İstirahat Edecekmiş!

10.11.2017 19:46:12

15 Temmuz’da Malatya İl Jandarma Komutan vekili olan emekli Albay Şahin Kaplan, tanık olarak ifade verdi. Kaplan, yüzlerce şehit verdiğimiz hain Darbe kalkışmasında Özel harekat timleriyle karargaha girdiğinde Adem Huduti’nin kendilerine 'uyuyup, istirahat edeceğim bana müsaade edin' dediğini söyledi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

15 Temmuz darbe kalkışmasına ilişkin Malatya’da görülen FETÖ/PDY davasına bugün devam edildi. 15 Temmuz’da yaşanan darbe kalkışmasıyla ilgili Malatya’da görülen Fetullahçı terör örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davasında 7'nci duruşma görülüyor. Yakınca Spor Salonu'nda kurulan Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda 27’si tutuklu 76 sanık yargılanıyor. Malatya E Tipi Cezaevi'nden getirilen 12 tutuklu sanık, 10 Kasım dolayısıyla 09.05’te sirenlerin çalmasının ardından iki dakikalık saygı duruşu sonrası jandarma ekiplerince içeri alındı. Bu sırada sanıkların salona alınması esnasında dışarıda bulunan vatandaşlar, sanıkları protesto etti. Kefen giydirilen cansız bir mankenin üzerine FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in fotoğrafını koyup, boğazına urgan geçiren vatandaşlar, “Vatan hainleri”, “Günyüzü göremeyeceksiniz”, “FETÖ’nün köpekleri” gibi çeşitli sloganlar attı. Bazı vatandaşlar ise ellerindeki urganları sanıklara doğru fırlattı. Duruşmayı AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı ile çok sayıda vatandaş takip etti.

DÖNEMİN JANDARMA KOMUTAN VEKİLİ TANIK OLARAK DİNLENDİ

Yakınca Spor Salonunda kurulan Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen FETÖ/PDY davasında tanıkların dinlenilmesine devam ediliyor. Bugünkü celsede 15 Temmuz’da Malatya İl Jandarma Komutan vekili olan emekli Albay Şahin Kaplan, tanık olarak ifade verdi. Darbe girişimini televizyonlardan öğrendiğini ifade eden Şahin, İstanbul'daki köprülerin askerler tarafından kapandığını duyduğunu ve bunun büyük bir eylem hazırlığı olduğun düşündüğünü belirtti.  Şahin, ancak saat 23.00 sıralarında o dönem yarbay olan şu an albay olan Mehmet Çelik'in kendisini aradığını ve sıkıyönetimle alakalı mesajların geldiğini ilettiğini ifade etti.Hemen İl jandarma komutanlığına geçtiğini ve gelen evraklara baktığını ifade eden Şahin, “Gelen mesajlara baktım, kapsamı hemen hemen aynı ama birileri komutan olmuş birilerinin yetkileri alınmış. Altında bilmem ne konseyi diyor. O gün üst subay olarak 2 kişiyiz. Benim çok şüphelendiğim bir isim ise sıkıyönetim komutanı olmuştu. O zaman bunun Fetullahçı yapının girişimi olduğunu anladım. Tüylerim diken diken oldu. ‘Bu kalkışma kanunsuzdur, bugün ne ise bugün o’ diye ilçe jandarma komutanlarına emir verdim. Daha sonra dönemin valisi Mustafa Toprak’ı arayarak, ‘emir geliyor, sıkıyönetim falan hukuksuz olduğuna kanaat getirdik, devletimizin yanındayız, emriniz var mı?’ dedik.” ifadelerine yer verdi. Dönemin Valisi Mustafa Toprak’ın kendisini kriz masasına davet ettiğini ifade eden Kaplan öncesinde komando birliklerini hazırlattığını da belirterek “Beklentim bunlar gelip bizi alacaklar. Böyle bir kalkışma içinde bana haber vermeyen benim hasmımdır. Komandoları çağırdım başka kimseye haber vermedim. ‘Mehmet’ dedim ‘çatışıyor muyuz?’ Dedi ki 'Komutanım neredeyseniz biz ordayız' dedi tokalaştık. Komando bölüğünü çağırdım ben vali beyin oraya gittim. Konuştuk benim bir bilgim yoktu. Zaman akıyor. O sırada vali bey ordu karargahıyla görüşmeye çalışıyordu ama görüşemiyordu. Emir subayı müsait değil gibi şeyler diyor. Saat 01.00 sıraları olabilir. Beni merkez komutanı aradı, 'Komutanım beni Garnizon Komutanı (dönemin tutuklu Tümgeneral Avni Angun) aradı ‘biz enterneyiz’ demiş. Vali beye, o ana kadar da bizde bir sıkıntı yok diye bilgi verilmiş. Vali bey endişelenmeye başladı. Hava üssünden bir sıkıntı yok diye bilgi almış. Vali, vatandaşın önüne çıktı, ‘bizde bir problem yok’ dedi. Merkez komutanının Avni Angun’dan aldığı haber benim midemi bulandırdı. Garnizon Komutanı ile görüştüm, ‘bir sıkıntı var mı?’ dedim, Avni Angun ile bir iki defa görüştüm ama bana doyurucu bilgi vermedi. ‘Bir sıkıntı, enterne var mı?’ diyorum 'hım' yapıyor. ‘Serdar paşa mı?’ dedim ‘he o’ dedi. Kim bunlar kaç kişi dedim cevap yok" şeklinde konuştu. Mahkeme Başkanı İzzettin Duman'ın “Angun zorla mı konuşuyordu? Sakıncalı bir şey hissettiniz mi?” sorusuna ise emekli Albay Kaplan, “Cevap veremeyecekse, başında birisi vardır, telefonla niye konuşturuyor, kafamda bin bir soru oluştu. İnsanları o anda ne olduğunu tespit edemiyorsunuz” diye cevap verdi.

VALİ TOPRAK YUMRUĞUNU MASAYA VURDU

Tanık Kaplan, o gece yaşananlar üzerine dönemin valisi Mustafa Toprak’ın sinirlendiğini ve elini masaya vurduğunu dile getirerek “Vali bey kızdı, aracıyla konuşurken masaya vurdu, hiddetlenmeye başladı. ‘Bağlayın kardeşim’ dedi. Konuşmaya çalışıyor ‘kem küm’ diyorlar. Sonra Adem Huduti ile konuştu” dedi. Vali Toprak'ın emri üzerine komando birliklerini 2. Ordu Komutanlığı nizamiyesine yönlendirdiklerini dile getiren Kaplan, şunları söyledi: “Nizamiyede gözlüklü bir tane adam vardı, slogan atıyor, hareketler yapıyor. ‘30 saniye veriyorum’ diye bağırıyor. ‘Bu bir kalkışma, siz o başınızdakilere uymayın, silahlarınızı bırakın teslim olun, yaptığınız iş kanunsuz’ dedim. Bizi dinleyen yok. 5 dakika sonra bana ateş etti, ‘sen kime ateş ediyorsun?’ diye anons ettim. Israrla atıyorlar, cevap vermek durumunda hissettim, baskı altına almak için. İndirmeye hazır bekliyoruz. Vali bey anladığım kadarıyla Avni Angun ile teması sağladı. Vali bey görüşüyor, ‘bekleyin’ dedi. Attığım anda takır takır düşecekler. Bağıran kişi sonradan öğrendiğim kadarıyla Kemal Keskin'di. Ateş etmeden önce Vali beyle görüşüyoruz. Benim gireceğime kanaat getirdiler herhalde nizamiyeyi kapattılar. ‘Sayın Valim ateş ediyorlar’ dedim. Vali beye görüşmelerinde, ‘ikna edeceğiz’ diyorlar ama bir türlü de edemiyorlar. Vali bey, ‘bunlar bizi oyalıyor, gereğini yapın’ dedi.  Emekli Albay Kaplan ifadesini şöyle sürdürdü: “Bir er 155’i aramış, ardından da kendisiyle görüştüm bana ‘silahlarımızı dolaplara kilitledik, bizim bunlarla alakamız yok, korkuyoruz’ dedi. Sonra 120 asker oradan çıktı. Çocukları çıkarttık, saat 11.45 özel harekat timleri geldi, giriş hazırlığı yapılıyorken Avni Angun aradı 'biz bunları ikna ettik' dedi. Karargaha girdik Avni Angun karşıladı. İçeride Avni Angun ile Ordu Komutanı vardı. Üstünlüğü sağladık, özel hareket timi de içeriye girdi. Emir subayı önce bizi almadı, 'komutanım görüşemezsiniz' dedi. 'Git söyle, kafana göre karar verme' dedim. Komutanın kapısında bir başçavuş vardı tüfekli. İçeriye girerken silahlarımızı aldılar. Dönemin TEM Müdürü oturdu. Yanıma emir subayı oturdu karşısında da Avni Angun vardı. Ordu komutanı ‘Kurmaylarımızın bize yaptıklarını gördünüz mü?' dedi. Sedat binbaşı 'bu polis komutanı tutuklayacak mı?' diye fısıldadı. Makamdan çıkmadık. Sedat Binbaşı, Angun ile görüşüyor, ‘gönderelim bunları gitsin’ diye işaret yapıyordu. 3 dakika geçmedi Adem Huduti 'uyuyup, istirahat edeceğim bana müsaade edin' dedi aldık silahları, koridorda duruyoruz. Bir müddet sonra Avni Angun odasından çıkıp, ordu komutanının odasına girdi. Cumhuriyet Başsavcısı herhalde aradı, odaya girip gözaltına alınacaklarını söylediler. Sıkıntısız, aşağıya indiler, emniyete götürüldüler."

Duruşmanın öğleden sonraki celsesinde Hava Trafik Subayı Teğmen Hasan Çağrı Özağar tanık olarak dinlendi. Darbe girişimin olduğu gece, darbeci Semih Terzi’nin içerisinde bulunduğu uçağın kendilerinden Etimesgut Hava Meydanı ile alakalı bilgi istediğini iddia etti.   Diyarbakır’da Murat 5-6 isimli kargo uçağının kendilerinden Etimesgut Hava Meydanı ile alakalı bilgi istediğini de söyleyen Özağar, “Biz uçakta kimlerin olduğunu sorduk. Uçağın içerisinde Semih Terzi isimli generalin olduğunu ve emirleri ondan aldığını söyledi. Hareket Komutanı Tayfun Albay’a uçağın içinde Semih Terzi’nin olduğunu söyledim. Tayfun Tuna, ‘Kim bu Semih Terzi, bilgi milgi vermeyin’ dedi” İfadelerini kaydetti.

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar