• DOLAR
    5,7477
    %0,51
  • EURO
    6,3537
    %0,54
  • ALTIN
    280,36
    %1,73
  • BIST
    100.237
    %-0,10
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
GELDİ 11 AYIN PADİŞAHI
  • 0
  • 680
  • 05 Mayıs 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Geldi 11 ayın sultanı. Gönüllere ferahlık getirdi. Ramazan-ı Şerif bereket ayı, huzur ayı, yardımlaşma ve dayanışma ayı. Ramazan ayı, içerisinde 1000 aydan daha hayırlı bir geceyi, “Leyle-i Kadr” i barındıran kutlu ay. Bu ay, insanların hâl ve hareketlerine düzen verdiği, kardeşliğin, merhametin ayı. Bu ay, nefislerin dizginlendiği, hasetlerin gömüldüğü, bedenlerin Allah yolunda hareketlendiği ay. Bu ayı övmekle bitiremeyiz. Ramazan-ı Şerîf bir nazlı misafirdir. Gelişiyle sevinç ve neşe getirir, gidişiyle hüzne boğar. Bu hüznü teskin etmek için de bir bayram bırakır arkasından. Böylesine zariftir bu kutlu ay.
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu günahlardan azat olmaktır bu ay. Ramazan-ı Şerîf’in büyük anlamı vardır idrak edebilene! İftar sofraları, sahurluklar, teravihler, hatimler  insanı huşu ile tarifsiz bir coşkuya sürükler bu kutlu ayda. Açlığın sonunda Rabbimizin lütfu ile iftar ettiğimiz an, savaştan galip gelmiş bir komutan edasıyla tebessüm ederiz. Sahura kadar bekler pek çoğumuz. İmsak vakitlerinin erken saatlerde olduğu mevsimlerde uyumak yerine sahuru bekleriz. Sahurda açıktır fırınlar. Taze ekmek alır, güzelce yeriz. Saatler süren açlığı 10-15 dakikada sonlandırırız Rabbimizin lütfu ile. Bu kutlu ayın manevi ikliminde kendimize daha fazla çeki düzen verir, günahlardan daha fazla kaçınmaya çalışırız. En günahkârı, en seküleri bile bu aya hürmet eder ülkemizde. Gerçi son yıllarda sokaklarda gözümüze baka baka yiyip içenler olsa da temiz niyetini kaybetmeyenler var hâlâ. Bize düşen kimseye sataşmadan görmezden gelip ibadetimizin ihlasına zarar vermemektir.
Oruç diğer ibadetlerden farklıdır. Çünkü oruçta riya olmaz. Münafık namaz kılıp gösteriş yapabilir, zekât verip gösteriş yapabilir, hacca gidip gösteriş yapabilir ancak oruç tutmaz. Çünkü oruç, kişiyle Allah arasında olan, kişinin sadece Allah rızası için yaptığı ibadettir. Bu yüzden de orucun mükâfatı Allah katındadır. Bu ibadetin ecrini Rabbimiz verecektir. Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse  girmez.” (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166.) .Yine sahih bir hadiste  Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28, Savm 6)
Ramazan-ı Şerîf bizlere huzur getirmelidir. Oruç tutarak huzurlu olmalıyız. Sinirlenmek, öfkeli bir hâl ile orucu geçirmek, orucun ruhuna aykırıdır. Hz. Muhammed (sav) Efendimiz buyurdu ki:  “Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa ‘Ben oruçluyum!’ desin (ve ona bulaşmasın).” (Müslim, Sıyam 164) İşte bütün mesele budur. Oruçlu olmanın şuuru ile hareket edebilirsek, Efendimiz’in, Rehberimizin, Baş Öğretmenimizin tavsiyesine uyarsak, orucu hakkıyla tutmuş oluruz. Gıybet etmeden, yalan söylemeden, dedikodudan kaçınarak orucumuzu gölgeleyecek her günahı def etmeliyiz. Çünkü Efendimiz (sav) yine başka bir hadisinde buyurdu ki:  “Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse, onun yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhari, Savm, 8)
Ramazan-ı Şerîf’inizi en içten dileklerimle tebrik ediyor,  bu ayın sonunda Rabbimizin affına mazhar olmanızı niyaz ediyorum.

İMAM-I AZAM’I RAHMETLE ANIYORUM
Hanefî Mezhebinin kurucusu, büyük İslam âlimi Numan Bin Sabit namı diğer İmam-ı azam Ebu Hanife, 6 Mayıs 767 tarihinde Bağdat’ta vefat etti. Kadılık teklifini geri çevirdiği için kırbaçlandığı, bu sebeple işkenceler sonucu yahut zehirlenerek vefat ettiği rivayet edilse de kesin bir bilgi yoktur. Kesin olan şu ki İmam-ı Azam Ebu Hanife görüşleriyle, yaşantısıyla İslam âlemi için çok büyük bir öncü olmuştur. Örnek bir hayat yaşamış, örnek bir insan olarak bu dünyadan göçmüştür. Bugün şahsım da olmak üzere milyonlarca Müslüman, onun içtihatlarına uyarak amel etmektedir. İmam-ı Azam, hem ilim talebelerine ders veriyor hem de ticaretle meşgul olarak dünyalık nafakasını elde ediyordu. Kazandığı geliri de talebe okutmakta, garip gurabaya yardım etmekte kullanıyordu. Bir gün yine ders halkasında iken bir kişi çıkageldi ve İmam-ı Azam’a ‘Ey İmam, mallarını taşıyan gemi battı’ dedi. İmam-ı Azam ‘Elhamdulillah’ dedi. Aradan biraz zaman geçti, o şahıs tekrar geldi ve ‘Ey İmam, bir hata olmuş. O gemi senin değilmiş’ dedi ve Ebu Hanife yine ‘Elhamdulillah’ dedi. Bu durum karşısında hayret eden adam sebebini sordu . İmam-ı Azam şöyle cevap verdi: “Sen bana gemin battı deyince bir an kalbime baktım. Kalbimde bu dünyalık için bir hüzün oluşmayınca şükrettim. Tekrar haber getirip batmadığını söyleyince yine kalbimi yokladım ve bu duruma kalbimin sevinmediğini gördüm. İşte bundan dolayı hamdettim.” Dünya sevgisinin girmediği o güzel kalbe bin selam.
Rahmetle ve saygı ile anıyorum.
Selam ve Dua ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber