“Yok Edilmek İstenen Şey Aile”

26.10.2017 16:47:29

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Evlilik Öncesi Eğitim’ programı Vali Kaban’ın katılımıyla gerçekleşti. Asıl olan nüvedir ve Aile bir nüvedir, bütün inanışlarda aile en önemli kurumdur diyen Vali Kaban, “Bugün Amerika’daki tartışmaları izliyorsanız eğer, bugün yok edilmek istenen asıl şey ne devletlerdir, ne toplumlardır, ne feşmekanca bir bireydir. Emin olun ki sadece ailedir.” dedi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

M. ALİ GÜNAYDIN

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü ‘Evlilik Öncesi Eğitim’ programını gerçekleştirdi. Vali Ali Kaban’ın katıldığı programa Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Taşkesti, Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Rasim Bulut, İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı İlhan Erdem, konuyla ilgili daire müdürleri ve STK temsilcileri katıldı. Programın Aile için çok önemli olduğunun altını çizen Vali Kaban, “Asıl olan nüvedir ve Aile bir nüvedir. Aile kurumu sadece bizim toplumumuz, sadece bizim değerlerimiz, sadece bizim inancımız için önemli değildir, sadece Müslümanlıkta aile önemli değildir, bütün itikatlarda bütün dinlerde, bütün inanış tarzlarında aile çok çok önemli bir kurumdur. Bugün sorun aileye dair Global düzeyde, küresel düzeyde bir saldırıdır. Bugün Amerika’daki tartışmaları izliyorsanız eğer, bugün yok edilmek istenen asıl şey ne devletlerdir, ne toplumlardır, ne feşmekanca bir bireydir. Emin olun ki sadece ailedir” dedi.

Aile ile ilgili çalışmalarının üniversitede başladığını dile getiren Vali Ali Kaban, “Yıllar önce Aile Tesis Kurumu kurulduğunda Ankara’daydım. O zaman henüz Üniversiteyi yeni bitirmiş çok genç bir insandım. Aile araştırma kurumunun başına da tanıdığım çok kıymetli Necmettin Tülinay getirilmişti. Özel hukukumuz gereği kendisi bu yeni oluşturulacak bünyede görev almam için çok gayret ettiler. Fakat nasip olmadı ama o ilk dönem kurumun yerleştirilme sürecinde aktif bir rol almak nasip oldu. Orada ilk alınan 40 uzman dostumuz, zamanla dostumuz oldular ve aile araştırma kurumunun sürecini yakından takip etmek o dostlarımız vesilesiyle mümkün oldu. O sıralar toplumsal değişime dair bir sosyoloji eserinde neden Aile Araştırma Kurumu gibi bir kurumun kurulduğunu üniversiteyi yeni bitirmiş bir genç olarak cevabını bulmuştum. Toplumsal değişime dair o eserde diyordu ki; toplumsal değişimin belli bir aşamasında artık Aileye de doğrudan bir devlet müdahalesi ile gerek mevcut durumunun korunması ve gerekse geleceğinin koruma altına alınması gerekir. O zaman anlamıştım ki, biz toplumsal değişmenin belli bir noktasındayız. Bu bahsettiğim yıllar 1990’dı. Nerden baksanız 27 yıl önceydi. Sayın genel müdürümüz sayın bakanımın bu konuya çok ehemmiyet verdiğini söyledi. Konuyu yıllardır takip eden birisi olarak, açıkçası ben de böyle bir toplantıya katılmadan edemedim” diye konuştu.

“BOŞANMA PROBLEM OLUŞTURMAYA BAŞLADI”

Son dönemde boşanma olaylarının büyük problem oluşturmaya başladığının altını çizen Vali Kaban şöyle konuştu, “Toplumsal değişim ve dönüşümün geldiği noktada öyle bir yerdeyiz ki, artık aile bir şekilde ele alınmaksızın, üzerinde kafa yorulmaksızın toplum olarak öteye gidebilme şansımız yok. Çünkü geçmişte hiç rastlamadığımız bizi şok eden hadiselerle karşılaşıyoruz. Mesele çok yüksek boşanma oranları, bunlar çok ciddi problem oluşturmaya başladı. Geleneğin bir tavrı vardır; sadece aile konusunda değil, özürlü konusunda da bu böyledir yok sayma tavrı vardır. Yani aslında modernleşme sürecine geçmeden önce gelenekte aile ile ilgili sorun yok muydu, tabi ki vardı, özür yok muydu, tabi ki vardı. Aslında özürde mesela batı, yok saymanın ötesinde cezalandırma yoluna gitmiştir. Sokakta deli göremezsiniz, köyün delisi yoktur. Çünkü mutlak surette kapatılmıştır. Biz de öyle değildir, biz de özürlülük rahmetin bir cilvesi olarak görülmüş ve ona göre davranılmıştır. Onlara iyi davranmak üzere kurgulanır. Burada genel olarak değil, özel bir durumdan bahsediyorum. Doğu dünyasında genel olarak da bu tip rahatsızlıklara karşı özel bir muamele gösterilmiştir. Aynı orada olduğu gibi gelenek itibari ile biz aile konusunda da sıkıntıların üstünü kapatmak suretiyle geleneğin bir tavrı olarak geçiştiriyorduk ama modernlikte özellikle de iletişimin ve etkileşimin sınırsız olduğu bir çağda artık kapatma şansı yok. Buna bir kısım bilim adamlarımızın bu işe kafa yoran teknik insanların çoğunluğunu sizin oluşturduğunuz kesinlerin kafa yorup çözüme dair alternatifler getirmesi gerekiyor.”

“TEMEL ETKEN AİLEDİR”

Toplum asıl olan ailedir diyen Vali Kaban, Aile için tehlike oluşturan tartışlarla ilgili olarak, “Bu yeni bir durum artık ve bu yeni durum içerisinde şurada bir avuç insan olarak yapmaya çalıştığımız Aileye dair bu toplantı aslında o kadar önemli bir nüve oluşturacak ki, sayının azlığına bakaraktan yaptığımız işi önemsiz zannetmeyelim. Çoğu zaman çokluk, istatistiğe göre verilen hususlar sadece yalan söylemek için vardır. Asıl olan nüvedir ve Aile bir nüvedir. Aile kurumu sadece bizim toplumumuz, sadece bizim değerlerimiz, sadece bizim inancımız için önemli değildir, sadece Müslümanlıkta aile önemli değildir, bütün itikatlarda bütün dinlerde, bütün inanış tarzlarında aile çok çok önemli bir kurumdur. Bugün sorun aileye dair Global düzeyde, küresel düzeyde bir saldırıdır. Bugün Amerika’daki tartışmaları izliyorsanız eğer, bugün yok edilmek istenen asıl şey ne devletlerdir, ne toplumlardır, ne feşmekanca bir bireydir. Emin olun ki sadece ailedir. Ben yıllardır belli düzeyde ilgi alanıma göre takipteyim. Şuan en tehlikede olan şey de ailedir. Eğer buna inanmasaydım buraya gelmezdim. Bunu şunun için söylüyorum, şuan yaptığınız iş hayati bir iş, mutlaka farkındasınızdır. Yapılan iş çok hayati bir mesele ve ailenin dağıldığı bir yerde ne toplumda bir düzen bekleyebiliriz, ne devletlerin bekasından bahsedebiliriz, ne bireylerin huzurlu olabileceğini ve psikolojilerinin ayakta kalabileceğini düşünebiliriz” şeklinde konuştu.

“ÇALIŞMA COĞRAFYAMIZI, TARİHİMİZİ İLGİLENDİRİYOR”

Aileyi bir atomu oluşturan temel etken olarak örnekleyen Kaban şu hususları vurguladı, “Aile bu anlamda hakikaten bir çekirdek, aile bu anlamda o maddeyi oluşturan etken, atomun tam kendisi ve hatta parçalanmaması gereken bir şey ve parçalandığında büyük bir enerji herşeyi yok ediyor. Eğer burada bir sıkıntı varsa bunun bir şekilde sağlıklı bir tarzda ortaya konulup buna dair çözümlerin üretilmesi gerekiyor. Aile ve Sosyal Politikalar dediğimiz bu bakanlık, ele almadığı konu kalmadı. Neden çünkü toplum ve topluma ait herşey gündemimizin ana maddesi haline geldi. Fark ettik ki kaybettiğimiz temel değerler var, bunlar insani değerler. İnsan olmanın gerektiği parçalardan bahsediyoruz, işte bunun adı ailedir. Yahut özürlüye dayalı politikalar veyahut özellikle dezavantajlı grupların bunlar çocuk da olabilir, taciz, tecavüzün önlenmesi gibi konular insana dair konulardır. Sizler insana dair konularla ilgileniyorsunuz ve yapacağınız çalışma sadece Türk toplumunu veya özelinde Malatya’yı ve bütün coğrafyamızı, tarihimizi ilgilendirmiyor. Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığının içerisine aldığı süreç insanlığa yapılan bir katkıdır. Herkes tarlasına yağar, herkes kendi klanının saygı değer bir üyesidir, herkes kendi toplumunda belli bir yerde durur ama asıl olan insanlık toplumunun saygı değer bir üyesi olmaktır. Siz bu insanlığa katkıda bulunmak anlamında çok büyük işler yapabilecek bir pozisyondasınız. Bu ne ekonominin çok değişken rakamlarına benzer, bu ne savaşkanlığa hazırlanan çatışmacı bir güvenlik sisteminin hassasiyetlerine benzer, bu insanlığa ve insan olmanın özüne, yani insanoğlunun yeryüzünde kalabilmesine dair bütün sistematiğin özüne dair bir çalışmadır. O yüzden yaptığınız şeyin lütfen farkında olarak devam edelim. Böyle şeyler özele dair olduğu için çok değerlidir, su da çok değerlidir ama insanlar kıymetini bilmez, ona hiç aldırmayacağız.”

TÜRKİYE’DE BOŞANMALAR İLK 5 YILDA OLUYOR

Türkiye’de boşanma nedenlerini TUİK verilerine göre açıklayan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Taşkesti, bakanlık olarak alınması gereken politikalarla ilgili olarak şunları dile getirdi, “bu konuda Malatya’da ne yapmak istiyoruz ondan bahsetmek istiyorum. Malum Aile Bakanlığımız çocuk, genç, yaşlı ve bir üst düzeye çıktığımızda Toplumla ilgilenen bir bakanlıktır. Aile Bakanlığı denince Huzur Evleri, çocuk yuvaları akla geliyor ancak bu hizmetlerimizin bir kısmını oluşturuyor. Yani o kurumsal bakım, korunmaya muhtaç yaşlılarımızın gerekli bakımlarını yapmak, sosyal devletin ana görevidir. Ancak günümüzün bir gerçeği var, yani bugün baktığımızda korunmaya muhtaç 40-50 bin civarında bir personelimiz varsa, biz büyük bir aileyiz ve o ailenin bütünü 81 milyonu oluşturuyor. 81 milyona yönelik olaylar olmadan önce tıp ve koruyucu hekimlik gibi; koruyucu öncelik sosyal hizmetlerin başlatılması gerekiyor. Bugün ki konumuz Aile, evliliklerin korunması, kurulmuş Ailenin devamı ve Tabiki istemediğimiz ama günümüzün bir gerçeği olan boşanmalar. Biz bu politikaları oluştururken gerek ülkemizde TUİK tarafından yapılan araştırmalar ve gerekse Bakanlığımızın yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkan veriler var. Dünya genelinde boşanma da bir yükseliş var, buna bağlı olarak ülkemizde de bir artış var. Biz ülkemizde ilk 5 yılda boşanma düzeyi yüksek olan 10 ilde programları başlattık. TUİK verilerine göre boşananların yüzde 40’ı ilk 5 yılda boşanıyor. Bunda şöyle bir mesaj alıyoruz. Evlilik kurulmadan önce ve evliliğin ilk yıllarında ailenin, bireyler arası iletişimin daha iyi devamı için gerekli politikaların yapılması gerekiyor. Yine boşanma nedenlerine baktığımızda, boşanmaların yaklaşık yüzde 70’inin biz hukukta şiddetli geçimsizlik diye geçiyor ama ilgisizlik alakasız davranışlar diye boşanma yaşanıyor.”

EVLİLİĞİN İLK YILLARI İÇİN PROGRAMLAR

Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Rasim Bulut ise düzenlenen program ve gündemdeki konulara değinerek, “Yakın bir zamana kadar, ülkemizde, evliliğe dair bilgi ve deneyimler kuşaklar arasında çoğunlukla geleneksel olarak aktarılmakta ve huzurlu bir aile ortamı sağlamak için bu yeterli görülmekteydi. Ancak son yirmi yılda iletişim ve eğitim imkânlarının artmasıyla bireysel beklentilerin çoğaldığı ve çeşitlendiği göz önünde bulundurulur ise huzurlu yuvaların kurulmasında geleneksel yöntemlerle birlikte görsel, yazılı ve elektronik hizmet vasıtalarının da kullanılmasını kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu minvalde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, yuva kurmaya hazırlanan vatandaşlarımıza, evlilik konusunda gündelik hayata ilişkin temel ve kapsayıcı bilgileri içeren bir eğitim paketi hazırlamıştır. Evlilik Öncesi Eğitim olarak adlandırdığımız ve üç temel konudan oluşan(Evlilikte İletişim ve Yaşam Becerileri-Aile Hukuk Rehberi-Evlilik ve Sağlık)program evliliğin ilk yıllarına, huzurlu çift ilişkisinin temel faktörlerine, eşlerin birbirleri üzerindeki hukuki haklarına ve sağlıklı annelik ve evde yaşanan küçük ev kazalarında ilk müdahalelere ilişkin bilgiler yer almaktadır. Evlilik Öncesi Eğitim programımızla ülkemizde evlilik çağına gelmiş ve aile kurmak amacıyla bir araya gelen çiftlerin, evlilik hayatına hazırlanmalarına ve huzurlu bir yuva kurmalarına destek olmayı amaçlamaktayız. Bu programla, evlilik öncesi süreçte çiftlerin birbirlerini daha iyi tanımaları, evlilikle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturabilmelerini, birbirleriyle etkili iletişim kurma yollarını keşfetmelerini ve olası sorunlarla nasıl baş edeceklerini bilmeleri evliliğe “iyi bir başlangıç yapabilme” fırsatını vereceği inancını taşımaktayız. Bu bağlamda, İl Müdürlüğümüzce Evlilik Öncesi Eğitim konusunda yapılması planlanan, Birey ve ailelerin konu hakkındaki bilgi, bilinç düzeylerini artırmaya yönelik eğitici, sosyal, kültürel faaliyetlerimize İlimizdeki kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarının da katkıda bulunması en büyük dileğimizdir” ifadesini kullandı. 

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar