Kış Çorbası Sofralar için Hazır

10.11.2017 18:04:43

Patlıcan, Domates, Biber, Soğan, Sarımsak, Bamya, acı ve tatlı Biberlerin bir araya getirildiği Kış Çorbası, sofralarda yerini almaya başladı. Doğal ve yöresel ürünlerle hazırlanan Kış Çorbası, bölgede yetişen ürünlerle hazırlanması ile birlikte şifalı bir gıda olarak çokça tüketilen yiyecekler arasında bulunuyor. Vatandaşın kendi yetiştirdiği ürünü tüketmesi gerektiğini vurgulayan Esnaf Ahmet Gür, Buradaki temennimiz vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri ürünleri buraya getirmeleri, yani kendi ürettiğimizin tükenmesi, hazıra alışmaması.” dedi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

M. ALİ GÜNAYDIN (ÖZEL HABER)

Doğal ve yöresel ürünlerle hazırlanan Kış Çorbası, bölgede yetişen ürünlerle hazırlanması ile birlikte şifalı bir gıda olarak çokça tüketilen yiyecekler arasında bulunuyor. Kış ayları öncesi hazırlık yapmak isteyen yöre halkı, ürünleri öğütmek için Baharatçıların yolunu tuttu. Patlıcan, Domates, Biber, Soğan, Sarımsak, Bamya, acı ve tatlı Biberlerin bir araya getirildiği Kış Çorbası, sofralarda yerini almaya başladı. Kış aylarında çokça tüketilen Kış Çorbasının malzemelerini öğütmek için kendilerine uğradıklarının dile getiren Diyarbakır Baharatçısı Esnaf Ahmet Gür, “Patlıcan, Domates, Biber, Soğan, Sarımsak, Bamya, acı ve tatlı Biberler gibi tamamen doğal ve yöresel ürünleri bir araya getirip, bunları kurutup karıştırarak çorba haline getiriliyor. Buradaki temennimiz vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri ürünleri buraya getirmeleri, yani kendi ürettiğimizi tükenmesi, hazıra alışmaması, el emeği ile yetiştirdiğimiz ürünleri tüketmesidir. Kış çorbası dediğimiz bu karışım tamamen organik ve yörede yetişen sebzelerde, bitkilerden oluşuyor. Kurutulmuş, katkısız tamamen doğal ürünlerden bahsediyoruz” dedi.

DOĞAL ÜRÜNLERLE HAZIRLANAN KIŞ ÇORBASI

Bölge halkının kış aylarında çokça tükettiği Kış Çorbası ile ilgili ürünleri öğütmek için vatandaşların yanlarına geldiğini belirten Diyarbakır Baharatçıları Esnaf Ahmet Gür, “Kış Çorbası yöremizde çokça tüketilen bir yemek çeşididir. Patlıcan, Domates, Biber, Soğan, Sarımsak, Bamya, acı ve tatlı Biberler gibi tamamen doğal ve yöresel ürünleri bir araya getirip, bunları kurutup karıştırarak çorba haline getiriliyor. Bunu 4-5 farklı kalibrede hazır hale getiriyoruz. Yani isteyen bu toz haline, parçalanmış veya iri halde bir araya getirip karıştırıyoruz. Tabi bunları daha önceden kurutuyoruz, daha sonra istenilen şekle getirip kullanılacak kıvama getiriyoruz. Bunu bir amme hizmeti olarak yapıyoruz, dışardan ürünlerini getirip buradan toz haline, hazır çorba şekline getiriyoruz. Tabi burada aldığımız kilo başına 3 lira, burada maksat vatandaşı kendi ürettikleri ürünleri kullanacak hale getirmek. Bazen vatandaş bir çuval ürününü getirip, toz haline getiriyor ve bunu bir yıl boyunca azık olarak tüketiyor. Bildiğimiz hazır ve doğal çorba haline getiriyoruz” diye konuştu.

ESNAF’TAN VATANDAŞA TAVSİYE, “KENDİNİZ ÜRETİN”

Vatandaşın kendi yetiştirdiği ürünleri tüketmesi gerektiğini vurgulayan esnaf Ahmet Gür şöyle konuştu, “Buradaki temennimiz vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri ürünleri buraya getirmeleri, yani kendi ürettiğimizi tükenmek, hazıra alışmamak, el emeği ile yetiştirdiğimiz ürünleri tüketmesidir. Artık üretmek için bir yerlerden başlamak gerekiyor. Malatya’mızda bilindiği gibi yoğun bir turizm yok, kayısımız olunca para etmiyor, olmayınca para olmuyor. Esnafımızın büyük bir kısmı küçük esnaflardan oluşuyor. Yani elimizde imkânımız yok, hiç olmazsa elimizdekinden olmayalım. Yeter ki kendi ürettiğimizi yiyelim. Kış çorbası dediğimiz bu karışım tamamen organik ve yörede yetişen sebzelerde, bitkilerden oluşuyor. Kurutulmuş, katkısız tamamen doğal ürünlerden bahsediyoruz. Yani içerisinde ne antioksidan var, ne Flüorür var, ne tuz var, ne şeker var. Tamamen doğal ürünlerin bir araya getirilip karıştırılmasıyla çorba haline geliyor. Aynı zamanda doğal ve bitkisel ürünlerden oluştuğu için şifalı bir gıda olarak tüketiyoruz. Özellikle kış aylarında soğuk havalardan, gripten, soğuk algınlığı gibi birçok hastalığa karşı direnç sağlayan bir çorbadır.”

“AYNI GELENEĞİ SÜRDÜREN İLÇELERİMİZ VAR”

Aynı geleneksel yemek kültürünü devam eden birçok ilçemizin bulunduğunu ifade eden Ahmet Gür, “Bazı müşterilerimiz ürünlerini evden getirtiyor, biz burada kendilerine toz haline getiriyoruz. Her zaman daimi müşterilerimiz oluyor, kış azığını biriktirmek isteyenler erkenden ürünleri burada yaptırıyorlar. Öyle ki buradan en çok mesai harcadığımız iş evlerden gelen mamulleri işliyoruz. Vatandaş ürününü yanında getirtiyor, vakit geçirmeden işlerini hallediyoruz. Müşterilerimiz çok da mutlu bir şekilde yanımızdan ayrılıyorlar. Ki bazı ilçelerimizde hala birçok gelenekler, adetler hala yerini koruyor. Mesela Pütürge ilçesi kendine has bir kahvaltı lezzeti var, zahter yapar, buğday kavurur, kekik katar, bunları karıştırıp zeytinyağı ile birlikte tüketirler. Sağlık yönünde doğal bir besleyici olduğu için insanı bedenen, fizikken dinç ve diri tutar. Arapgir ilçesinde de çok köklü, eskiden beri geleneksel olarak devam eden yemek kültürü, Zeytinyağı ile birlikte domates, kekik ve biberi toz haline getirirler ve kahvaltılarından eksik etmezler. Malatya’mıza has tandır ekmeği de bununla birlikte tüketiriz. Hekimhan’da da bu tür geleneksel yemek kültürleri var. Malatya bu kültürden uzak değil ama eskisi gibi bunu yaşatamıyoruz. Ümit ediyoruz ki, tüketimi dışardan değil de, kendi yetiştirdiğimizi tüketmek. Eskiye dönük yemek kültürünü tekrar yaşatmak gerekiyor. dışardan getirilen ürünleri değil, daha iyisini ürettiğimiz ürünleri kullanmaya teşvik edilmesi gerekiyor. Bu geleneksel âdeti burada uyguladığımızda ilk defa bu tür şeylerle karşılaştıklarını söyleyenler var. Bununla birlikte eskiden annelerimiz, ninelerimiz bu tür adetleri yaparlardı, kışlık ürünleri aylar öncesinden öğütüp hazır ederlerdi diyenler de var” şeklinde konuştu.  

 

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar