OHAL İhtiyaç Kalktığında Kalkacak!

1.11.2017 15:56:10

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, OHAL’in ne zaman kalkacağına ilişkin soruya, vatandaşın OHAL’den dolayı rutin hayatında bir değişiklik olmadığını hatırlatarak, “İhtiyaç kalktığı zaman elbette kalkacaktır, zaruret kalktığı zaman kalkacaktır” dedi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 2018 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonunda önemli açıklamalarda bulundu. Bozdağ, “OHAL ilan edildiğinde üç ay dedik, ben konuştum o zaman da İnşallah üç aydan sonra buna ihtiyaç kalmaz, hatta daha erken de bitirebiliriz dedik. Ancak, Türkiye’nin 15 Temmuzda karşı karşıya olduğu tehdit ve OHAL ilan edildikten sonra yapılan çalışmalar gösterdi ki bizim gördüğümüz, buz dağının bir kısmı. Örgütün yapısı, çalışma yöntemi, takıyyeyi esas alması ve bunların tespiti konusundaki zorluklar ve bu örgüte terör örgütü nazarıyla bakışın sonradan olması ve geçmişte böyle bir bakış, kriminal bir yaklaşım olmaması; eldeki bilgi, belge, delil durumu nedeniyle mücadelenin zaman alacağı görülmüş ve bu nedenle, bu tehdidi bertaraf etmek maksadıyla bu zamanı da dikkate alarak OHAL’in uzatılma ihtiyacı doğmuştur. Ayrıca OHAL sadece FETÖ için değil PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadele için de kullanılmaktadır. Şu anda vatandaşımızın OHAL’den dolayı rutin hayatında bir değişiklik yoktur. Terör örgütlerinin bir rahatsızlığı vardır, çünkü OHAL onlara etkin bir şekilde uygulanıyor ve onlar bundan fevkalade rahatsızlar. Ama vatandaşın rutin hayatında, gündelik hayatında 20 Temmuzdan öncesi ve sonrası arasında bir fark olmadığını, her türlü hakkını, hukukunu kullandığını özellikle ifade etmekte fayda görüyorum" ifadelerini kullandı.

"OHAL, İHTİYAÇ KALKTIĞI ZAMAN KALKACAKTIR"

OHAL’in ne zaman kalkacağına ilişkin ise Bozdağ, "Bu, ihtiyaç kalktığı zaman elbette kalkacaktır, zaruret kalktığı zaman kalkacaktır. Fransa’da OHAL kalktı ama Fransa Hükümeti, çıkardığı yasayla OHAL’de ihtiyaç duyduğu bütün maddeleri normal yasaya taşıdı, dolayısıyla o ihtiyaç duyduğu kuralları yasaya taşıdığı için OHAL’e ihtiyacı kalmadı. Yani onların koyduğu kuralları biz Türkiye’ye getirsek herkes ayağa kalkar ama Fransa’da olunca demokratik oluyor, hukuk devletine uygun oluyor, yerine göre bir değişim şeyi var" açıklamasında bulundu.

"MERDİVEN ALTI DİN EĞİTİMİ, FEVKALADE BÜYÜK BİR YANLIŞLIK"

"Merdiven altı din eğitim ve öğretimi yapılması fevkalade büyük bir yanlışlıktır, buna bizim göz yummamız, izin vermemiz mümkün değildir" diyen Bozdağ, şunları kaydetti: "Türkiye’de din eğitimi ve öğretimi ihtiyacı, yasalarımız çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde imam hatip liseleri ve üniversitelerimizde ilahiyat fakülteleri, İslami ilimler fakülteleri ve ayrıca liselerimizde seçmeli Kur’an-ı Kerim ile Peygamberimiz’in hayatı ve dini bilgilerle ilgili dersler yoluyla giderilmektedir. Öte yandan, Anayasal kuruluş olan Diyanet İşleri Başkanlığı da açtığı Kur’an kursları ve cami içi ve dışında verdiği hizmetler vasıtasıyla vatandaşımızı bilgilendirme konusunda çalışmalarını yürütmektedir. Tabii, bunun dışında bazı sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü çalışmalar var. Onlarla ilgili de Milli Eğitim Bakanlığı bir denetim yapıyor. Onlar eğer bir dernekse İçişleri Bakanlığı denetimi var, vakıfsa Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimi var. Eğer herhangi bir eğitimle ilgilenen yönü varsa İçişleri Bakanlığının bir denetimi var. Tabii, Diyanet İşleri Başkanlığı bu olaydan sonra Türkiye’de başka dini kitap, dergi, yayın veyahut da sohbet, başka şeyler yapan bütün gruplarla ilgili de -buradan çok net söylüyorum- bundan sonra raporlar yayınlayacaktır, onların kitaplarında varsa sapkınlıklar, yanlışlıklar, bunları rapor edecektir. Halk bu raporlara itibar eder, etmez; o, vatandaşımızın takdiridir ama Diyanet İşleri Başkanlığının bundan sonra bu alandaki bütün yayınların, bütün çalışmaların üzerinde bir değerlendirme yapıp vatandaşımızı uyarma görevini yapacağını buradan ifade etmek isterim ve bu konudaki çalışmalara da başlamıştır. Bundan sonraki bu çalışmaları siz de yakından göreceksiniz."

"FETÖ RAPORUNUN, 15 TEMMUZ’DAN DAHA ÖNCE YAYINLANMIŞ OLMASI GEREKİRDİ"

Diyanetin FETÖ raporuyla ilgili Bozdağ, "Diyanet İşleri Başkanlığı hem Cumhurbaşkanımızın hem de önceki başkanımızın görevden ayrılırken ki ifadesi çok açık, net, burada bir geç kalmışlık vardır. Çünkü FETÖ terör örgütü ve dini konularda sapkınlık içerisinde olan gruplarla ilgili elbette Diyanet İşleri Başkanlığının toplumu bilinçlendirme, aydınlatma ve onlara karşı uyarma görevi vardır. Bunu tam yapması lazım. FETÖ raporunun, 15 Temmuzdan sonra değil de daha önce yayınlanmış olması gerekirdi" değerlendirmesinde bulundu.

GEÇİCİ CAMİ GÖREVLİLERİ

Şu anda 10 bin civarında imam-hatip açığı olduğunu belirten Bozdağ, "Camilerde geçici cami görevlisi istihdamı oldu. Bu Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında bazıları alındı. Şimdi, oradakilerin ismi geçici cami görevlisi istihdamı. İmam -hatip var, sözleşmeli imam-hatip var, vekil imam-hatip var, kadrolu imam-hatip var ama bunların ismi başka, geçici cami görevlisi istihdamı çünkü kadro alamayınca burada bu yolla geçici cami görevlisi alımı. Onlara “Sizi imam yapacağız, kadrolu imam yapacağız, vekil imam veya ücretli imam, sözleşmeli imam yapacağız” demiyor. İmamlık nitelikli bir görev olduğu için bunlardan kim ehil, kim ehil değildir bunu tespit etmek için bir sınav yapıyorlar yani bu TYÇP kapsamında imam-hatip olarak çalışacak kişilerin buna ehil olup olmadığını tespit için yapılıyor. Bunların aldatılması, kandırılması kesinlikle söz konusu değildir çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı bunu -ilanları var, hepsi var- çok açık, çok şeffaf bir şekilde yapmıştır" ifadelerini kullandı.

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar