• DOLAR
    5,7977
    %-0,04
  • EURO
    6,4577
    %-0,07
  • ALTIN
    274,91
    %-0,07
  • BIST
    7,6551
    %-0,09
Fikri Demirtaş
Fikri  Demirtaş
fikri.demirtas@malatyasonsoz.com.tr
DOĞAYA YOLCULUK
  • 0
  • 191
  • 29 Kasım 2019 Cuma
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Malatya Bağ Köylerinden

Bostanbaşı (Barğızi ), Yakınca ( Kileyik )

Medeniyetler su kaynakları civarında oluşmaya başlar. Malatya ve civar ilçelerinin içme ve sulama suyu kaynağı olan Derme ( Der Mesih ) Malatya’nın bu en nadide suyu Kündübeg ‘in (Gündüzbey’in üst tarafında ve Kayır Uşağı adlı dağın eteği yakınındaki kaynaklardan doğar. Gün yüzüne çıkmakta ve şehri beslemektedir. Dünya’da sadece bir benzeri Hollanda’da olan Derme Suyu Malatya’nın can damarıdır. Diğer su kaynakları ise Horata kaynağı, Elemendik Kaynağı ve İnekpınarı kaynağıdır.

Yeşilyurt’un sırtını dayadığı Beydağlarından gelen rüzgâr esintisi klima etkisi yapmakta temiz dağ havası buradan başlayarak kente yayılmaktadır. Yaz mevsiminde bu serinliğin en yoğun hissedildiği Gündüzbey Derme çayı vadisi ve akabindeki Beylerderesi vadisi mesire alanları, restoran kafe ve özel mekânlarla turizme hizmet etmektedir.

Barguzunun Pınarları; Alaca pınar, Ağça pınar, İncirli pınar, Toloğun pınarı, Dede pınarı – ziyaret, Derme suyunun Barguzu kanalına dökültüğü yere “pat,pat” denirmiş. Burada bir değirmende varmış. Barguzu ile Kileyik arasında Çemlik Ardıç tepenin eski yerleşim yeri olduğunu söylenmektedir. Barguzu’da Yusuf Kendirlinin bahçesindeki 370 yıllık kızılcık ağacı görenleri büyülemektedir.

Kileyik’in pınarları; Çalı pınarı, Davulli Pınar: Kileyik’in kuzeybatısının alt tarafında Kilise Bayırı denilen yerde (Kilise kalıntılarının üzerine hafriyat dökülmüştür) taşların altından oldukça güçlü bir şekilde temiz ve tatlı suyuyla akar. Adını çıktığı anda çıkarttığı sesten almıştır. Çalı pınarına yakın Ardıç tepe mezarlığın içinde yaşlı bir ardıç ağacı vardır.

Malatya Sancağı 1915 öncesinde Malatya’daki Türkler de, Kürtler de, Ermeniler de , Süryaniler de birbirlerini anlayabiliyordu. Beraber yaşıyor, günlük hayatı birlikte geçiriyorlar, inançların özgürce yaşıyorlarmış…

Malatya’da oturan Baskil Şeyh Hasan köyünden 93 yaşındaki Ali dede “1950’li yıllarda şehre gelince alış verişi çoğunlukla Ermenilerden yapardık. Demirci Maniyel, Marangoz Serkis, Manifaturacı – ayakkabıcı Karabet, Eski arsa Küpçü Meryem, Araba tamircisi Gavur Ali çırağı İsa’yı hatırlıyorum.1970’ lı yıllarda Malatya’lı Ermeni ailelerin çoğu ailesiyle İstanbul’a göçmüşler.” dedi

Bağ köylerinden ahalisine Bağköylü denirdi. Halkının tümü çiftçi, bağcı ve bağ bahçıvandı. Başka geçim kaynakları yoktu. İnsan emeğiyle yetiştirilmiş bu ormanlarda sık meyve ağaçları dut, Armut, elma, ayva, kızılcık, kayısı, şeftali, erik. Ayrıca Malatya’da ceviz, fındık, kiraz. Vişne nar, badem ve incir ağaçları da boldur. Uzun kavaklar ve gölgesi bol çınarlar söğütlerin yer aldığı güzel ve cennet misali bahçelerdi. Bağlarında üzümler, tarlalarında Kavun-Karpuz, havuç, turp, marul, maydanoz, fasulye yetişirdi.

“Malatya’da elmanın daha birçok çeşidi vardır. Ama onların içinden ilginç olanı “ Yazılı “denilendir. Bu elma henüz iyice olgunlaşmadan dalından kopartılıp üstüne mürekkeple bir şiir veya vecize yazılır ve 8- 10 gün kadar kabuğu iyice kızarsın diye bırakılır. Kabuk kızarınca sadece yazılı yerler yeşil kalır ve insanlar bunları birbirlerine hediye ederler.

Bağ köylerinin bahçelerden yetiştirilen ürünleri yabancı ülkelere, komşu kentlere ve köylere binlerce liraya satarak geçinirlerdi. Mütevazı, alçak gönüllü insanların yatağıdır bu topraklar. Endüstri, ticaret, tarım, bilim alanlarında ünlüler yetiştirmiştir.”

Yakın zamana kadar Malatya’nın bağ köyleri imara açılmadan yeni Malatya’nın( Asbuzi ) başlayarak aşağı Çırmıkdi (kuzey ucundan ) kuzey uca, Kündübeg ( Gündüzbey )köyünün üstüne kadar, üç saat uzunlukta ve yarım saat genişliğindeki bir yer tamamen sık ağaçlarla kaplı bir alandı. Öyle ki, uzaktan bakan biri, bina ve insan göremeyeceği için şehre girinceye kadar orayı orman zannederdi. Su kaynakları ile bir cennettir. Malatya’da oturanların soluk aldığı bir birinden güzel yerleri vardı. Adı değişen ve unutturulan Kileyik’i –Yakınca, Barguzi’yi – Bostanbaşı yapanlara sormak lazım. Şimdi o güzelim tarıma elverişli bağ köylerinin doğasına ve bitki örtüsüne büyük zararlar veren çok katlı apartmanlar yükselmekte. Kuş türlerinin nesli yok olmakta, Bu bölgeye Beydağlarından esen rüzgâr esintisi artık yok. Aspuzinun bağ köyleri tarihi kitaplarda, öykülerde, anılarda, siyah- beyaz fotoğraflarda kaldı .

Yakınca Beldiyesinin seyir terasından, Şahin tepesinden Çırmıktıyı, Beylerderesini seyretme olanağı var. Malatya Büyükşehir olunca Bağ köylerinden şimdi mahalle olan Bostanbaşı ve Yakınca’yı gezdik. Sonbaharda ayrı güzel görülmeye değer yerlerden. Sırt sırta vermiş Yakınca ve Bostanbaşı mahallesinin bu güzelim doğa harikası yerlerin geriye kalan yerlerin imara açılmadan fotoğraflarını Hüseyin Koç’la birlikte çektik.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber