• DOLAR
    5,6592
    % 0,77
  • EURO
    6,3832
    % 0,58
  • ALTIN
    259,3534
    % -0,67
  • BIST
    101.849
    % 0,28
Sevil Aydoğan
Sevil  Aydoğan
sevilaydogan@malatyasonsoz.com.tr
ESKİDEN MAHALLE DÜĞÜNLERİMİZ OLURDU
  • 0
  • 393
  • 21 Haziran 2019 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Malatya’ da eskiden mahalle düğünlerimiz olurdu.

Bir sokakta bir düğün olacağı zaman bütün mahalle bunu duyardı.

Düğün yapılmadan düğünün kritiği, eleştirisi yapılır, kız tarafının nasıl olduğu oğlan tarafının nasıl olduğu…

Kızın oğlana layık olup olmadığı veya oğlanın kıza layık olup olmadığı dedikodusu yapılırdı.

Eskiden şimdiki gibi memurluk yaygın olmadığı için eğer damat özellikle  “pavruka” da yani fabrikada çalışıyorsa mutlaka kızı verirlerdi.

Hem o yıllarda Malatya’da  üç tane fabrika vardı.

Merhum İnönü’nün Malatyalı hemşerilerine yaptığı en büyük iyilik bu fabrikaları şehrimize yaptırmasıdır.

O yıllarda bu fabrikalardan biri bile birçok ilde yoktu.

Kırklı yılların başından itibaren Malatya’da üç fabrika kurulmuş.

Şeker fabrikası…

“İreci” denen Tekel Tütün fabrikası…

“Sümer fabrikası” dediğimiz kumaş, bez dokuyan fabrikamız…

Malatya’da binlerce kişi bu fabrikalarda çalışırdı.

Hemen herkes bu fabrikalar sayesinde iş güç sahibi idi.

Dolaysıyla damat eğer bu fabrikalardan birinde çalışıyor ise saygın kişi sayılırdı.

Hele bir de damat tarafı tanıdık, bildik bir aileden geliyor ise…

Soyu-sopu belli bir yerin oğlu ise kız tarafı fazla nazlanmadan kızı verirdi.

Düğün günü gelmeden bir iki önce düğün olacak evin bahçesi düzenlenir…

Ağaçları budanır…

Konu komşudan, varsa masalar, sandalyeler toplanır…

Kilimler yere serilir, minderler yerleştirilir, düğün günü beklenirdi.

Eskiden hemen herkes yer sofrasında yerde oturarak yemek yedikleri için masa bulmak şimdiki gibi kolay değildi.

Düğünlere kiraya verilen masa-sandalye olayı da yoktu o zamanlar.

Olsa da zaten “Çok para” gider diye kiralık alınmaz, çevredeki herkesten masa–sandalye istenirdi.

Yemekler şimdiki gibi dışarıdan Yemek Fabrikalarından gelmezdi.

Zaten öyle hazır yemek yapan yerlerde yoktu.

Fakat eskiden düğünlere yemek yapan aşçılar, yemek ustaları vardı.

Onlarla konuşulur, anlaşılır, düğün gününden bir gün önce onlar gelir, düğün sahibiyle  konuşarak nelerin pişirileceğini…

Yemek olarak pişirilecek neler isteniyorsa düğün sahibine aldırtılır…

Düğün yeri ayarlanır, yemek yapılacak kabı-kacağı hazırlar…

Kendi usulüne ve düzenine göre her şeyi ayarlar ve ertesi günü erkenden gelerek ocakları yakarlar, kazanları, teştleri yemek yapılacak her şeyi yapmaya başlarlardı.

Misafirler gelmeye başlayınca çoluk çocuk etrafta koşuştururken düğün sahibi gelen misafirler ile ilgilenirken, yakın akrabalar onlara yardımcı olmaya çalışırlardı.

Düğüne gelirken herkes düğünlük, bayramlım-seyranlık elbiselerini giyerdi.

Çocuklar, gençler daha bir başka heyecanla etrafta dolaşırlardı.

Gelin gelecek evde sevinç hakim olurken kız tarafının evinde sevinçle hüzün bir arada olurdu.

Eğer düğün sahibi biraz eğlenceye, keyfe düşkün birisi ise mahallenin veya şehrin en tanınmış çalgıcılarını getirtir, onlar bir kenarda çalıp söylerken ortada gençler çalınan oyun havalarına kendilerini kaptırır, oynar, göbek atarlardı.

Tabi buna, oynamak isteyen herkes dahil olurdu.

Bütün bunlar olurken ne olursa olsun mutlaka ve mutlaka düğüne mahallenin cami hocası davet edilir ve mutlaka Mevlit okutulurdu.

Mevlitsiz düğünün uğursuzluk getirdiğine inanılırdı.

“Düğün olurda içki olmaz mı?” diyenler için de düğün yapılan bahçenin bir köşesinde,  özellikle gençler kimseye belli etmeden gizlice içer, çekenoz yaparlardı.

Bunlara bir de düğün sahibin haberi olarak, çalgıcılarda eşlik ederdi.

Sokak düğünleri eskiden çok canlı, hareketli ve bereketli geçerdi,

Düğün bittikten sonrada bu kez düğün sahiplerinin yakınları düğün evine sinilerle tatlılar yollarlardı.

Düğün sahibi de bu tatlıları konu-komşuya tabak tabak dağıtırdı.

Eskiden çocukların sünnet düğünleri de tıpkı normal düğün havasında geçerdi.

Burada farklı olan sadece  “Kirvelik”  olayının olmasıydı.

Yoksa, Sünnet düğünü hazırlıkları da tıpkı evlenme düğünü gibi heyecanlı ve şatafatlı olurdu.

Eski mahalle veya sokak düğünlerinin tadı şimdilerde yok artık.

Çünkü düğün salonları o sıcaklığı, samimiyeti vermiyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber