• DOLAR
    5,9011
    % 0,54
  • EURO
    6,6346
    % 0,12
  • ALTIN
    254,6448
    % 0,52
  • BIST
    90.787
    % 0,32
Sevil Aydoğan
Sevil  Aydoğan
sevilaydogan@malatyasonsoz.com.tr
ESKİ BAYRAMLAR NASILDI Kİ?
  • 0
  • 279
  • 07 Haziran 2019 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Toplumumuzda bir “Eski bayramların tadı başkaydı.” sözü almış başını gidiyor.

Oysa her yaşın kendine göre bayram tadı vardır.

Eskiden insanlar yokluk içerisinde doğar, yaşar, büyürlerdi.

Ülke insanlarımızda olduğu gibi diğer İslam ülkeleri de dâhil insanlar yokluk içerisinde yaşarlardı.

Bu yokluklar, aileleri, ellerinde var olanlarla yetinmeye yöneltiyor,  şükür etme rızasına kavuşturuyor, hamt ediyorlardı.

Mesela;  Bayramdan bayrama değil sadece bir bayrama ki o da genellikle Ramazan Bayramında alınan bir ayakkabı veya elbise bir iki yıl hatta üç dört yıl giyilirdi.

Hemen her şey zor alınır, özenle giyilir, zar zor elde edilen her şeyin kıymeti bilir kıt kanaat geçinilirdi.

Özellikle çocuklar için giyecekler alınır, büyükler ellerinde var olanlarla yetinirlerdi.

Çocuklara alınan bir elbise ancak bayramlarda alındığı için “yenisini giysin” diye bayramdan sonra saklanır ancak gezmeden gezmeye giydirilir, gelecek yıllara ve bayramlara kadar saklanırdı.

Dolayısıyla zor elde edilen şeylerin kıymeti çok olurdu.

Değerli sayılırdı.

Bu günkü gibi renk renk, çeşit çeşit, model model elbiseler yoktu.

Hele hazır giyim hiç yoktu.

Şekerlemeler yoktu ve var olan sadece akide şekeri, bonbon şekeri, tesbih şekeri gibi bir iki çeşit şeker vardı eskiden.

Çikolatanın adı vardı kendisi yoktu.

Vardı da kimse alamaz, yiyemezdi ve hatta çok varlıklı ailelerde bile zar zor bulunurdu.

O nedenle yokluklar içerisinde yaşanan bayramlarda alınan her şey özenle giyilir, yiyecekler özenle yenir, bayramların tadı tuzu başka olurdu.

Yaşları ilerlemiş kimselerin sık sık “nerede o eski bayramlar “demelerinin asıl sebebi işte bu.

Yani, yokluklar içerisinde elde edilen her şeyin kıymeti çok olduğu için değeri de, kutlanması da yaşanması da güzel olurdu.

Şimdi her yerde her zaman her şey bol bol var olduğu ve hatta istendiği zaman elde edilebildiği için hemen hiç bir şeyin tadı yok ve var olanlarında hevesi çabuk geçiyor çok çabuk eskiyor.

Aslına bakarsanız zor elde edilen her şeyin tadının damağımızda kalmasının sebebi işte bu.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber