• DOLAR
    5,8086
    %0,05
  • EURO
    6,4391
    %-0,08
  • ALTIN
    273,85
    %0,16
  • BIST
    7,6425
    %-0,23
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
FİTNENİN UYANIK TUTULMASI
  • 0
  • 340
  • 15 Ekim 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara 191)

“Fitne uykudadır. Uyandırana Allah lanet eder!” (Suyutî, Fethu’l-Kebir, II/280)

Kitap ve sünnet bağlamında FİTNE genel hatlarıyla yedi anlamda karşımıza çıkmaktadır. Fazla ayrıntıya girmeden yorumu da okuyucuya bırakarak bunları şöyle sıralamak mümkündür:

1- İmtihan etmek, sınamak ve belaya sokmak.

“Muhakkak sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155)

2- Felaket, azap ve rezillik.

“Eğer Allah işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar, hak ettikleri cezalar yüzünden, insanları hemen hesaba çekip cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat onlara belirli bir vadeye, vakte kadar mühlet veriyor, zaman kazandırıyor. Nihayet ecelleri gelip, vakitleri dolunca, amellerine göre gerekeni yapar. Allah kullarının işledikleri amelleri her an biliyor, görüyor.” (Fatır, 45)

3- Dinsizlik ve küfrü yayarak herkesin başını derde sokmak, kutsal şeylere saygısızlık etmek, azmak ve azdırmak.

“İnsanlar yalnız: “İman ettik” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah elbette doğruları da bilecek ve elbette yalancıları da bilecektir (ortaya çıkaracaktır). Yoksa kötülükleri işleyenler bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar! Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa (bilsin ki) Allah’ın belirlediği vakit muhakkak gelecektir. O, duyandır, bilendir. Kim cihad ederse ancak kendi için cihad etmiş olur. Çünkü Allah’ın âlemlerden hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.” (Ankebut, 2-6)

4- Şirke, küfre koşup dinden çıkmak ve her türlü günahı işlemek.

“İnsanlardan öyleleri var ki, “Allah’a iman ettik!” derler; ama Allah yolunda bir sıkıntıya uğrarlarsa, insanlardan çektikleri eziyeti, Allah’tan gelen ceza gibi görürler. Rabbinden inananlara bir yardım gelince de, “Aslında biz, her zaman sizinle beraberiz” derler. Allah bütün yaratılmışların kalplerindekini, en iyi bilen değil midir?” (Ankebut, 10)

“Fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah’ın oluncaya kadar onlara karşı savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz Allah ne yaptıklarını görmektedir.” (Enfal, 39)

5- Müminleri dinden çıkarmak için şiddet uygulamak, eza ve cefa ederek sürgün etmek.

“Sana haram aydan, onda savaşmaktan soruyorlar. De ki: “Onda savaşmak büyük bir günahtır. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a karşı nankörlük etmek, halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük bir günahtır. Bozgunculuk ise öldürmekten daha fenadır. Onlar eğer güç yetirebilirse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve sonra da kâfir olarak ölürse, işte onların yaptıkları işler dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada sürekli kalıcıdırlar. (Bakara, 217)

6- Görüş ayrılığı ya da çıkar çekişmesi yüzünden ortalığı karıştırıp tefrikayı körüklemek ve terör meydana getirmek.

“Aranızdan yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah, cezası çok çetin olandır.” (Enfal, 25)

“Allah’a ve Resulüne itaat edin, sakın birbirinizle çekişmeyin, yoksa yılgınlığa kapılırsınız da cesaretiniz sönüverir. Zor durumlarda ve her türlü sıkıntılara karşı dirençli olun, gerçekten Allah zorluğa göğüs gerip sıkıntılara katlananlarla beraberdir.” (Enfal, 46)

“Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mümin olarak sabaha erer, akşama kâfir olur; mümin olarak akşama erer, sabaha kâfir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Âdem’in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil)” (Ebu Davud, Fiten, 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205)

7- Mal, evlat ve kadının da fitne olarak değerlendirilmesi.

“Mallarınız ve çoluk çocuklarınız sizin için bir imtihan aracıdırlar. Onların yüzünden günaha girmeyin. Allah katındaki sevap ve mükâfat dünya malından daha üstündür.” (Teğabun, 15)

“Ey iman edenler, mallarınız, servetleriniz ve çocuklarınız, sizi, Allah’ı zikirden, namazdan Allah’ın övünç kaynağı kelâmını okumaktan, Allah’ın dinini anlatmaktan, İslâm’ı tebliğden alıkoymasın. Kimler böyle yapar, Allah’ı zikri ihmal ederse onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.” (Münafikûn, 9)

“Şüphesiz her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi (imtihan vesilesi) de maldır.” (Tirmizî, Zühd, 26)

” Hayır! Şüphesiz insan, kendisini ihtiyaçtan kurtulmuş görmesinden dolayı gerçekten (isyan ederek) haddini aşar!” (Alak, 6, 7)

Dinsizliğin revaçta olduğu günümüzde gündemde tutulması gereken Allah, ölüm ve ahiret bilakis unutulunca ahlak bozuldu. Helal-harama uyulmaz oldu. İnsanda hayvani duygular depreşerek daha da öteye gidip vahşet derecesine ulaştı. Manevi değerler maddi ihtiraslara kurban edildi. İyilik emredilip kötülükten alıkonmadı. İsyan ve şirke bulaşmadan ötürü bela, musibet, devasız dertler, açlık, sefalet, israf ve bereketsizlik başını alıp gitti. Dünya malı, evlat ve kadınlar ciddi birer fitne (yani ümmetin kazanılması en zor imtihanı) haline geldi. Toplum dini olan İslamiyet iyice bireyselleşerek cemaat ve cemiyet olarak yaşanamaz oldu.

“Kulun başına her ne geliyorsa elleriyle yaptıklarından ötürüdür.” (Şûra, 30) Özellikle manevi sıkıntılar, psikolojik rahatsızlıklar ve bunalımların haddi hesabı yoktur. Elbette ki manevi dertlere maddi tedbirlerle deva bulmak imkânsızdır. Hastalıkların yüzde doksan psikolojik olduğu hep söylenir de nedense tedavisi için manevi reçeteler pek kullanılmaz, hatta hangi zamanda yaşıyoruz, denilerek kullanılması şiddetle yadırganır. Çözüm için Yüce Rabbimiz: “Biz Kur’an’dan, müminler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.” (İsra, 82) buyurmuyor mu? Şafi olan Allah iken kullar şifayı başka yerlerde aramaya kalkınca bulamıyorlar. Geçmiş kavimlerin temel iki nedenden dolayı helak olduklarını hatırlatarak konumuzu noktalayalım: 1- Toplumun içine düştüğü fitneden alıkoyacak ve insanları uyaracak kişi ve grubun (cemaatin) olmaması ve 2- Gayrimeşru bir hayat içerisinde insanların zevk-u sefaya dalıp hadlerini aşarak isyan etmeleri.

Yüce Allah’ın bütün inananları her türlü fitneden, fesattan, beladan,  afetten, iç-dış düşmanlardan ve hainlerden koruması temennisi ve niyazıyla.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber