• DOLAR
    5,2695
    % 0,77
  • EURO
    6,1194
    % 0,82
  • ALTIN
    205,4697
    % 0,14
  • BIST
    96.161,04
    % 2,11

Hafizamizi Diri Tutalim!

AK Parti Milletvekili Adayi Nurettin Yasar, son 12 yil içerisinde yapilanlarin normal bir seyir gibi görülmesinin büyük bir yanilgi olduguna dikkati çekerek, "AK Parti'nin iktidar döneminin baslangici ve sonundaki rakamlari ele alirsak özgürlükler, insan haklari, uluslararasi iliskiler anlaminda bir devrim yasandigini görürüz" dedi

Hafizamizi Diri Tutalim!


Milletvekilligi seçimlerine bir aydan az bir zaman kala AK Parti'nin oylarinda düsüs oldugu, ekonomide kötüye gidildigi, çözüm sürecinin basarisiz oldugu, özgürlüklerin kisitlandigi tarzinda söylemler aldi basini gidiyor

Peki gerçekten böyle mi, AK Parti'nin iktidara gelisinden bu yana yaptigi hizmetler aslinda normal bir seyir mi, AK Parti öncesinde her alanda yasanan o büyük sikintilar, ekonomik krizler unutuldu mu, özgürlükler genisledi mi yoksa kisitlandi mi, AK Parti Iktidari döneminde saglik basta olmak üzere ulasim, egitim, insan hak ve özgürlükleri gibi alanlarda yapilan reformlari halk nasil görüyor, geçen uzun süre halki büyük bir rehavete mi sürükledi? Iktidara karsi halk arasinda dolasan bu söylemlerin sebebini AK Parti Milletvekili Adayi Av. Nurettin Yasar'a sorduk. AK Parti'nin iktidara geldigi dönemin öncesini çok iyi ele almak gerektiginin altini çizen Yasar, AK Parti'nin özgürlükler, insan haklari ve uluslararasi iliskiler alaninda devrim gerçeklestirdigini ve bu icraatlarin dünyanin birçok ülkesinde kanla ve bedeller ödenerek yapildigini söyleyerek, önemli açiklamalarda bulundu;


ESKIYI IYI OKUMAK LAZIM

Arguvan Kökenli olan Yasar,  1970'li yillarin baslarinda yasadiklari ile günümüzü mukayese ederek, sunlari dile getirdi "Atamdan dedemden kalma iliskilerimiz dolayisiyla mahallemizde farkli etnik köken ve mezhepte olan birçok insanla muhataptik, bunlar komsumuzdu, arkadasimizdi, sirdasimizdi, her seyimizi paylastigimiz insanlardi.  Tartismalarimiz elbette ki olurdu ancak bu tartismalar keyifli tartismalardi, kimse birbirini incitecek söz söylemezdi.  Ama maalesef 1970'in ikinci yarisindan sonra bu diyaloglar yavas yavas kopmaya basladi. Kimse birbirine gitmemeye basladi.  Bir el geldi bir seyleri karistirdi ve o baris süreci bitti, çok kanlar akti, halk büyük bedeller ödedi. Anarsinin en yogun oldugu o dönemi yasadim. O dönemde yakinimda tanidigim bir çok insan gitti, hem sagdan hem de soldan ama sunu ta o zamandan ögrendim ki bu sag sol hikaye. Bana göre Süleyman Demirel Ile Selçuk Inan arasinda hiçbir fark yok, söylemler önemli degil nihai noktada durduklari yer ve aldiklari tavir itibari ile ayni yerden olduklarini anladim. Benim sagimda solumda gördügüm, ceza evlerine düsen, ölen, yaralanan magduriyetler yasayan insanlar onlarin o ekran önünde gösterdikleri tavirlara kanarak birbirlerini bogazlamislar, eziyetler çekmisler. Sonra bir bakiyorum ki PKK da olsa, Devrimci sol örgütler de olsa, sag da olsa sosyal kesim olarak hepsi benim mahallemin çocuklari, baska kimse yok.

AK PARTI, PARTI GIBI DEGERLENDIRILMEMELI!

AK Parti bu ayrimi yapan, dedigim süreci dogru kavrayan bu aldatmacanin disina çikan, bu oyunu bozmaya çalisan ve bu çocuklarin bizim çocuklarimiz oldugu bilinciyle hareket eden yerli bir hareket.  Milli bir hareket, AK Parti'yi o yüzden parti gibi degerlendirmiyorum. Bu ülkenin yerel milli ve topraga bagli gerçek sahiplerinin kendi hayatlarini sürdürmeleri için kendi ülkelerine tekrar sahip çikmalari için iradelerini yönetime yansitmalari için mühürlerini yeni bir anayasaya vurmalari için inisiyatifin vatandasa devri için baslatilan bir hareketin parti formati. O acilardan gelen tecrübe ile olusan bir parti.

HAFIZAMIZI DIRI TUTALIM!

 Özal'i harekete geçiren ne ise Recep Tayyip Erdogan'i harekete geçiren de ayni seydir. AK Parti öncesini ve sonrasini mukayese ettigimizde aradaki o gelisim bizi yaniltiyor, normal bir seyirmis gibi görünüyor baslangici ile sonundaki rakamlari alsak özgürlükler, insan haklari, ekonomi, uluslararasi iliskiler anlaminda ele aldigimiz zaman bir devrimin gerçeklestigini görüyoruz. Bu farkliliklarin birçogu dünyanin birçok yerinde kanla ve bedeller ödenerek saglanmistir.  Biz alistik. Bir de aldiklarimizi hemen unutuyoruz. Cebimize koyup yenisini talep ediyoruz. Ama hafizamizi biraz diri tutarsak bu AK Parti'nin bünyesinde gelisen ve onun kadrolarinin öncülük ettigi hareket demokratik bir halk devrimi gibi degerlendirilebilir. Sol literatür hiçbir zaman Demokrasiyi gerçek demokrasi olarak kullanmadi. Sadece bir çerçeve olarak kullandi. AK Parti'nin anlami budur,  bunu yaparken ideolojik bir tavir sergiledi, bir taban hassasiyeti vardi.  O hassasiyet de milletin hassasiyetidir. AK Parti'nin bütün çabasi Türkiye'yi kendi ayaklari üstünde duran bir ülke haline getirmektir.

KAVGAYLA BIR YERE VARAMAYIZ

Sakin olmak lazim, çatismayla, kavgayla bir yere varilamaz. Ayrimcilikla bir yere varilamaz, elbette ki farkliliklar olacak "Biz Türkiye'nin tek partisi olalim" demiyoruz ama farkliliklar saygiyla, diyalogla, empati ile ve birbirini gözeterek, birbirine adil davranarak olur. Bunu asabilirsek Malatya olarak, Türkiye olarak ben inaniyorum ki ekonomik, diplomatik, siyasi vizyon ve insan kalitesi olarak gelisir ve bagimsiz bir ülke oluruz. Bu Malatya'ya da ayni sekilde yansir. Malatya'nin sorunu ile Türkiye'nin sorunu birbirinden ayirt edilecek bir sey degil, bütün bir yapi içerisinde degerlendirilir."

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber