• DOLAR
    5,7884
    %0,66
  • EURO
    6,4038
    %0,20
  • ALTIN
    271,88
    %-0,36
  • BIST
    7,6090
    %0,46
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
EĞİTİM SİSTEMİ VE FETÖ
  • 0
  • 788
  • 16 Temmuz 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Eğitim; dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silahtır.” (Nelson Mandela)

Sıkı bir araştırma neticesinde özellikle ve öncelikle fakir ve gariban ailelerin zeki çocuklarına, okullardaki işbirlikçi elemanlarıyla kancayı takıp kolejlerde eğiterek çok önemli ve kritik noktalarda bunları istihdam etmek suretiyle kullanıp 15 Temmuz darbesini gerçekleştiren FETÖ’nün ceremesini memleket ve millet olarak çekmekteyiz.

Çürüyen sistem, paralel bir yapılanmayı sürekli beraberinde getirerek; veli ve öğrenciler nezdinde dershaneye gidilmezse üniversite sınavı kazınılamaz inancı empoze edilip milletin evladı bir nevi onların kucağına teslim edilmiş oldu.

Dershane meselesi bir tarafa, devletin yapması gereken öğrenci yurtları yeterli miktarda olmadığından ve bunlar da başarı ve sahiplenme psikolojisi güdüsüyle toplumu ikna ederek öğrencileri barındırmak suretiyle hedefine emin adımlarla ilerledi. Bu arada dinî duyguları da had safhada kullanmayı hiç ihmal etmeyerek daha samimi bir görüntüyle bugünlere kadar gelmiş olduk.

Yıldönümünü idrak ettiğimiz 15 Temmuz tarihi birçok şeyi endişeyle zihnimizde canlandırıp çağrıştırmaktadır, şöyle ki:

  • FETÖ’nin memleketten temizlendiğine inanmıyoruz. Çünkü:

 

  • Dershaneler isim değiştirerek temel liseye dönüştürüldü.
  • 17 özel üniversiteden bahsediliyordu ki, bunlar hakkında gözle görülür ciddi herhangi bir şey yapılmadığı gibi, öğrencileriyle birlikte akademisyenleri başka üniversitelere kaydırıldı.
  • Sosyal medyayı çok rahat biçimde hâlâ kullanmaktadırlar.
  • Sendika ve Bank Asya bağlantılı kimselerin ihraç edilmesi, mahkemelerinin yıllarca sürüp neticeye bağlanmaması, berat edenlerin göreve iade edilmemesi, ihanet şebekesinin elebaşı olanlarının istisnasız yurtdışına kaçmış olması ve en önemlisi de siyasî kanada nedense hiç dokunulması vatandaştaki endişeleri arttırmaktadır.
  • Niyet okuyarak, gizli hayran damgasıyla birçok kişinin mağduriyetinden veya gerçekten bunların varlığından söz edilmektedir.
  • Eğitimden söz açılmışken, bugünlerde üniversite sınavına girmiş olan gençlerimizin sonuçları açıklanıp tercihlerde bulunacaklar ve puanlarına göre nasip olursa yerleşmiş olacaklar da, ancak gittikleri şehirlerde gerçekten kalacak yer problemi yaşandığına dikkat çekmek isteriz. Devlet yurtlarının yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Yapılan yurt müracaatlarının birçoğu neredeyse ikinci dönemde neticelenirken büyük bir perişanlık yaşanmaktadır. Bu konunun ivedilikle çözülmesi gerekir.
  • Burs ve kredilerin de kısa zamanda neticelenip yurt ücretlerinin daha makul seviyeye çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz ki, ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde öğrencilerimizin gönül rahatlığıyla bilim ve ilim peşinde koşması için devlet desteği kaçınılmazdır.
  • Bugün lise düzeyinden üniversitelere kadar eğer öğrencilerin ateizmin ılımlı bir projesi olan “deizm”in etkisinde kaldığı görülüp konuşuluyorsa eğitim sistemimizde çok ciddi problemler var demektir. Bu bağlamda müfredatın acilen gözden geçirilip bünyemize, tarihimize, kültürümüze en uygun hale getirilerek millileştirilmesi lüzumludur. Zaten sistem düzelmeden insanları düzeltme şansınız yoktur. Başka bir ifadeyle siyasi iktidara, bakana göre eğitim sistemi değil de, Millî Eğitim Sistemine göre hükümet ve bakan elzemdir.
  • En büyük sorunlardan bir tanesi de din konusudur. İşin erbabı akademisyenlerin susup da cemaatlerin, derneklerin, vakıfların hocalarının farklı terennümleriyle ortaya çıkan din olgusu, toplumun kafasını giderek karıştırmaya devam etmektedir. Özellikle diğer okullara nazaran dinî eğitimin kısmen ağırlıklı olduğu İmam-Hatip Okullarından başlayıp İlahiyat Fakültelerinde Kitap ve Sünnet Eksenli sahih İslam’ın verilmesi, ihtilafa mahal vermemek adına diyanetin de cemaatler üstü tavır alarak koordine etmelidir. Birer misyon okulu olduğu söylenen İmam Hatip Okullarına, adrese dayalı değil de sınavla seçilerek öğrenci alınması çok önemli diğer bir husustur. Cami hocalarının oldukça donanımlı, seçkin ve her alanda örnek kişilerden olması da mühimdir. Yani vatandaş dinini erbabından öğrenmelidir. Malumdur ki, tarihten beri en çok istismar edilen konuların başında din gelmektedir. FETÖ’nün bilhassa dinden beslendiği el âleme ayandır.
  • 15 Temmuz destanının yazıldığı tarih ve nedenleri asla unutulmamalı ve millet olarak sürekli teyakkuzda olunmalıdır. Bu vesileyle bütün şehitlerimizi, minnet ve rahmetle anıyoruz. Selam ve dua ile.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber