• DOLAR
    7,2380
  • EURO
    8,5740
  • ALTIN
    480,52
  • BIST
    1,1881
Öznur Günata
Öznur  Günata
oznurgunata.@malatyasonsoz.com.tr
EN TEHLİKELİ FİTNE
  • 0
  • 410
  • 10 Temmuz 2020 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Nefsi arzular, şeytani telkinler ve dünyevi cazibeler kişinin manevi olgunluğunu sekteye uğratan yada tamamen engel olan en tehlikeli fitnesidir (imtihanıdır).

Kulunun acziyetini ve ne kadar çok kontrol altında tutulması gereken bir yapıda olduğunu bilen Hâlık-ı Zülcelâl (c.c.), kullarına kendi içlerinden seçtiği, rehber ve örnek şahsiyet olan Peygamberleri  gönderip bu peygamberlere itaati  Zatına itaatle bir tutarak onlara imandaki teslimiyet ve sadakatin yolunu göstermiştir.

Peygamberler döneminde muşahhas bir modelle manevi yolları aydınlanan Müslümanlar, O Peygambere itaat ve teslimiyetleri ölçüsünde imanî kemale ererek huzuru ve zevki doyasıya yaşamışlardır.

Ancak O seçilmiş Peygamberlerin vefatları ile birlikte uzun bir süre geçmeden takva, ihlas ve mutmainlik halleride zaafa uğramaya başlamıştır.

Resullerin tebliğ ve tebyin ettiği sâf din, yukarıda ifade edilen fitnelerle, delalet ve sapıklarla yaşanır hale getirilmiştir.

Bu durumun vehameti karşısında emaneti muhafaza etmeye, ihlas ve takva nurunu canlı tutmaya çalışan mesuliyet sahibi  Peygamber varisi nitelikli gerçek alimler,mescid ve medreselerde zühd ve ihlası tebliğe gayret göstermişlerdir.

Fakat durum bazen öyle bir hale gelmiştir ki çoğunluk,bu saf ve ihlaslı takva sahibi alimleri yalnızlığa ve dışlanmışlığa sevk ettirmiştir.

Mana lezzetinin ve kemâl huzurunun yitikliğini dinde eksiklik gören hakikat yolcuları, bu âlimlerin dergah ve tekkelerinde ders halkarı oluşturarak “Tarikat ve Tasavvuf “denilen nefsi terbiye, ruhu kemale erdirme yollarını yaşatarak hilkat-ı gaye-i beşer’i tekrar canlandırmışlardır.

Tasavvuf denilen dinde takva, ihlas ve güzel ahlakı koruma yolu zaman içinde öyle mükemmel bir hale gelmiştir ki dinin tebliği ve Nebevî yaşantı hali, uzun zaman boyunca Müslümanları manevi huzura ve imanî mutmainliğe ulaştırarak insanlık âlemine rehber olan Mü’min-i Kâmiller yetiştirmiştir.

Tasavvuf yolundaki bu uhuvvet, muhabbet ve samimiyet hem ilim hem terbiye hem de kamuya hizmet şeklinde kurumsallaşarak tarih içinde silinmeyecek izler bırakmıştır.

İşte bu ikinci mertebe dediğimiz iman huzuru, tasavvuf ve tarikatlarla nefsi terbiye, manevi kontrol şuuru yaşama biçimi haline getirilmiştir

Yol bulmak, yolu Hak çizgisinde devam ettirmektir asıl gaye. İnsanın manevi hastalığını  tedavi edip sıhhate kavuşturan her bakış açısı güzeldir.

Yeter ki Allah’ın rızasını kazanmamıza engel olacak dalalet ve sapıklıklardan uzak tutsun…

Şu bir gerçektir ki her hata ve günaha meyili olan nefsimiz, her birimizi zaman zaman sufli çukura çekme gayreti içindedir.

Bizim ise bu tehlikeye karşı uyanık olmak, ibadet ve tefekkür halini kuvvetlendirmek, istiğfar, niyaz ve tesbihatı çoğaltarak idareyi nefsin eline vermemek çabasıyla imandaki mutmainliği, kulluktaki huzuru ve lezzeti korumamız gerekir…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber