• DOLAR
    6,0420
    % 0,25
  • EURO
    6,7537
    % 0,29
  • ALTIN
    248,2576
    % 0,25
  • BIST
    86.771
    % -0,03
Tahir Sağır
Tahir  Sağır
tahir.sagir@malatyasonsoz.com.tr
FEMİNİZME DUR DEYİN!
  • 0
  • 359
  • 10 Mart 2019 Pazar
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü idi. Batı sömürdüğü her şey gibi insanı da bir meta olarak sömürüp ona lütuf gibi bir de gün armağan eder. Annelik kavramını, anne-evlat ilişkilerini bitirir ama ‘Anneler Günü’ icat ederek hem gösteriş yapar hem de kapitalizmin kasasına destekte bulunur. İşçileri sömürür ancak sendikalar ile işçi hakkını savunuyoruz mesajı verir. Kadınlar Günü de böyle bir mantalitenin ürünüdür. Kadını bir meta olarak görüp kapitalizm içerisinde iliklerine kadar sömüren Batı, onlara bir gün armağan ederek kendini temize çıkarmaya bakar. Her gün için elbette bir vehim hadiseyi de kaynak seçer, ve makul bir sebepte bulmuş olur.Böylece hem kapitalizmin çarkını çevirmeye devam eder hem de bireye önem veriyoruz mesajı vermeye çalışır. Amerika’nın Irak’a, Afganistan’a demokrasi götürmesi gibi.
Feminizm’de, Batı’nın ataerkil aile yapısı ile ayakta durmayı başaran Orta Doğu toplumlarının aile kavramını yıpratmak hatta bitirmek, böylece kendi insanlarını düşürdükleri modern yalnızlığa Doğulu’yu da çekmek için uydurdukları seküler fikir akımıdır.
Sık sık marjinal, anarşist anlayışlarla yıkıcı eylemlerin içinde gördüğümüz feministler 8 Mart’ta da boş durmadı ve sokaklara indi. Toplumsal cinsiyet eşitliği (!) anlayışı ile aslında anarşist eylemler yaparak sokaklarda dolanan bu güruh, Taksim’de ezan sesini duyunca ıslıklar çalarak yaptığı saygısızlık ile gündeme geldi.
Ezan sesinden duydukları rahatsızlık, İslam düşmanlıkları, anarşist ve marjinal örgütler ile yakınlıklarıyla milletimizin değerlerine saldıran bu mankurtlar hakkında devletimiz artık gerekeni yapmak zorundadır. Devletimiz, kendisi aleyhinde olan her eylemde en ön safta bulunan, bir çoğu yıkıcı sol ve uzantısı örgütlerle ilişkisi de bulunan ve toplumsal huzuru bozan bu feminist militanlara karşı artık önlem almalı! Açtıkları pankartlar ile toplumun ahlakına açıkca savaş açan, değerlerimize saldıran, Anadolu’yu hiçe sayan feministlere kim dur diyecek?
Öyle bir noktaya geldik ki bir zamanlar ” Erkektir yapar ” anlayışı, yerini ” Kadındır yapar.” anlayışına bıraktı. Maalesef buna muhafazakar kadın dernekleri, kadın ve demokrasi adı altındaki kuruluşlar ve aile bakanlığının kadının beyanını dahi esas sayan anlayışı sebep oldu. Kadınları bu denli şımarıklığa iten, kendilerinde her şeyi yapma hakkını gören anlayış, hız kesmeden önlenemez noktalara doğru gidiyor.
Kadın ve erkek eşitliğini sağlayalım derken erkekleri mağdur ettiler ve etmeye devam edecekler.
Allah-u Teâlâ ‘nın dinini hakkıyla yaşayan bireylerin olduğu toplumda kadın, annelik vasfı ile baştacı, eş olarak da Allah’ın emanetidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.),  kadınlara iyi davrananın hayırlı olduğunu söyleyerek erkeklere eşlerine iyi davranmalarını tavsiye etmiştir. Asr-ı Saadet ve İslam’ın hakim olduğu yıllarda ve hatta Osmanlı döneminde ne kadın cinayetleri olmuş ne de kadına zulmeden kişiler olmuştur. Ancak batının yasaları ile sekülerleşen, yozlaşan ailelerin son yıllarda nasıl bir hale geldiği aşikâr.
Şapkayı öne koyupta düşünmek lazım. İnsanları cinnete, bunalıma sürükleyen bu modern çağda değerlerin kaybının nelere yol açtığı, toplumu nereye sürüklediği görülüyor.
Amacımız kadın-erkek eşitliğini tesis etmek, kadınları yüceltirken erkekleri hakir görmek değil insanca yaşamın mümkün olduğu aileler meydana getirmek olmalıdır. Bunun için çözüm de çare de İslam’ın eczanesindedir.
Artık bıkmadınız mı bu zelil gidişattan?
İzzet ve şeref ancak Allah-u Teâlâ’nın dinindedir.
HAZİNE DOLU AYLAR
(Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır.)
Geçtiğimiz perşembe akşamı Regaip kandilini idrak ettik ve üç ayların kapısından içeri girdik. Recep ayı ile beraber Ramazan-ı Şerife yaklaşan yola girdik Allah’ın izniyle. Recep ayı, Şaban ayı ve Ramazan-ı Şerif Müslümanlar için hazine değerinde olan günleri içerisinde barındırıyor. Ramazan-ı Şerif’te bin aydan daha hayırlı bir geceyi, Kadir gecesini idrak etmemize fırsat bulabileceğimiz bir zaman dilimi var. Bu aylarda hem kendimize daha fazla çeki düzen verip eksiklerimizi tamamlıyor , hem Cenab-ı Allah’a daha yakın olmanın yollarını arıyor, hem de camileri – kandiller münasebeti ile de olsa – tıklım tıklım dolduruyoruz.
Bu aylar oruç tutanlar , nafile ibadet edenler , sadaka verenler , hayır ve hasenat ile daha bilinçli , daha uhrevi geçen zamanlardır. Ramazan-ı Şerif’in habercisi olan bu manevi günlerde Rabbim amel defterimizi sevaplarla , hayır hasenatlarla doldursun.Bizi, her geceyi kadir bilen , her anını Allah-u Teâlâ’nın rızasını arayan kullarından eylesin.
Selam Ve Dua İle…

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber