, bizleri biraz yoracak ama istediklerini elde edemeyecekler. Bizim gidisatimizi durduramayacaklar. Kemal Kiliçdaroglu gibi her gün hesabinda hata yapan, çok rahat yalan söyleyen, kendi oyunu bile kullanamayan birinin iktidarina mecbur birakilmaya çalisiliyor bu ülke.

Seçim çalismalari süresince partilerin vaatleri pes pese geldi, sizce bu vaatler halki etkiler mi,  vaatler sandiga yansir mi?

Vatandasa çok fazla sürpriz gelecek bir sey yok artik. Türkiye'de yasadigimiz bu 13 yillik süreçte hayal bile edemeyecegimiz seylerle karsilastik, imkanlar edindik, dünyanin gelisimi ile birlikte Türkiye'miz bunun da üstünde bir hiz ve tempoyla 13 yil önce hayal bile edilemeyecek bir düzeye geldi.  Halk çilgin projeleri gördügü için artik vaatleri dogal karsiliyor.  Biz hiçbir zaman bir seçim ekonomisi uygulamadik. Vaatler seçim çalismalarinda es geçilmeyecek bir imkandir, ancak ahlaki olmayan bir imkan olarak görüyoruz bu vaatleri. Biz hiç popülizme pirim vermedik. Bizim bugüne kadar yapmis oldugumuz yardimlari da sürekli elestirdiler. Onlarin fakir fukaraya yardimi böyle algilamalari normal çünkü hayatlarinda fakir fukaraya yardim gözetmek gibi bir kavram yok. Onu da seçim yatirimi gibi göstermeye çalistilar. Zamanla gördüler ki bu seçim yatirimindan ziyade ülkenin imkanlarini mümkün mertebede dar gelirli yoksul kesimlerle paylasilarak refahin dagitilmasi. Bu süreç daha tamamlanmadi, elbette isçimiz, memurumuz ve emeklimiz hakli. Hedefimiz ülkenin gelisimini aksatmadan mali disiplini riske atmadan bu refahi toplum kesimleri arasinda paylastirmak. Ölçümüz bu. Hem bu yaniyla dikkat edecegiz hem de sosyal devlet olarak yapilmasi gerekenleri yapacagiz. Istikametimiz bu milletle birlikte bagimsiz olma mücadelesi.

Peki seçime katilim orani sizce ne düzeyde olacak, halk sandiga sahip çikacak mi, büyük bir katilim bekleniyor mu?

Yerli yabanci birçok engellemelerle karsilastik bunlarin da bize çok ciddi maliyetleri oldu. Millilik bir anda da seçime katilmak sandiga sahip çikmaktir.  Hangi partiye oy verirseniz verin katilim oraninin çoklugu ile ülke güçlenir. Bu yurttaslarimizin ülke sorumlulugu hissettigini gösterir.  bu degerin altini çizmek lazim.  yasadigimiz tecrübeler de AK Parti disinda diger bir partinin güçlenmesi mümkün görünmese bile Türkiye'yi, yasanmis örneklerden birine götürecektir. Halkin ragbet etmedigi bu partilerin ufku belli. Yaptiklari belli. IMF'siz bir ekonomi düsünmediler.  Zaten Türkiye IMF'ye borcunu ödedigi zaman hepsi birden ayaga kalkti.  Türkiye uluslararasi sömürü düzeneginin en büyük mekanizmalarindan biri olan IMF'yle olan bagini kesiyor ama içerden bazi aktörler bundan rahatsiz oluyor. bunu çocuga bile anlatsan saskinlikla karsilar. Iste biz böyle akil tutulmalarindan geçtik. Ayni Kemal Dervis yine o senaryoyu uygulamak için gelecektir. Türkiye'nin tek milli hareketi AK Parti'dir. Ama karsisinda milli bir muhalefet yok. Oysa ki milli muhalefet Türkiye'nin zenginligidir.

AK Parti kuskusuz dogudaki Kürt halkinin güvenini ve takdirini kazanmis bir parti.  Ama bir taraftan da orada seçmen alenen tehdit ediliyor, birçok köyün girisine bile "bu köyden AK Parti'ye oy çikmayacak" seklinde pankartlar asildigi söyleniyor. AK Parti bu noktada ne yapacak, oradaki vatandasin güvenligi saglanacak mi?

Bunlar bir kere Kürt halkinin temsilcisi degil, bunlar bir örgütün ve Türkiye'nin istikrarini engellemek için odaklari temsil ediyorlar. Bunlar ayni egitimi almislar. Kürt halkinin köylerini yakan, bosaltan, kadinina erkegine köy meydaninda iskence eden yapi ile ayni kitaplari okumuslar bunlar. Daha önce derin vesayet odaklarinin yaptigi seyi simdi bunlar yapiyorlar. Köy bosaltmaktan mustarip olan bir halkin temsilcisi simdi kendi köyleri bosaltiyor. Sonuçta Kürt halkini onlar da vuruyor, bunlar da vuruyor. Ak Parti sayesinde o derin vesayet odaklari ortadan kalkti, iskencelerde ve asimilasyon politikalari ortadan kalkti vatandasi köyünden eden, pislik yediren yapilar ortadan kalkti simdi bunlar geldi. Kürt halkinin son yüz yilda yasadigi en rahat dönem AK Parti dönemi olmustur. Kürt halki tercihini yapar, Kürt halkinin basireti vardir. Kürt halkini ve baris sürecini HDP temsil etmiyor. Baris sürecini bunlara ragmen AK Parti hükümeti devam ettiriyor. Olaganüstü hali AK Parti kaldirdi. Devlet siddet ortami olusturmamak ve seçim alanini kan gölüne çevirmemek için elinden gelen  titizligi gösteriyor bunlara da pirim vermeyecektir. Bu nedenle korkuyla yildirmayla hiç kimsenin gelecegi olmaz günü kurtarirsiniz. Halk baris sürecini kabul etti. Eski dönemler bitti. Bunlar Kürt halkini Kemalist bloka satti. Bu satistan ekmek çikmaz, halk buna prim vermez. Sonuç da bunu gösterecek. Biz bu inançla AK Parti'de ve Malatya'da yer aliyoruz. Biz bu inançla Türkiye'nin siyasetine talibiz.

Kitabimiz Kur'an-i Kerim'de escinsellik kesin bir dille yasaklanmis ve bu bir kavmin helak olmasina sebebiyet vermisken HDP seçim beyannamesinde yer alan escinsellik mevzusu HDP tabaninda yer alan Müslüman Kürtlerin AK Parti'ye yönelmesine yol açar mi?

Bunlar küresel gücün tanrisalligina inaniyorlar, küresel güç isterse olur saniyorlar, bugüne kadar olmadi bunlar da akillanmadi. Halkimiz bunlari görüyor, kimsenin gözü kapali degil,

Sizce 7 Haziran'da nasil bir tablo olusur?

AK Parti güçlü bir sekilde iktidar olarak çikar, Türkiye'nin bu seyrini degistirmek isteyenlerin ümidi kirilir, memleketimiz de rahatlar Problemlerimizi de hizla çözeriz. Umudun kirilmasi çok önemli, ümit kirildigi zaman artik ortaligi karistiracak unsurlar pek ortada kalmaz.

Peki gelelim Malatya'ya Kayisi üç yildir yaniyor, seneye yanmayacagini da kimse garanti edemez. Bugüne kadar stoklarimizi kullandik ve dünya piyasasindaki yerimizi de stoklarla koruduk. Bir ürün raflardan inerse o ürünü tekrar rafa yerlestirmek kolay görünmüyor, Kayisinin üreticiden Tüketiciye kadar giden her noktasinda tehlike sinyalleri çaliyor. Kayisi ile ilgili ne zaman somut bir adim atilacak?

Bizim ayagimiz tasa degse "Devlet nerede?" deriz bu söylem biraz haklidir ama biraz da tembelliktir. Kayisiyi da bir bütün olarak ele alalim dedik ben bu konuda biraz ders çalistim. Kayisinin üretim asamalarindan, isletmelerin büyüklügü ve küçüklügünden, kayisiyi bir yana birakalim Malatya'da tarimin çesitlenmesinden marketteki rafa gidisine kadar ki asamada bir çalisma yaptirdik. "Kayisi için Ortak Akil Platformu" diye bir web sitesi olusturduk. "Önerini yaz çözüme ortak ol" diye de bir slogan olusturduk. Kayisinin bütün paydaslarinin bu siteye girip görüs belirtmelerini istiyoruz. “Kayisi kuru olarak bütün, kesme, ezme ve pestil olarak islenmektedir. Kayisi rekolte-ihracat miktari ile yurda döviz getirisi arasindaki orantisizlik bize göstermektedir ki, üretimin azligi ya da çoklugu hem üreticiye hem de ülkeye bir arti saglamamaktadir. Bunun önüne geçilebilmesi ve kuru kayisinin katma degerinin artirilarak daha önemli bir ekonomik girdi haline getirilebilmesi için: 1-Kayisida depolama sorununun çözümlenerek, elde edilen ürünün tamaminin piyasaya sürülmesinin önüne geçilerek, fiyat istikrari saglanabilir. 2-Kükürtleme tekniginin gelistirilmesi gerekiyor. Bilindigi üzere kükürtleme, kuru kayisi üretiminde temel bir kriter olarak hem saklama, depolama, raf ömrü hem de pazarlanabilirlik anlaminda önemli bir rol oynamaktadir. 3-Kayisida spesifik kesim, form ve paketleme sekillerinin desteklenmesi. Geleneksel olarak aliskanliklara baktigimizda görünen odur ki, kayisi ihracatinin büyük kismi degisik boyutlardaki bütün ve dökme olarak paketlenmis kayisindan olusmaktadir. 4-Organik tarim desteklerinin artirilmasi kayisiya deger kazandirilabilecek diger bir önemli nokta olmakla beraber bu konuda organik tarim bilincinin yapilandirilmasi ve uyandirilmasi için üreticiyi özendirici faaliyetlere ve uygulamalara gidilebilir. 5-Kayisi tanitim, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi. Dünya üzerinde bile daha kuru kayisiyi bilmeyen birçok ülke oldugu düsünüldügünde hala degerlendirilmeyen mevcut bir potansiyel oldugu görülmektedir.


 Son olarak eklemek istediginiz bir sey var mi?

 Malatya'yi bölgesinde gerek cografi gerek stratejik yapisiyla orta merkez haline getirmeyi planliyoruz. Malatya'nin ticari potansiyeli buna müsait. Malatya içinde ve disinda baya tüccar ve sanayici var. bunlarin her biri birer degerdir. Önce Malatya'dan baslayarak Türkiye'nin enerjisini en güzel sekilde degerlendirecegiz.  Bu potansiyel Malatya'daki AK Parti ekibinde var. Mukayeseyi herkes yapsin Malatya'daki alternatif arkadaslara sesleniyoruz "Gelin bilek güresi yapalim."

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber