“Bir Şehidimizin Kanı Yüzlerce Teröristin Kanıyla Ölçülemez”

7.11.2017 15:04:35

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Grup toplantısında açıklamalarda terör vurgusu yaparak, "Bizim bir şehidimizin kanı yüzlerce teröristin kanıyla ölçülemez." dedi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefet partisinin cumhuriyet, laiklik, çağdaşlık gibi kavramları kendisine siper ettiğini belirterek, "Bu tavrıyla aslında tembelliğini, faşizan eğilimlerini, milletin değerlerine olan düşmanlığını saklamaya çalışan ana muhalefet partisinin foyası artık ortaya dökülmüştür. AK Parti'nin yenilenme sürecini ağızlarına pelesenk etmeleri, bu parti yönetiminin yolun sonuna yaklaştığını gösteriyor" dedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Tendürek'te, Cudi'de ve Gabar'da sürekli olarak polis, askeri jandarma ve güvenlik korucularıyla birlikte operasyonların devam ettiğini belirten Erdoğan, kış mevsimi geldi diye bu operasyonlara ara verilmeyeceğinin altını çizerek, "Bütün komuta kademesi orada. Bütün siyasi ve komuta kademelerinin hepsi bu hafta yine oralardaydı. Kendileriyle irtibat halindeydik, oralarda operasyonlar devam ediyordu. Durmayacağız, üzerine üzerine gideceğiz, kimse alınmasın gücenmesin, kusura bakmasınlar. Bizim bir şehidimizin kanı yüzlerce teröristin kanıyla ölçülemez" şeklinde konuştu. Çeşitli sıkıntılara rağmen tüm saldırıları boşa çıkarmakla kalınmayıp, aynı zamanda çok daha güçlü ve kararlı bir şekilde hedeflere doğru ilerlenildiğini ifade eden Erdoğan, Sokullu Mehmet Paşa’nın Venedik Büyükelçisine söylediği, "Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik. Siz ise İnebahtı’nda bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen sakal daha gür şekilde büyür ama kesilen kol yerine gelmez" sözünü hatırlatarak, "Uygulanan gizli açık ambargolar, ayağımıza takılan çelmeler, hemen her konuda maruz kaldığımız ikiyüzlü tavırlar bizi sıkıntıya sokmaktadır ama bu sıkıntılar sakalımızın tıraşı mesabesindedir. Buna karşılık biz asırlık bir planı bozarak onların kolunu kırıyoruz. Türkiye’nin gücünü küçümseyen birileri ısrarla felaket tellallığı yapmaya devam ediyor, varsın etsinler, atalarımız ne diyor ‘Allah kısmet ederse bir kulun işini, mermere geçirir dişi. Allah istemezse o kulun işini muhallebi yerken kırar dişini" ifadelerini kullandı.

"RABİA’MIZI ANA MUHALEFETİN BAŞINDAKİ ZAT ANLAYABİLMİŞ DEĞİL"

Büyüklüğün sadece top, tüfek ya da sayıyla olmadığını, büyük olmak için önce koca bir yüreğe, sağlam bir imana ve güçlü bir idareye sahip olunması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Biz kutlu bir davanın yolunda tüm fertleriyle canını vermekten bir an bile tereddüt etmeyecek büyük bir millet olduğumuzu biliyoruz ve bunu 15 Temmuz’da görmüş olmanın da bahtiyarlığı içindeyiz. Biz kendi bekasıyla birlikte tüm kardeşlerinin, dostlarının ve mazlumların ümidi büyük bir devlet anlayışının varisi olduğumuzu biliyoruz. Onun için 7 düvel üzerimize de gelse Rabiamızdan asla taviz vermeyeceğiz. Gerçi Rabiamızı ana muhalefetin başındaki zat anlayabilmiş değil. Ben tekrar söyleyeyim yavaş yavaş öğrenecek. Sonuna kadar tek millet, tek bayrak, tek vatan ve sonuna kadar tek devlet diyeceğiz. Bize küfredenlere biz hukukun kapısını açıyoruz, onlara sadece Rabiayı öğretiyoruz. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Abaza'sıyla, Gürcü'süyle, Çerkez'iyle, 80 milyon Sünni'si Alevi'siyle tek millet, şehidimizin kanından rengini alan bizim tek bayrağımız, 780 bin kilometrekareyle tek vatan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka herhangi bir oluşum tanımıyoruz. Var mı bir itirazın? Kılıçdaroğlu öğrendin mi” şeklinde konuştu.

"ANA MUHALEFETİN FOYASI ORTAYA DÖKÜLDÜ"

Oyunları boza boza, senaryoları yırta yırta hedeflere doğru ilerlemenin sürdürüleceğini aktaran Erdoğan, istiklal ve istikbal için girişilen bu seferi inşallah zaferle sonuçlandıracaklarını kaydetti. Erdoğan, Türkiye’nin içindeki ve dışındaki tüm gelişmelerin AK Parti olarak sorumluluklarının her geçen gün daha da ağırlaştığına işaret ettiğini belirterek, "Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu meseleler konusunda, projesi olan, fikir çilesi çeken bir ana muhalefet partisi olmayışı bizi üzüyor. Siyasi rekabet bizi korkutmaz, tam tersine şevkimizi, gayretimiz arttırır. Dünyada reform talep eden taraf muhalefet, mevcudu korumak isteyen taraf iktidar partileri olur. Bizde ise durum tam tersi, biz 15 yıldır her alanda reform peşinde koşuyoruz. Ana muhalefet partisi ise kendisine tek misyon olarak bunları engellemeyi belirlemiş görünüyor. Bu parti çok partili hayata geçtiğimizden beri cumhuriyet, laiklik, çağdaşlık gibi kavramları kendisine siper etmiştir. Bu tavrıyla aslında tembelliğini, faşizan eğilimlerini, milletin değerlerine olan düşmanlığını saklamaya çalışan ana muhalefet partisinin foyası artık ortaya dökülmüştür. Kendi kifayetsizliklerini, kendi arızalarını bir kenara bırakıp, AK Parti'nin yenilenme sürecini ağızlarına pelesenk etmeleri, bu parti yönetiminin yolun sonuna yaklaştığına gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Sadrazama bırakılan 3 mektup hikayesini hatırlatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun elinde son zarfın kaldığını ifade ederek, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Ana muhalefetteki zat önce 'başbakan olacağım' diye vaatte bulundu, olamadı. Sonra 'değişim' diyerek suçu eskiye yüklemeye çalıştı o da olmadı, şimdi sıra kendisinden sonra partisinin başına gelecek kişiye bırakacağız zarfları hazırlamaya geldi. ‘Bal bal’ diyerek ağız tatlanmaz derler bunu öğren. Başbakan olacağım diyerek başbakan olunmaz, değişim diyerek de değişim gerçekleşmez. Hep aynı şeyleri yaparak her defasında farklı sonuçlar elde etmeye çalışmak, akıl sağlığıyla bir soruna işaret eder. Bunun için önce zihniyetinizi sonra yöntemlerinizi değiştirmeniz lazım. Ana muhalefet partisinde ne zihniyete ne de yöntemlere dair bir değişiklik işareti gayreti gözükmüyor. 20 yıl önce ne diyorlarsa bugün de aynısı söylüyorlar. Halbuki ne dünya o dönemin dünyası ne de Türkiye o yılların Türkiye’si." Erdoğan son olarak belediyelerden ayrılan başkanlara hizmetleri için teşekkür ederek, yeni gelen başkanlara da başarılar diledi.  

"BU SİSTEM TİCARET ERBABIMIZA ÇOK ÖNEMLİ BİR KOLAYLIK SAĞLAYACAK"

Yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin Türkiye’de üretimine yönelik projeleri hayata geçirirken, bunların tamamlayıcısı olan çalışmaları da ihmal etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Örneğin Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız, dün itibariyle ihracatçılarımız ve ithalatçılarımıza çok kolaylık sağlayacak bir sistemi devreye soktu. Bu sistem ile gümrüklerdeki eşyaların nerede olduğu, hangi işlemin yapıldığı, hangi işlemin yapılacağı, ne kadar süreceği gibi bilgilerin tamamı cep telefonu veya bilgisayar üzerinden görülebilecek. Böylece hiçbir kişi ve kurumun ihracatçıların ve ithalatçıların işlemlerini keyfi olarak geciktirme, sürüncemede bırakma, bilgi vermeme gibi yollara başvurma şansı kalmayacak. Geçmişte çok kötü bir nama sahip olan gümrüklerimizi aldığımız tedbirlerle büyük ölçüde derleyip toparlamıştık. Yeni sistem artık her şeyin daha şeffaf, daha hızlı ve daha düşük bir maliyetle izlenebilmesine imkan sağlayacak. Bu sistem ticaret erbabımıza çok önemli bir kolaylık sağlayacak. Bunun yanında Bakanlığımızın bir diğer önemli müjdesi de, belli bir rakamın üzerinde ihracat yapan firmalara doğrudan kendi personeli aracılığıyla danışmanlık hizmeti sunacak olması. Bu anlayışla çalışan, üreten, istihdam oluşturan herkesin yanındayız" diye konuştu.

"YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİNİ 3 KASIM 2019 SEÇİMLERİ İLE BİRLİKTE FİİLEN UYGULAMAYA GEÇİRECEĞİZ"

Geçtiğimiz Cuma günü 3 Kasım 2002 seçimlerinin 15. yıl dönümü olduğunu hatırlatan ve 3 Kasım 2019’da yapılacak seçimlerde yeni yönetim sisteminin hayata geçeceğini açıklayan Erdoğan, "14 Ağustos 2001 tarihinde kuruluşunu ilan ettiğimiz partimiz bu seçimlerde elde ettiği yüzde 34’lük oy oranı ile birinci parti oldu ve tek başına iktidara geldi. Parlamentoda yüzde 63 gibi bir çoğunluğa sahip olduk. Bu oran rahmetli Özal’ın 1983 ve 1987’de aldığı sonuçlardan sonra ülkemizin son dönemde gördüğü en yüksek seçim başarısını ifade ediyordu. Milletimizin bize olan güvenini boşa çıkartmadık. Hamdolsun oylarımızı sürekli yükseltirken, parlamentodaki oranımızda kendisini korudu. 3 Kasım seçimleri ülkemizde yeni bir dönemin miladı olmuştur. Türkiye’de artık hiçbir şey 3 Kasım’dan önceki gibi olmamıştır, olmayacaktır. Koalisyonların, kavgaların, pazarlıkların, vesayetin, yoklukların artık dönem itibariyle sona erdiği 1990’ları bir daha milletimize yaşatmayacağız. Geçtiğimiz 15 yılda ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetlerle sadece 1990’ların değil, cumhuriyet döneminin tamamından daha büyük, daha etkin, daha yaygın bir yönetim anlayışının ifadesidir. Kaynakları yıllarca çarpık bir düzenin çarkları arasında insafsızca sömürülen milletimiz, kendi iktidarı ile birlikte adeta bir devrime imzasını atmıştır. Büyüyen, güçlenen, gelişen Türkiye’nin imkanları her bölgemize, her şehrimize, her haneye yatırım ve hizmet olarak yönlendirilmiştir. Suyun akışını milletimize çevirdiğimizde her seçimde yüksek oy oranı ile iktidarımızı devam ettirdik. Şimdi önümüzde yeni bir imtihan var. Hizmet ve yatırım konusunda rüştünü ispat eden AK Parti ülkemizin yönetim sistemini değiştirme konusunda da aynı başarıyı elde etmek mecburiyetindedir. 2019 seçimleri ülkemiz ve partimiz için en az 3 Kasım seçimleri kadar kritik bir dönüm noktası olacaktır. 16 Nisan halkoylaması ile adını koyduğumuz yönetim değişikliğini 3 Kasım 2019 seçimleri ile birlikte fiilen uygulamaya geçireceğiz. Ülkemizin yeni yönetim mimarisini oluşturmak için şimdiden çalışmaya başladık" şeklinde konuştu.

 

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar