• DOLAR
    7,6811
  • EURO
    8,9432
  • ALTIN
    460,10
  • BIST
    1,1631
Hanife Sarı
Hanife  Sarı
hanifesarii384@malatyasonsoz.com.tr
Eğitim
  • 0
  • 295
  • 07 Ağustos 2020 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

İlk çıkış tarihinden bu yana insan sağlığı uğruna yoğun mücadelelerin verildiği koronavirüs tehdidi ne yazık ki devam ediyor.

İnişli çıkışlı bir yol izleyen koronavirüse karşı tedbirlerde inişli çıkışlı olmaya başladı.

Yakın bir geçmişe dönüp baktığımız zaman ilk alınan tedbirler ile şimdi alınan tedbirler arasında dağlar kadar fark var. Sokağa çıkma yasakları ilan edildi, herkes kendini karantinaya aldı, işletmelerde bu zor sınavda destek olup işçilerini, çalışanlarını bir müddet evde tutmaya çalıştı. Şimdi ise sokağa çıkma yasakları kalktı, rutin hayata dönüldü hemen hemen her sektörde. Bu sektörlerden ekonomiden sonra gelen en önemli sektör olan eğitimde de normalleşmeye geçildi. Bu konuda başta büyük emek sarf eden Milli Eğitim Bakanı  Ziya Selçuk ve eğitimin işleyişini sağlayan kadro sorunsuz bir 2020-2021 eğitim öğretim yılı için de aynı emeği ve çabayı sarf ediyor. Bu amaçla okulların açılış tarihi olarak ağustos sonu belirlendi tabi bir aksilik söz konusu olmazsa…

Fakat geleceğimizin teminatı olan eğitim için harcanan bu çabaların yanında koronavirüs korkusu da belirgin olarak kendini göstermekte. Bu yüzden koronavirüs gölgesi altında oluşturulan 4 senaryoya sıcak yaklaşamayan ebeveynler endişelerini her fırsatta dile getiriyor. Kendi çevremde evlat sahibi olan bireylerle konuştuğumda hemen hemen hepsi endişeli. Endişe her yanı sarmış durumda “Bir otobüse bile binmekten çekinirken nasıl olacak çocuklarımızı kora bırakacağız?” diyorlar. Bu konuda onlara hak vermiyor değilim çünkü bizler de sonuç itibariyle korkuyoruz. Nereden bulaşacağını kestiremiyoruz, en önemlisi de bize olacak yansımasını bilmiyoruz salgının. Bu da haliyle tedirginliği arttırıyor. Bu yüzden okullar açılmadan önce benim kanaatimce ailelerin bu tedirginliği, bu korkularının üstüne gidilmeli ve onlar yok edilmeli, onlar rahatlatılmalı ki çocuklar da eğitimine devam etmeli. Sadece anne ve babadaki tedirginlik, çocuktaki tedirginlik değil öğretmen vazifesini gören kişilerde de aynı düşünceler mevcut bu düşünceler, bu korkularla işlenen ders bile anlaşılmaz. Bu yüzden okulların açılmasına yönelik alınacak tedbirlerin en ufak ayrıntısı bile düşünülmeli psikolojik destek konusunda da eğitim konusunda da materyal konusunda da sosyal mesafe, hijyen, maske takma konusunda da. Çünkü atlatılan en ufak bir detay belki de eğitim sisteminin çökmesine neden olur. Çünkü olası bir vaka artışı eğitimde isyana sebebiyet verecek. Bu da ülkece istemediğimiz bir durum. Sadece isyan değil başka başka olumsuz durumlarla da karşılaşılabilir. Tüm bunlar değerlendirildiğinde bu konuda eğitimin işleyişinde yer alan kadroya çok büyük bir iş düşüyor ülkenin geleceği onların elinde. Ve onlarda en az bence aileler kadar tedirgin. Ama onların aklıselim davranıp her türlü eğitim sistemini rayına koyma gibi bir yükümlülükleri var, bir sürü insanın sorumluluğu onların üstünde ve bu yüzden bizim de bunları göz önüne alıp ülke olarak bu konuda onlara destek vermemiz gerekiyor. Onların adımına bizim on adım gitmemiz gerek.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber