• DOLAR
    6,7368
    %1,85
  • EURO
    7,3003
    %1,25
  • ALTIN
    350,71
    %2,20
  • BIST
    8,2747
    %0,45

DEVİRLE İMTİHAN EDİLMEK

DEVİRLE İMTİHAN EDİLMEK

Bir Müslüman’ın dünyalık bir sıkıntısını giderenin, ahirette bir sıkıntısını Allah-u Teâlâ’nın gidereceğini bizlere Efendimiz (sav) haber veriyor. Bir Müslüman’ın düçar olduğu sıkıntıyı kendine dert edinip, onun sıkıntısını kendi sıkıntısı bilip, onu bu hüzünden, kederden kurtaran Müslüman ne sevimli bir iş yapmıştır öyle değil mi ? Sahiden etrafınıza bakın, insanların derdiyle dertlenen insan sayısı ne kadar azalıyor günden güne. Bu öyle üzücü ki… İnsanlar komşusundan, evinin içindeki eşinden, kardeşinden bile habersiz yaşıyor çağımızda. Modern yalnızlıklar içine öylesine hapsedildik ki… Bireylerin kendini düşünüp çevresiyle maddi-manevi iletişimi koparması, batı telkini çağdaş bir inançtır. Maalesef son zamanlarda toplumumuzda da kabul görülüp pek çok kez uygulanan bu batıl inanç, toplumu felakete sürüklemektedir. İnsanlar birbirinden habersiz yaşıyor. Komşusu aç, komşusu bunalımda ama kapısı kapalı, bir selam dahi vermeyen komşusu ondan habersiz! Sahte bir tebessümle bile insanlara bir selam vermeyi çok görenler var. Asık suratlar, bürokrasi kokan konuşmalar, zihni dert ile inleyen ancak ağzını bıçak açmayan insanlar… Derdini dinleyeni olmayan dertliler, faize mahkum edilen modern tefecilerin ağına düşürülen borçlular, evlenmeyi hayal dahi edemeyen yoksul gençler, geçmiş günlerin özlemi ile ah eden ihtiyarlar ve bencillik kokan seküler sokaklar… Kaybedilen değerler, kaybedilen insanlar, kaybedilen kavramlar. Öylesine zor bir çağda yaşıyoruz ki. ‘’Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile’’ diyen Akif’in feryadını yaşıyoruz günden güne. Deprem sonrasında bile bunu kendi lehine kazanca çevirip acıdan para devşirmeye çalışan insanlar var! Kiralara, ev fiyatlarına uçuk zamlar yapıp insanlığını banknotlara feda edenler var! O kadar da olur mu dediğimiz şeyleri yaşadığımız bir zamanın içindeyiz. Stres çağında yaşıyoruz. Kaçacak yerimiz yok. Dinlenecek bir ağaç gölgesi yok. Betonların arasında kaybolup gidiyoruz. Betonların içinde, ezan sesleri ve camilerin ferahlığı dışında Müslümanlığımıza alamet edecek şey yok!

İyi insanlar elbette var hâlâ. ‘Onların hürmetine dünya ayakta’ der ya zaten ihtiyarlarımız. O iyi insanlarımızı da kapmaya çalışan bir canavar çağın pençesinde kıvranıyoruz. İnsanların acıları bile birilerine kâr kokusu götürüyorsa, söylenecek söz kalmış mıdır? İnsanlık adına utandığımız hadiseleri yaşayıp, insanî endişe çekmemek mümkün müdür? Bir insan olarak, bir Müslüman olarak yaşadığım bu Anadolu topraklarında kayıp giden her değer ruhumda ıstıraba sebep olmakta. Elimden gelen ne, acıyla yazmaktan başka! “Banane Kudüs’ten” diyenlere, Orta Doğu’da ölen insanların çığlıklarını orayı bataklık görüp uzak durmakla reçete sunanlara, ölen Müslüman’ın dahi ırkına bakarak üzülen bir zihniyete, haramları çağa uydurup meşru ve normal görenlere üzülmekten başka elimizden ne geliyor!

‘’ Vîrânelerin yasçısı baykuşlara döndüm,

Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu.

Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum;

Yâ Rab, beni evvel getireydin ne olurdu? …’’ Mehmet Akif Ersoy.

Bu kıt’ayı okuyup son dizesini tekrar ettim birkaç kez . Ancak yaşadığımız coğrafya ve zaman da Allah’ın bizim için tayin ettiği kaderdir. Rıza gösterip çağımızın ıslahı için mücadele eden birer Müslüman olabilmeye çalışmaktan başka elimizden hiçbir şey gelmiyor.

İyi ki İslam var…

Allah’ın dinine sımsıkı sarılıp bir nebze olsun ferahlıyoruz şu can yakan çağın şerrinden… Ya inançlarımızı da kurban edenlerden olsaydık?

Allah muhafaza…

ÜÇ AYLAR

Son zamanlarda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey: “Maneviyat”

Acıların, hüzünlerin yaralarını, dualarla sarmak ancak mümkün.

Mübarek 3 ayların kapısına geldik. 25 Şubat Salı günü Hicrî olarak 1 Recep 1441 yılına gireceğiz inşaallah. Peygamber Efendimiz (sav) 3 ayları şu dua ile karşılardı: “Allahumme bârik lenâ fî Recebe ve Şâ’ban ve belliğna Ramadan’e.”  “ALLAH’ım; Recep ve Şaban Aylarını Bizim İçin Mübarek Kıl ve Bizi Ramazan Ayına Ulaştır”.

Bu mübarek aylar inşaallah ülkemize de huzur, selamet, birlik, dirayet; kalplere merhamet, ferahlık, sıkıntılara deva getirir. Bu mübarek ayların içerisindeki kandiller, geceler, gündüzler boş geçirilmeyecek kadar önemli fırsatlardır. Bu vesile ile 3 aylarınızı tebrik eder, Yüce Rabbimizin bizleri Ramazan-ı Şerif’e ulaştırmasını niyaz ederim.

Geçmişe tövbe edip yeni bir başlangıç yapmak için hiç de geç değil. Hâlâ toprağın üzerindeyken fırsatımız var. Nefes alıp verdiğimiz her an kendimizi düzeltip, Rabbimize layık bir kul olma imkanımız var.

Allah bu mübarek günlerin ferahlığında bizleri de kendisine yaklaşan kullarından eylesin. (Âmîn)

Selam ve Dua ile…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

EN ÇOK OKUNANLAR
RESMİ İLANLAR
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber