• DOLAR
    7,2981
  • EURO
    8,6356
  • ALTIN
    477,35
  • BIST
    1,1795

Erkek İşleri Dikkatimi Daha Çok Çekiyordu 

Bu haftaki röportaj konuğumuz, 11 yaşından itibaren çalışmaya başlayan, Kentin önemli kadın girişimcileri arasında yer alan Şehriban Şahin.  Şehriban Şahin kendi ifadesiyle “Bir kadın olarak kadının 2.sınıf insan olarak görüldüğü bir kültürde yetişmedim” diyerek yaşamını ve çalışma hayatını anlattı.

Erkek İşleri Dikkatimi Daha Çok Çekiyordu 

Bu haftaki röportaj konuğumuz, 11 yaşından itibaren çalışmaya başlayan, Kentin önemli kadın girişimcileri arasında yer alan Şehriban Şahin.  Şehriban Şahin kendi ifadesiyle “Bir kadın olarak kadının 2.sınıf insan olarak görüldüğü bir kültürde yetişmedim” diyerek yaşamını ve çalışma hayatını anlattı.

Şehriban Şahin Kimdir?

1980 Malatya Doğanşehir doğumluyum.  11 yaşımdan beri babamdan dahi para almadım ki başkasından alabileyim. İlkokulu bitirdikten sonra maddi imkânsızlıklar yüzünden okuyamadım. Ailemin maddi imkânları yoktu. Oturduğumuz mahallede zaman zaman kayısı işine giden kadınlar vardı. Kayısıya giden kadınlardan birisi bir akşam bize geldi. Anneme kayısı toplama, patik yapma işine gidiyorum, Kızı okula göndermedin. Bari gelsin kayısı işinde çalışsın dedi. Böylelikle benim de aklıma çalışma hayatı düştü ya…!

Hemen aileme ben de kayısı toplama işine gitmek istediğimi söyledim. Babam olmaz dedi. Küçüksün dedi. Nasıl göndereyim? dedi. Sabah altıda babamdan önce kalktım eşyamı, ekmeğimi hazırlayıp çıktım. Komşu kadının yanına gittim servisi bekledim. Çalışma hayatına böyle başladım.

Erkek İşleri Dikkatimi Daha Çok Çekiyordu 

Bu bahsettiğim 1991 yılıydı. Ben 11 yaşında İlkokulu bitirdim. Yaşımı doldurmadan ortaokula başladım. İlkokulu bitirdiğimde yıl 1991-92 yılı. Yeni bir ev yapmaya başlamıştık. Zaten okuyamamamın en büyük etkeni de o ev oldu. Dededen kalma bir evimiz vardı. Ama sağlam değildi. Biz de başımızı sokacak gecekondu tarzında bir ev yapmaya başladık. Ablam evde ustalara yemek hazırlarken, ben ablama yardım etmek yerine inşaatının içerisinde babama yardım ediyordum. Bir tane kürek, sapını kısaltmış onunla harç yapıyordum. Duvarı ören ustaya tuğla veriyordum. Sırasıyla tuğla taşıyor, harç taşıyordum. Sürekli hep böyle dışarı işleriyle ya da erkek işleri çok dikkatimi çekiyordu.

Çalışma Hayatına Nasıl Başladınız?

Çalışma hayatıma da 1991 yılında bir kayısı işleme tesisinde işe başladım. 1993 yılına kadar aynı firmanın kayısı fabrikasında çalışıyordum. Bir süre sonra kayısı fabrikası kapandı. Patronlar tekstil sektörüne geçince yaşım ufak olmasına rağmen, beni de sevdikleri için işçilerin çoğu dağılmış olmasına rağmen ben de beraberlerinde tekstil bölümüne geçtim. Tabii Tekstil bölümünde temizlik işleri, gel git işte, yani çay, kahve falan servisler, bu tarz işler yapıyordum. Zamanla işi öğrendikçe, kumaşın cinsini, boyasını öğrendikçe sevkiyatlara bakmaya başladım. Bu sırada makineleri tanımaya ve öğrenmeye başladım. Her seferinde bir şeyini öğreniyordum. Önce iplik bağlamasını, Ondan sonra yavaş yavaş arızalarını derken makinelerin mantığını çözdüm.

Bilgisayar Öğrenmem Ufkumu Daha Çok Açtı

Bu 2000 yılına kadar böyle devam etti. 2000 yılında biraz daha profesyonelleşince işletmenin de makine sayıları artınca bilgisayara geçiş oldu. Ben her işi yapıyorum. Kumaşın cinsini biliyorum. Hepsini öğrendim. Bilgisayarı bilmiyordum.  O yıl gece bilgisayar kursuna gittim, gündüzleri de çalışmaya devam ettim. Bilgisayar sertifikası aldıktan sonra işletmenin içerisinde bazı değişiklikler falan oldu. Yani artık bilgisayarla iş yapmaya başladım. İşim gücüm var. Maaşım da iyiydi. Normal asgari ücret 300 TL, iken 800 lira aylık alıyordum. İşletmedeki makineler dikkatimi çekiyordu. Bir bayan olarak hiçbir zaman ki mutfakta ev işi falan hiç dikkatimi çekmemişti. Çocukken de çekmiyordu, sevmiyordum. Ama bir yerde bir makine olsun, herhangi bir tadilat işi falan gibi şeyler olsun, onlara ilgim daha çok oluyordu. Makinenin işleyiş mantığını iyice çözmeye ve öğrenmeye başladım.

Kendi İşinizi Nasıl Kurdunuz?

Çalıştığım yerde işi iyice öğrendikten sonra 2007 yılında birlikte çalıştığım Yetkin ustamla birlikte Özsan Sanayi de bir yer açtık. Makine almak için müracaat ettik. Para da yok. Gittik Makine firmasına senet imzalatıp senet karşılığında makineleri alıp geldik. Makinaları kurduk. Makinelerin parasını dayım gönderdi. Bu vesileyle de dayımla ortak olduk.  O esnada dayım Hollanda’ya gitti. Hollanda’da bir dayım daha var.  Benden bahsediyorlar. Kıza destek olalım diye küçük dayım söylüyor. 2007 yılında dayım Türkiye’ye geldi. İşe başladı. Şartları konuştuk. Bir istediğin olursa çekinme bana yaz dedi. Dayım ‘yılsonuna kadar dediğin şeyleri yap’ dedi. ‘Benim makinalara yatırdığım para neyse ben sana hediye edeceğim’ dedi.

İşime hiç karışmazlar

2008 Ağustos’unda dayımızı kaybettik. Bütün hayatımız her şeyimiz bitti. Her şey altüst oldu. Bana destek olan Mersin’deki dayımın da düzeni bozulunca her şeyimiz darmadağın oldu. 2 sene boyunca nerdeyse ekmeğe muhtaç olduk. 2014 yılında Mersindeki dayımın da işleri bozuldu. Kalan parasıyla yanıma geldi. Beraber çalışmayı planladık.  Ben iyi kötü tırmana tırmana bir seviyeye gelmişim. Dayım geldi sağ olsun bana destek oldu. Ha… İşe karışıyor mu? Desen, yok. Anlıyor mu desen yok. Hiçbir şeyden anlamıyor. Ama işime hiç karışmazlar. Ben işletmenin içerisinde gene kendi işimi yaparım. Sevkiyatı, sipariş almaya gidişi ben, malzeme temin eden iş bulan ben. Yani her şeyi kendim yaparım.

Her Tür Kumaş Üretiyoruz

Şöyle söyleyeyim. Ben normalde satış yapıyordum. 2014 yılında sıkıntılara düştüğümüz nokta bu oldu.  Ticaret yapalım dedik. Hani bu iş yapıyorsak satışını da biz yapalım dedik. Abi benim İstanbul’da 1 trilyon param takılı kaldı. Yani, mal verdik satış yaptık. Parasını alamadık.  Malatya’daki işleri Malatya’daki Yaka Tekstil firması olsun, Karagözler olsun yani onların taleplerini değerlendiriyorum Malatya’daki Büyük firmalara iş yapıyorum. Onlar deseni gönderiyor siparişlerini gönderiyor bana. Ben de taleplerine göre kumaş dokuyup teslim ediyorum. Benim yaptığım kumaşlar iç çamaşırından tutun mayoya kadar, ondan sonra eşofman, Sweet, iç çamaşırı, dalgıç elbisesine kadar yapabiliyoruz.

Sektörün en önemli sıkıntısı ara elaman yetişmiyor

İşimiz var yerimiz var. Ben işçi konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Neden yaşamıyorum hiçbir zaman için işçi patron ilişkisi yaşamadım. Ben işletmenin içerisine girerim arkadaş gibiyiz. Bir Kardeşim zaten çalışıyor. İşçi konusunda büyük bir sıkıntı yaşamıyorum. Bizim sektörün en büyük sıkıntısı ise ara elman eleman yetişmiyor. Yeni yetişen gençlerin hiçbiri de sektöre rağbet etmiyor.

Fatma Doğanay ve A.Vahap Kaygusuz’un Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber