ESMA’ÜL HÜSNA VE FAZİLETLERİ

26.1.2017 19:59:40

İsm-i âzam öyle bir isimdir ki onunla Allah’tan ne istenirse Allah verir. Allah’a ne duâ edilirse Allah kabul buyurur

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

AYET

O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir." (Haşr, 22)

Hadis-i Şerif

Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever.

DUA

"Ey göklerin ve yerin Rabbi, ey celâl ve ikram sahibi!  Bütün bu isimlerin hakkı için, senden İbrâhim’e ve İbrâhim’in âline salât, selâm, bereket, rahmet ve pek çok şefkat ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Muhammed’in âline bütün âlemlerde salât ve merhamet ihsan etmeni diliyorum. Rabbimiz! Şüphesiz sen övgüye en lâyık olan Hamîd ve şânı yüce olan Mecîd’sin. Bunu sonsuz rahmetinle yap, ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur." Âmin…

 

İsm-i âzam öyle bir isimdir ki onunla Allah’tan ne istenirse Allah verir. Allah’a ne duâ edilirse Allah kabul buyurur

Esma’ül Hüsna Arapça bir tamlama olup tam karşılığı Güzel İsimlerdir. Bu tamlamada bahsedilen ise Allah’ın 99 ismi şerifidir. Rabbimizin bilinen 99 ismi tüm kitaplarda güzel isimler olarak geçerken bu isimleri tekrarlayanlara bazı ilimler ve şifaların olduğu da biliniyor. Kâinatın Yaratıcısı olan Allah, sadece insanları ve cinleri kendisine iman etsinler ve istikamet üzere yaşasınlar diye yarattığını belirterek bunun dışında yarattığı her varlığı tek görevi Allah’a kulluk olan insanlara hizmet etsinler diye yaratmıştır. Biz insanlar hayvanların ve nebatatın hep aynı sürede hiç aksatmadan kendilerine verilen görevleri yaptığına şahit oluruz. Misalle izah etmek gerekirse bir arının ‘’ben bal yapmak istemiyorum’’, ya da bir ineğin ‘’bugün süt vermeyeceğim’’ deme lüksü yoktur. Çünkü onlar Rabbin isteği ile ve tükenmeyen hazineleri sayesinde görevlerini hiç aksatmadan biz insanlığa ballarını ve sütlerini yedirip içirmeye devam ederler. Yine bunun gibi yaratılan pek çok hayvan da vardır ki bizler yaratılışının gayesini bilmeden gereksiz olduğunu düşünürüz. Hâlbuki durum böyle değildir. Allah o hayvanları da kâinatın hizmeti için yaratmıştır ve araştırmalar sonucu fark edildiği gibi yılanın varlığının dahi ozon açısından yine insana fayda sağlayan bir yönü vardır.

ALLAH’I ÇOKÇA ZİKRETMEK

Görüldüğü gibi kâinatta her şey insanın emrine yaratılmış ve biz insanlar da Allah’ı çokça zikretmek ve ibadet etmek ile mükellef kılınmışsak yapılması gereken şey, Allah’ın isimlerine ve bir ayette de ifade edildiği gibi Allah’ın ipine sıkı sıkıya bağlanmak olmalıdır. Nasıl bir insana seslenmeden kendisinin size cevap vermesini bekleyemezsiniz, Hak katında da değeriniz, Allah’a ne kadar seslendiğiniz ya da ne kadar içten seslendiğiniz ile doğru orantılı olacaktır. Bu açıdan hadiseleri değerlendirdiğimizde yukarıda da bahsettiğimiz gibi Yaratıcı’nın 99 isminin her biri farklı isteklerimizi gidermek için muktedir ve belirlenen ölçülerde tekrarlandığında istenilen amaçlara ulaşmada hem maddi hem manevi rehberdir. Yaşadığımız dünya, felekler, yıldızlar, ay ve güneş birer âlemdir. Bütün bu âlemler bir ahenk içindedirler. Bu, Allah'ın Rab sıfatının bir tecellisidir. Dünyadaki düzenin kaidelerini koyup, varlıkları bir ahenk içinde yaşatma da Rab sıfatının gereğidir. Doğmamız, büyümemiz, ölmemiz, insanlardaki yücelik, ahlâk, terbiye, kemal hep Rubûbiyet sıfatının yansımasındandır. Gözün görmesi, aklın ermesi, bütün iş ve hareketler, olma ve oluşma Rab sıfatının bir tecellisidir. Onsuz bir hareket ve düşünce yoktur. Gerek Kur'ân-ı Kerîm'de gerek hâdis-i şeriflerde gecen birçok güzel ismi vardır. Aslında bu isimleri iki grupta ele almak mümkündür: Hak Teâlâ'nın zatına mahsus bir özel isim olan "Allah" lâfz-ı şerifi Ondan başka bir varlık hakkında kullanılmamıştır. Kullanılması caiz değildir. Bu ismin tesniyesi (ikil siğası) ve çoğulu da yoktur. Bir başka dile tercüme edilemez, hiçbir kelime onun yerini tutamaz. Allah’u Teâlâ'nın ikinci gruba giren isimleri, sıfatlarından alınan isimlerdir. Ayet ve Hadislerde Cenâb-ı Hakk'ın pek çok güzel isminden bahsedilir. Bunlardan her biri O'nun sıfatları ile ilgili ve onlardan alınan isimlerdir.

ALLAH'IN GÜZEL İSİMLERİ VARDIR

Rahman, Rahîm, Âlim, Hâlik vs. gibi. Bu isimler bir başka dile tercüme edilebilir. Meselâ, Hâlik ismi, yaratan veya yaratıcı olarak söylenebilir. Müminin Allah hakkındaki inancı, O'nun zâtının mukâddes olduğu, diğer zat ve eşyâyâ benzemediği, yüce sıfatlarla sıfatlandığıdır. Allah kendisini Esmâü'l-Hüsnâ en güzel isimler ile isimlendirmiştir (el-A ‚râf, 7/180; el-Isrâ, 17/1 10; Tâhâ, 20/7; el-Haşr, 59/24). Doksan dokuz adet olan bu isimlerin basında "Allah gelir. Diğer isimlerin hiçbiri anlam ve içerik itibarıyla "Allah" isminin yerini alamaz. Bu nedenle, İslam’a girecek kişi, "Lâ ilâhe İllallah" der; "Lâ ilâhe illarahman" demez. Namaza başlarken, "Allahü Ekber"der; "Rahman Ekber" diyemez. Allahu Teâlâ'nın bütün isimleri güzeldir. Kur'an-ı Kerîm'de, "Allah'ın güzel isimleri vardır. O halde Allah'a o güzel isimlerle dua edin" (el-A’raf, 7/180); "De ki: "İster Allah deyip dua edin, ister Rahman deyip dua edin; hangisi ile dua ederseniz edin, onun güzel isimleri vardır " (el-Isrâ, 1 7/110) buyurulmuştur. Peygamber efendimiz de bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: "Allahu Teâlâ'nın doksan dokuz ismi vardır. O isimleri kim ezberlerse (sayar, manasını anlar ve şuuruna ererse) cennete gider. Şüphesiz, Allah tektir ve tek olmayı sever" (Buhari, Daavât, 68). Allahu Teâlâ'nın isimleri doksan dokuz isimden ibaret değildir. O'nun ayet ve Hadislerde gecen başka isimleri de vardır. Yalnız Tirmizi ve İbn Mâce'de geçen bir hadiste bu doksan dokuz isim teker teker sayılmıştır.

İSTER ALLAH, İSTER RAHMÂN DİYE DUÂ EDİN…

Kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı. Bir âyette Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor: “İster Allah diye duâ edin, ister Rahmân diye duâ edin! Hangisiyle duâ etseniz, işte en güzel isimler O’nundur.” Peygamberimiz (sav) bir gün bir adamın Cenâb-ı Hakk’a O’nu güzel bir şekilde medh ü sena ettikten sonra duâ ettiğini işitti. Adama; “Sen Allah’ı İsm-i Âzamıyla (en büyük ismiyle) çağırdın. İsm-i âzam öyle bir isimdir ki onunla Allah’tan ne istenirse Allah verir. Allah’a ne duâ edilirse Allah kabul buyurur.” dedi. İsm-i Âzam, en büyük isim demek olup, Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimlerinin içinde gizlendiği ve bazı sevgili kullarına bildirdiği isimdir. Cenâb-ı Hakk, hikmeti gereği Ramazan ayında Kadir gecesini; Cuma’da saat-i icâbeyi; kulları içinde velî kulunu gizlediği gibi isimleri içinde de İsm-i Âzam’ı gizlemiş. Böylece Ramazan ayında daima uyanık olup bütün Ramazan ayını ihyâ edelim, Cuma gününde bütün gün duânın kabul saatini arayalım ve isimlerinin hepsiyle duâ edelim. Eğer bu gizlenenler belli olsa idi, bütün Ramazanda değil sadece Kadir gecesinde ibadet edilirdi. Cuma gününün tamamında değil sadece saat-i icâbede duâ edilirdi. Bunun gibi İsm-i Âzam da belli olsa idi sadece o isimle duâ edilir, diğerleri unutulabilirdi. Bununla birlikte Cenâb-ı Hakk’ın her bir isminin de âzami bir mertebesi var ki o mertebeye ulaşılırsa İsm-i Âzam gibi duâ kabul olunur. Ve o isim o kimse için bir nevî İsm-i Âzam olur.

HAKİKÎ İSM-İ ÂZAM GİZLİDİR

“İsm-i Âzam gizlidir. Ömürde ecel, Ramazanda Leyle-i Kadir gibi, esmâda İsm-i Âzamın istitarının (gizlenmesinin) mühim hikmeti var. Kendi nokta-i nazarımda hakikî İsm-i Âzam gizlidir, havâsa bildirilir. Fakat her ismin de âzami bir mertebesi var ki, o mertebe İsm-i Âzam hükmüne geçiyor. Evliyaların İsm-i Âzam’ı ayrı ayrı bulması bu sırdandır. Hazret-i Ali’nin (r.a) Ercûze namında bir kasidesi Mecmuatü’l-Ahzab’da var. İsm-i Âzam altı isimde zikrediliyor.” İnsanda Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri tecelli eder. Fakat bir veya birkaç isim daha galip, daha baskındır. Her insan kendi ruh âleminde hangi ismi kendine daha yakın hissediyorsa veya merakı ve alakası daha çok hangi isme ise veya nasıl bir işle meşgulse o hale münasip ismi veya isimleri bulmalı. Belki o ismin veya isimlerin âzami mertebesine yetişmeli. Başka bir deyişle kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı.

İSMİ AZAM DUASI;

Bismillahirrahmanirrahim

Ya Cemilu Ya Allah, Ya Karibu Ya Allah, Ya Mücibu Ya Allah, Ya Habibu Ya Allah, Ya Raufu Ya Allah, Ya Atufu Ya Allah, Ya Ma’rufu Ya Allah, Ya Latifü Ya Allah, Ya Azimü Ya Allah, Ya Hannanü Ya Allah, Ya Mennanü Ya Allah, Ya Deyyanü Ya Allah, Ya Subhanü Ya Allah, Ya Emanü Ya Allah, Ya Bürhanü Ya Allah, Ya Sultanü Ya Allah, Ya Müste'anü Ya Allah, Ya Muhsinü Ya Allah, Ya Mütealü Ya Allah, Ya Rahmanü Ya Allah, Ya Rahimü Ya Allah, Ya Kerimü Ya Allah, Ya Mecidü Ya Allah, Ya Ferdü Ya Allah, Ya Vitru Ya Allah, Ya Ehadü Ya Allah, Ya Samedü Ya Allah, Ya Mahmudu Ya Allah, Ya Sadıka'l-va’di Ya Allah, Ya Aliyyü Ya Allah, Ya Ganiyyü Ya Allah, Ya Şafi Ya Allah, Ya Kâfi Ya Allah, Ya Muafi Ya Allah, Ya Baki Ya Allah, Ya Hadi Ya Allah, Ya Kadiru Ya Allah, Ya Satiru Ya Allah, Ya Kahharu Ya Allah, Ya Cebbaru Ya Allah, Ya Gaffaru Ya Allah, Ya Fettahu Ya Allah…

Ulusal Gazeteler
18 Kasım 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Reklam

Spor Toto Süper Lig Puandurumu

 

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar