• DOLAR
    5,7208
    % -0,09
  • EURO
    6,3503
    % -0,23
  • ALTIN
    276,3921
    % -0,40
  • BIST
    95.522
    % -0,53
Hanife Sarı
Hanife  Sarı
hanifesarii384@malatyasonsoz.com.tr
HAYAT IŞIKLARIMIZIN DEĞERİNİ NE KADAR BİLİYORUZ?
  • 0
  • 965
  • 12 Haziran 2019 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Trafik ışıkları gibidir hayat, kırmızı yanar durursun, yeşil yanar geçersin, sarı yanar hazırlanırsın. Hayata gelmemiz bir yeşil ışık, ölmemiz bir kırmızı ışık, hayatta kalma, hayata tutunma çabamız, geleceğimiz adına verdiğimiz mücadele bir de sarı ışığı temsil eder.  Bunlar arasında da en önemlisi en zorudur hayat mücadelemizi temsil eden sarı ışık. Doğumumuz yani yeşil ışık elimizde olmayan bir süreç ve bu sebeple çevresel etkenlerin faktörlerin daha çok ön plana çaktığı bir süreç.  Ölüm yani kırmızı ışık hayatımızı sonlandırdığımız manasına gelir ve kaçışı olmayan bir yoldur, süreçtir. Her iki durumda da aslında az bir katkı ya da olumsuzluk katarız çevremizdekilerine. Mesela doğumla neşe etrafa dağıtırken ölümle üzüntü keder dağıtır ve yayarız etrafımızdakilere. Sarı ışık ise hem bizi hem de çevremizi en çok etkileyen bir süreçtir. Mesela eğitim -öğretim dönemi hem bizi hem çevremizdekilerini özellikle anne, babamız ve varsa kardeşlerimizi etkiler. Bu süreç iyi değerlendirildiğinde hayatı daha emin adımlarla yaşamamıza neden olur, geleceğimizi aydınlatır. Ama kötü değerlendirirsek yani başıboş değerlendirirsek de bu süreci istediğimiz hedefleri elde edemeyiz, hayatı günübirlik yaşarız çevremize ve en önemlisi kendimize bir katkımız olmaz, asalak gibi yaşarız, hep tüketiriz, üretim yapmayız.  Sarı ışık süreci bu yüzden önemlidir. Ancak insan gafildir, uğraşmak istemez, tembellik yapmak ister nefsine yenik düşer ve bu süreci iyi değerlendiremeyebilir.  Bu da geri dönüşü zor olan yollara sapmaya neden olur. Bu nedenledir ki sarı ışık diğer kırmızı ve yeşil ışıktan daha önemli.  Burada da doğru anı bilmek gerekir ve o anın getirisini yerine getirmek, şartlarına ayak uydurmak lazım. Saniyeler, anlıklar bu sarı ışıkta ön plana çıkar. Bunlar ihmal edildiğinde sarı ışık tüm anlamını yitirir. Trafikte de bu böyledir durma zamanını, beklemen gereken zamanı bilmediğin takdirde başına ne geleceğini kestiremezsin bir bakmışsın kaza geçirip hayata gözlerini yummuşsun bir bakmışsın kazada yaralanmışsın veya sakat kalmışsın. Nasıl mı eğer bize yeşil yanıyorsa araçlara da kırmızı yanar onlar bekler biz geçeriz bu süreçte karşıdan karşıya yaya olarak geçmemizde hiç bir sakınca yoktur veya bunun tam tersi araçlar için yeşil bizim için kırmızı yanıyorsa. Ancak araçlar için hazırlan yani sarı yanıyorsa ve bizim için de kırmızı yanıyorsa biz burada karşıdan karşıya geçerken hatalı davranış sergilemiş oluruz ve maazallah bir kaza kurbanı olabiliriz hatta belki olay daha da büyür orada bulunan sürücü veya diğer vatandaşlar bunlar hem yaya hem de araç içindeki insanlar olabilir zarar görebilir. Bu durum bize hazırlan yanarken araçlar için de kırmızı yandığında da geçerli. Bu trafik ışıklarını sağlıkla da ilişkilendirebiliriz mesela hastalığın olmadığı zaman yeşil ışık olsun hiç bir sorun yok, hastalığın biraz ileri hali sarı ışık olsun bunda da fazla sorun söz konusu değil çünkü hemen önlem alındığında bu sorun, hastalık ortadan kalkar çünkü hastalığın ileri evreye geçmemesi adına mücadele dönemidir. Ancak kırmızı ışık yani hastalığın en ağır evresinde ölümle sonuçlanan bir tabloyu karşımıza çıkarır. Bu yüzden sarı ışık sağlık konusunda da hayatımızın en önemli sürecidir. Bu süreçte hastalığı hep ertelersek hastalık ileri seviyeye atlar ama hastalığın üzerine gider ve gereken önlemleri alırsak hastalık ilerlemez, stabil seyreder ya da iyileşme gösterir. Bu sarı ışık aşkta da aynı işleve sahip. Sevdiğini sevdiğine ikna etmeye çalışmak ve onun da seni sevmesini sağlamak her haliyle zor bir süreçtir ki bu süreci yeterince iyi kavramak gerekir.  İyi kavrandığı zaman mutlu bir gelecek insanları beklerken iyi kavranmadığı ve sürekli ötelendiği zaman mutsuz bir gelecek karşılar insanları. Çünkü yeterince kavranmadığı için duygular, düşünceler değişir ve zamanla biz kavramı kaybolur. Bencillik ön safta yer alır insanlar güven duygusu yitirir. Bu olumsuz geçirilen sarı ışık süreci geleceğinin de şekillenmesine neden olur, şüpheler, ‘hep ya’lar peşini bırakmaz ve kişi güvensiz bir geleceğe doğru yol alır. Biz biz olalım hem kendi hayatımızda hem de başkalarının hayatında sarı ışık sürecini temsilen yanlışlığa sürükleyici davranışlar sergilemeyelim sergileyenleri de uyaralım tıpkı ölüme sebep olacak bir anlık dalgınlıkta olan kişiyi uyardığımız gibi. Bakın o zaman hayat gerçek değerini bulacak ve sevgi ile saygı en üst sınırını yaşayacak. Sarı ışık sürecinde olsun kırmızı ve yeşil ışık sürecinde olsun öfkeye, umutsuzluğa, kapılıp sele teslim olmaktansa hayat ışıklarımızın işlevlerini gereğince yerine getirip hayata sıkı tutunup gelecek nesle ve geleceğimize iyi yarınlar bırakmalıyız.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber