• DOLAR
    5,7977
    %-0,04
  • EURO
    6,4577
    %-0,07
  • ALTIN
    274,91
    %-0,07
  • BIST
    7,6551
    %-0,09
M. Fatih Kahraman
M. Fatih  Kahraman
mfatihkahraman@malatyasonsoz.com.tr
DENGESİZ DENGE OLUR MU?
  • 0
  • 358
  • 19 Kasım 2019 Salı
  • 1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
  • +
  • -

“Kalıcı bir tek denge vardır. O da ‘doğal’ olandır.”

Maddi-manevi hangi alana bakarsak bakalım; dengelerin bozulduğunu görürüz. Bu dengeler kendi kendine bozulmayacağına göre aslında her şeyin dengesini ne yazık ki biz insanlar bozmuşuz.

Hiçbir konuda dengeyi tutturamayınca ifrat-tefrit (ileri-geri uç) noktalara mesele taşınmış oldu. Böyle de olunca neredeyse hepimizin muvazenesi bozuldu. Bozuk bir muvazene ile de hayatı dengeli, makul ve içe sinerek yaşamak imkânsızlaşıyor.

İnsanoğlu bilindiği gibi maddi ve manevi; başka bir ifadeyle ruhî ve bedeni yönü bulunan müstesna bir varlıktır. Her iki yönünü de ihmal edilmeyip dengede tutulmaya çalışılması gerekiyor. Ancak seküler âlemin bireyleri olarak bizler oldum olası dengeyi tutturamadığımız gibi; sürekli bir tarafa ağırlık vererek ya da iki tarafı da ıskalayarak hakkını vermediğimiz gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bunun; cehalet, ihmalkârlık, eğitimsel, sağlık, ekonomik sıkıntılar, israf, kibirlenme, cimrilik, bencillik, siyasi ve yönetimsel birçok nedeni vardır.

Bir adı el-Adl, diğeri el-Muksit olan yüce Rabbimiz mutlak adalet sahibidir ve asla kullarına zulmetmez. Dolaysıyla yeryüzünde bir haksızlık, kargaşa ve zulüm varsa şüphesiz bu biz insanların dahli ve müdahalesiyledir.

“Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.”

“Ölçüde haddi aşmayın!”

“Ölçüyü adaletle ve tam yapın, tartıları da eksik yapmayın!”

“(Allah,) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.” (Rahman suresi, 7-10)

“Şüphesiz ki Allah insanlara hiç bir şeyle zulmetmez. Lâkin insanlar kendi kendilerine zulmederler.” (Yunus suresi, 44)

Nasıl ki bazı fiziki veya ruhsal hastalıklar nedeniyle kişi dengesini yitirince başı dönüp bir yerlere düşerek yığılıp kalıyorsa maddi ve manevi dengesini bozan kişinin de günü, gecesi, haftası, ayı, yılı belki ömrü heba olup gitmektedir.

  • Başta edep ve hayâ hususunda göze batan davranış bozuklukları ve onun da neticesinde ahlakî çöküntü toplumu çürümüşlüğe doğru götürmektedir. Az da olsa mevcut iyiler ise kötülüklerin arasında zamanla kaybolup gitmektedir.
  • Çalışma şartları bağlamında asgari ücretlinin diğerlerinden daha fazla çalıştığı görülmektedir. Örneğin diğer birçoğu çalışan günde ortalama sekiz saat çalışırken asgari ücretli bazen on, bazen de on iki saat çalıştırılmaktadır. Üstelik de sigortasıyla ilgili de birçok sorun yaşatılmaktadır.
  • Okullarımızda öğretim ağırlıklı, eğitimsiz bir tedrisatla beyinler bilgi çöplüğüne döndürülürken kalp ve gönül merkezli akliselim ve kalbiselim anlamında herhangi bir gayretin olmadığı aşikârdır.
  • Adalet mekanizması sağlıklı yürümediği için ferdi intikam almalar, infazlar, kapkaçlar, tecavüz ve tacizler, kan davaları ve sıradan cinayetler hiç eksilmediği gibi bilakis artarak devam etmektedir.
  • Kimi yerlerde kaldırım yokken, kimi yerlerde kaldırımlar normal yoldan daha geniş bırakılmış.
  • Reklamlarla ve adım başı açılan market ve AVM’lerle insanlar tüketime yönlendirildiğinden gelirler giderleri karşılayamaz hale gelmiştir. Elbette bunun tek sebebi alışveriş furyası değildir; alım gücünün düşmesi ve zayıflaması da ciddi bir etkendir.
  • Yayın dünyasında özellikle kitap okuyandan çok yazanla karşılaşıyoruz. Bu da ayrı bir garabettir.
  • Lüks tüketimin yanı sıra hâlâ evine ekmek götüremeyip intihar edenler vardır.
  • Mal-can-din-akıl ve nesil emniyetinin kalmaması dünyayı alabildiğine anlamsızlaştırmıştır.
  • Orta yolu bulamamak her alanda biz insanları müfrit, marjinal ve radikal bir yapıya büründürerek kabına sığmaz ve çekilmez hâle getirmektedir.

Dengesi bozulan bir insanın rahatı, huzuru ve mutluluğu bitmiş demektir. Bunun bertaraf edilmesinin de formülü başta adalet olmak üzere fırsat eşitliği, ölçülü ve uyumlu olmak bir de ahengi sağlamaktır. Biz kulların uyması gereken bazı ilahî ölçüler şöyledir:

“Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın.”  (Şuara suresi,  181)

“Ölçü ve tartıyı adaletle yapın.” (Enam suresi,  152)

“Eksik ölçüp  tartanların vay haline!”  (Mutaffifin suresi, 1)

“Allah adaleti emretti.” (Araf suresi,  29)

“Ey Rabbimiz, bizi dünyada iyilik ver, ahrette iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.”  (Bakara suresi,  201)

“…ve böylelikle biz sizi dengeli bir ümmet kıldık ki insanlığın önünde şahitler olasınız…”  (Bakara suresi, 143)

“En hayırlınız ahireti için dünyasını, dünyası için de ahiretini terk etmeyip her ikisini birden yürütendir. Zira dünya ahiretin tarlasıdır. Sakın insanlara yük olmayınız.” (Riyazü’s-Salihin, Hadis, 462)

“Dengesiz olmak birilerinin çok işine geliyor olmalı ki hiçbir yerde ve hiçbir şeyde denge yok.”

“Hayatta en önemli şey dengedir. Her işte, her anda, sevgide, aşkta, her konuda dengeli olmalı.”

“Bir yengece, doğru yürümesini asla öğretemezsiniz.”  (Aristophanes)

Dengeli bir hayat temenni ve niyazıyla…

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber