• DOLAR
    6,8539
  • EURO
    7,7030
  • ALTIN
    391,72
  • BIST
    1,1232
Hanife Sarı
Hanife  Sarı
hanifesarii384@malatyasonsoz.com.tr
Hayatımızın En Önemli Kaynağı Yol Gösterici “Büyüklerimiz”
  • 0
  • 568
  • 04 Mayıs 2020 Pazartesi
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Bu yazımda “eski toprak” dediğimiz eli öpülesi büyüklerimizden, yaşlılarımızdan bahsetmek istedim. Onların önemine değinip, kanaatimce onlara olan davranışımızın nasıl olması gerektiğine dikkat çekip yaptığımız olumsuzluklara da dur diyebilme adına ufak tefek birkaç eleştirel ve düşünsel yaklaşım sundum. Benimle aynı duygu ve düşünceleri paylaşmayan çok kimse olacaktır illaki ama büyüklere olan davranışlarda biraz düzletmeye katkım olursa bu beni mutlu edecektir.

Yazıma başlayacak olursam eğer eskileri biraz dinleyince o kadar çok şey katarlar ki hayatımıza. Tüm tecrübeleri olduğu gibi alırsınız mesela. Olumlu olumsuz hayata bakış açınız hatta ve hatta kişilere karşı olan bakış açınız değişir. Bu konuda kaynak misali olan büyüklerimiz, yaşlılarımız hayatlarımızı şekillendirmede en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında bugünlere gelmemizde emeği olan bu büyüklerimize karşı davranışımız o kadar hassas olmalı ki onları asla ve asla incitmemeliyiz. Çünkü onlar tüm olumsuzluklarla günün şartlarına bağlı olarak mücadele etmiş, pes etmemiş ve kapı dışarı etmiştir tüm olumsuzlukları. Çünkü bugün daha konforlu bir nesil olarak varlığımızı devam ettirebiliyorsak onların sayesindedir. Onlar bize ya yol göstermiş ya da her anlamda güç vermiştir. Diyebilir siniz ki benim büyüklerimin bana hiçbir faydası olmadı. Hayır, sen bugüne gelmişsen onların sana karşı olumlu ve ya olumsuz tutumundan dolayı geldin. Ya hırs yaptın da geldin ya şartsız kabullenip de geldin ya da olaylara olgulara yaklaşımında kendine has bir şeyler katıp da geldin. Her türlü onların yaşamına katkısı oldu. Bu inkar edilemez bir gerçeklik.

Eski toprakları dinleyince hayatımıza bir çok şey kattıklarını ifade etmiştik. Ama ne yazık ki bazı durumlarda büyükler sır küpü olup çıkıyor. Bu daha çok aile içi, akraba içi yaşanmışlıkların olumsuzluğundan kaynaklı. Bu durumda eskiler ört bas eder yaşanmışlığı, devam etmesinden korkar çünkü, ama bu ne kadar doğru tartışılır. Bir yandan bakıyorsunuz hiç hak etmeyen çok değerli oluyor bu durumda hak edense değerini yitiriyor. Sonra başka başka sorunlar ortaya çıkıyor. Saklanan geçmiş bir nevi geleceği tepe taklak eden geçmiş olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden aslında gerçek biraz ne olursa olsun aktarılmalı gelecek kuşağa  çünkü aynı olumsuzluğu onların yaşamayacağı ne malum.  Bu konuda yaşlılarımız biraz daha düşünmeli.

Öte yandan kuşak çatışması meselemiz var evet bende çoğu zaman büyüklerimle anlaşamadığım noktalarla karşılaşıyorum ama onları yaşadıklarından yola çıkarak anlamaya çalışıyorum. Çünkü kişi zamanın getirdikleri ve götürdükleri ile şekillenir. Mizacı ona göre oturur, tepkisi ona göre gelişir. Bu yüzden kuşak çatışması olur, onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamamıştır çünkü onlarda bizim elimizde olan imkânlar yoktu, onlar zamanında teknoloji de bu kadar gelişmiş değildi. Bu yüzden bu konuda onları hoş görme sırası bizde çünkü en basitinden bir anne ve baba çocuklarını büyütene kadar onlarca şeye göğüs germiş onlara yeterince hoş görü göstermiştir. Bunun bilinciyle hareket etmek lazımdır.

Başka bir husus da yaşlıları huzur evine kapatma olayı ya da trajedisi var.  Emininki çoğu yaşlımız bu şekilde aileden ve onların sevgisinden uzak kalmak istemezdi. Onlara yapılan bazı kötü davranışları mesela dövme durumunu da unutmamak lazım. Bunlar onların hak ettiği şeyler değil çünkü. Onlar sizi bir yetiştirme yurduna verdi mi sizi yaptığınız hata hariç diğer zamanlarda dövdü mü eğer bunları yapmışlarsa belki bir nebze haklı olabilirsiniz ama ona rağmen onları huzur evine götürmek yanlış bir şey eğer gerçekten bakamayacak durumdaysanız götürülmelidir anca.  Dövme kısmını da hiç demiyorum zaten dinimiz de kişiye yapılan kaba eylemleri hoş görmez. Eğer geçekten Müslümanım diyorsak buna göre hayatımızı şekillendirmeliyiz. Bakın eğer inancımız gereği Müslümanlığın gerekliliğini yapmıyorsak eğitim sisteminin bize öğrettiğini yapamıyorsak tarih sevdasından bahsetmemeliyiz. Çünkü daha bir asırlık olmayan tarihimize, geçmişimize sahip çıkamıyoruz.  Bundan ders almak lazım.  Bu noktada yaptığımız hatalardan kaçınmalıyız. Huysuz tabirini kullandığımız kişiler var bu tabir yaşlılar içinde kullanılıyor. Ama huysuzsa huyuna gitmek lazım biraz sabır biraz hoşgörü ile üstesinden gelemeyeceğimiz bir şey kalmayacaktır bu noktada. Huysuzluğu sevgi giderir, çünkü insan yapı gereği sevilmek ve sevmek ister, saygıyı da unutmayalım. Danışalım büyüklerimize onlara kıymet verdiğimiz hissettirelim ki onlarda huysuzluklarından geri dönsün. Ne ekersen onu biçersin derler biz de gelin sevgi ekip sevgi biçelim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber