• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
Fikri Demirtaş
Fikri  Demirtaş
fikri.demirtas@malatyasonsoz.com.tr
DİLEK PINARI TÜRKÜSÜ (3)
  • 0
  • 142
  • 26 Ağustos 2020 Çarşamba
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

Beldenin küçük çarşısındaki tarihi cami ve  anıt ağaçın altında yolun kenarına arabamızı park ettik. Caddenin alt tarafında, çay ocakları, kahveler. Çay içip sohbet eden insanların meraklı bakışları altında. Caminin, Anıt ağacın , Kapanan Belediyenin önündeki Atatürk büstünün fotoğrafını çektik. Yolun sağında   geçen dereyi takip edip toprak yola saptık.

Pınar yaklaşık on-onbeş dakika yürüyünce karşımıza çıkacaktı. Dar yolun iki tarafı da kayısı, dut, elma yemyeşil meyve bahçeleriyle kuşatılmıştı.Yeşilin her tonunu barındıran dereye bakınca gerçek tablonun içinde, derenin çağıltısı kuş sesleri arasında yürüdük. Bir süre sonra  kocaman gövdeli  dış budak ağacının dibinde ki  Dilek pınarına vardık …

Akşam güneşi gökyüzünü kapatan ağaçların arasından sızarak yayılan sarı ışık süzülüyor melankolik bir görünüm veriyordu.

Malatya’nın Ağustos sıcağı  zaten esmer olan elimizi ,yüzümüzü ,tenimizi yakıp kavurmuştu… Fotoğraf makinelerimiz bir ağacın budağına asıp elimizi yüzümüzü yıkayıp serinledik.Dilek pınarında Oğuzhanla birlikte türlü türlü fotoğraflar çektik . Pınarı videoya aldık .Baba oğul suyun başında oturduk . Bir süre öylece sessiz bir diyalogla sustuk. İkimizinde gözleri  pınarın suyuna dalıp  gitmişti…Oğlumla birlikte olmanın tadı ve güzelliğini yaşadık.

Kuşların ve suyun sesinden başka bir ses yok. Dere için ne Coronavirüsvirüsün hükmü var, ne salgının, ne insanın, ölümlerin… Kuşlar içinde öyle. Durmadan ötüyorlar.

Dilek pınarı her mevsim ayrı bir güzeldir.

Salkım söğütlerin saçlarını yıkayarak akıyordu dere.

Dilek pınarın  gözesine yedi  çatallı oluğun altına   taştan oyulmuş su yalağı yapılmış . Yedi çatalından  akan suyu gelen geçen içer, elini yüzünü yıkar ferahlarmış. Baharda coşkunlukla akan bu pınarın suyu yazın kavurucu sıcaklığında da buz gibi akıyordu…

Acı ve neşe, sevgi ve hüznün yaşandığı gençlerin eğlendiği demlendiği  bu yer kim bilir  ne olaylara şahitlik etmiştir…

Yediçatallı    pınarının  her oluğundan şırıl şırıl akan su sesi ruhu ve zihni dinlendiren ney sesi gibi  geliyordu. Bu ses ağaçların arasından göğün yüzüne  dalga dalga yayılıyordu .

Bu  çıkan su dinletisi gece gündüz demeden yıllardır devam ediyor. Her mevsim çeşit çeşit kuşlar, börtü böcek bu senfoniye katılır.

Kuşlar… Cıvıl cıvıl. Her ağaç dalında bir tane sanki! Rengarenk kelebekler pınarın etrafındaki çiçeklere konup ,kanatlarını açıp görsel şov yapıyorlardı.

Gün olur, ürkek bir tavşan kaçar avcıdan

İçer suyundan.Gün olur, bağrı yanık bir yolcu geçer önünden. Pınara el açar, avuç açar. Derdini sevdasını suya anlatır dileklerini diler.

Köyün içinden akan derenin suyu bu pınarın yakınından akar. Bu pınardan akan su dereye karışır . Derede Tohma ile buluşur sonra Fırat’ın azgın sularıyla uzun  yolculuğuna çıkar.  Bu kutsal nehir Irk dil, din ayrımı yapmadan can  verir geçtiği yerlere. Bazen bir türkü olur,  bazen bir ağıt olur Fırat .

Dilek Pınarı eskiden cennet gibi mesire yeri imiş. Şimdi  dere yatağı pislik içinde atık maddeler ve kanal bağlantıları yüzünden pis kokuyor . Derenin ıslah çalışması ve yeni mesire alanları yapılması için yıllardır yapılan proje  uygulanmamış. Belediyenin, DSİ’nin sorumluların bu doğa harikası yere gereken önemi vermesi, derenin ıslah çalışmasını ivedilikle yapılması gerekmektedir.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber