• DOLAR
    6,0197
    % 3,53
  • EURO
    6,9241
    % 4,17
  • ALTIN
    229,3776
    % 0,94
  • BIST
    88.734,76
    % 1,83

Davutogu: Irak’a üçüncü bir ülke karismasin

Basbakan Ahmet Davutoglu, Irak’la Türkiye arasindan meseleye müdahale eden Rusya’yi kast ederek üçüncü ülkelerin bu olaya karismamalari konusunda uyardi

Davutogu: Irak’a üçüncü bir ülke karismasin

Davutoglu, Çankaya Köskü'nde, AB Reform Eylem Grubu toplantisinda konustu. Basika'da Türk askerinin varligi ile ilgili Irak'la yasanan kriz hakkinda açiklama yapan Davutoglu, " Bu olayi provoke eden taraflar Türkiye ile Irak hükümeti degildir. Bazilari (Rusya'yi kast ederek ) bu olay üzerinden kendi müdahalelerini askeri varliklarini unutturarak Türkiye'yi hedefe aliyorlar. Ben Sayin Ibadi'ye bir mektup yazdim ve niyetimizi belirttim. Aramiza herhangi bir üçüncü taraf girmesin. 1 Kasim sonrasi ilk arayanlardan biri Ibadi idi, ben de onu ilk arayanlardan biriydim. Disisleri'miz Irak'i aradi ve bilgi verdi. Dün de Sinirlioglu ve Fidan'i Bagdat'a gönderdik. Niyetimiz açik bir sekilde anlatildi" dedi.

Basbakan Ahmet Davutoglu, Basika'daki askeri kampin yeniden tanzim edilmesine iliskin, "Türkiye'nin aldigi tedbir, Irak'in egemenligini uzun süreli olarak etkileyebilecek bir tedbir degil, gerekli görüldügü zamanlarda da burada aldigimiz tedbirin mahiyeti, niceligi, sayisal çerçevesi tekrar degerlendirilir ama tamamiyla alandaki sartlara bagli" dedi.

Avrupa Birligi (AB) Bakanligi koordinasyonunda hayata geçirilen Reform Eylem Grubu, Basbakan Ahmet Davutoglu baskanliginda toplandi. Basbakan Davutoglu, toplanti sonrasi yaptigi açiklamada, takip edilen reform stratejisi hakkinda bilgi vererek, hükümet programinin çerçevesini olusturan kapsamli eylem programinin kamuoyuna açiklandigini ifade etti. “Bir müddet bekleyelim gibi bir düsünce içine girmedik" diyen Davutoglu, "Bizde tebrik ve kabuller yerine, eylemler ve ortaya konan pozitif gündem yer aldi. Esas itibariyla milletimizin kaybedecek vakti yok. Bu çerçevede, dün hem vaatlerimiz hem de reformlarimiz baglaminda eylem planimizi paylastik" ifadelerini kullandi.

Ögleden sonra reformlarin koordinasyonu ve izlenmesi kurulu ile ilgili bir genelgenin de yayinlandigini hatirlatan Davutoglu, ilgili bakanlardan olusan kurulun çalisma ilkelerini genelgeyle kamuoyuna duyuruldugu ve bu kurulun 'semsiye kurul' olarak görev yapacagini ifade etti. Kurulun takvime uyup uyulmadigi konusunu takip edecegini ve kendisine rapor edecegini anlatan Davutoglu, reform izleme grubu isminin reform eylem grubu ismine dönüstürüldügü ve bu grubun reformlarin AB müktesebati ile uyumu konusunda görevi bulundugunu söyledi.

Davutoglu, bugünkü toplantida 3 konunun ele alindigini belirten Davutoglu, bunlardan birincisinin Türkiye-AB entegrasyon sürecinin bundan sonraki seyir baglaminda yapilacak yasal düzenlemeler, 23. ve 24. fasillarin açilmasi ve yargi insan haklari konulari oldugunu ifade etti.

 

 

"MECLISIN BUNA DÖNÜK ÇALISMASI VE MUHALEFETIN BU KONUDA DESTEK OLMASI LAZIM"

 

Ikinci konunun, Türkiye-AB Zirvesi'nde çikan önemli kararlardan birisi Schengen bölgesine vize muafiyetiyle girilme konusu oldugunu anlatan Davutoglu, "Son AB-Türkiye Zirvesi'nde karar verdigimiz sekilde Mart ayina kadar yasal düzenlemeleri yapmamiz, Mart ayinda AB'nin rapor yazmasi, Temmuz ayinda pilot uygulamalarin baslamasi, Ekim ayinda da vize muafiyetine geçmemiz lazim. Bu net takvimden sapmamamiz sadece hükümet ve bakanliklarimizin gayretiyle mümkün olmayabilir, Meclisin buna dönük çalismasi ve muhalefetin bu konuda destek olmasi lazim. 72 yükümlülük diye daha önce zikredilen, 72 maddede burada net bir görev dagilimi yapildi. Her bir bakanlik, her kurum hangi yükümlülügü yerine getirecek bu tespit edildi. Arkadaslara latifeyle karisik söyledim, 'Hangi maddede gecikme olursa, o maddeden sorumlu olan arkadaslari yurtdisina göndeririz, Türkiye'ye vizeyle girmek zorunda kalirlar, vizeyi de vermeyiz' dedim. Bütün kurumlarimizda bakanliklarimizda büyük bir sevkle bu konunun sahiplenilmesinden duydugum memnuniyeti vurgulamak isterim" seklinde konustu.

 

"AB MÜKTESEBATINA UYUM VE VIZE MUAFIYETINE UYUM BASLIGI ALTINDA BIR PAKET OLARAK MECLISIMIZE SEVKEDILECEK"

 

"Bu baglamda 15 Aralik'ta kisisel verilerin korunmasi olmak üzere heyetimiz Brüksel'e gidecek" diyen Davutoglu, "AB ile bilgilendirme ve müktesebat uyum görüsmeleri yapilacak. Ilgili kanunlarin hepsi vize muafiyeti için gerekli kanunlar manzumesi adi altinda, AB müktesebatina uyum ve vize muafiyetine uyum basligi altinda bir paket olarak Meclisimize sevk edilecek. Subat ayinin sonuna kadar bitirmemiz lazim ki Mart ayinda AB raporunu tamamlayabilsin, biz de o rapora Temmuz ayinda geri kabul anlasmasini devreye sokup, Ekim ayinda nihai vize muafiyeti baslayabilsin. Bundan sonra, herkesin elini tasin altina koyacagi dönem basliyor. Bu da özellikle muhalefetin bizimle isbirligi yapmasi ve vatandaslarimizin bir an önce bu hakki kullanabilmesi için üzerine düsen sorumlulugu yerine getirmesi önemli" ifadelerini kullandi.
Geçici Bütçe'nin Meclis'e sevk edildigini hatirlatan ve özellikle anamuhalefet partisinin kalici bütçe konusunda isbirligine yanasmadigini belirten Davutoglu, kalici bütçe için Ocak ayina kadar yogun bir çalismanin yapilacagini söyledi.

 

 

"BÜTÜN TOPLUM KESIMLERI MUHALEFETE ÇAGRI YAPMALI"
Davutoglu, konusmasini söyle sürdürdü:

 

"Muhalefet partilerine oy veren vatandaslarimiz da AB'ye vizesiz gitmek istiyorlarsa bütün toplumsal kesimlerin muhalefet partilerine çagri yapip, bir an önce bu yasalarin geçmesi için hükümetimize destek olma konusunda bir kampanya baslatmali. Bütün muhalefet partilerine çagrimiz, bu hususta, vize muafiyeti konusundaki yasal düzenlemeleri bir an önce Meclis'ten geçirelim. Biz, üzerimize düseni yapiyoruz. Herkes üzerine düsen görevi aldi. Kalici bütçe konusunda yaptiklari hataya insallah düsmezler. Muhalefet partilerinden randevu talep ettigimde ele alacagimiz husus da bu konularin Meclis'ten geçirmek olacak."
Toplantida, üçüncü konu olarak da esas itibariyla, Türkiye-AB Zirvesi'nde mutabik kalinan yasa disi göç konusunda ortak eylem plani konusunun da ele alindigini belirten Davutoglu, 17 Aralik'ta Brüksel'e gidecegini ve o toplanti öncesi atilacak adimlarin da bu çerçevede yasadisi göçün kontrol altina alinmasi ve AB ile eylem planinin uygulanmasi için gerekli degerlendirmelerin yapildigini ifade etti.
Davutoglu, açiklamalari sonrasi gazetecilerin sorularini cevapladi. Bir gazetecinin, "Kibris Rum Kesimi'nin vetolari, bu konuda AB liderliyle neler görüstünüz. AB Komisyonu Baskani Jean-Claude Juncker'in bir mektup yazdigini biliyoruz" sorusuna Davutoglu, "Bu konuda ilk görüsmelerden itibaren bekleyen fasillarin açilmasi konusunda bir müzakere yasanmisti. Sayin Juncker de bu çerçevede, 14 Aralik'ta 17. faslin açilmasi için arkadaslarimiz Brüksel'de olacak. Bu uzun bir dönem sonra, 5 senede ikinci fasil olacak. Önümüzdeki 4-5 ayda 5 fasil açmak için gayret sarf edecegiz, üzerinde mutabik kalinan. Bir kismi da blokajlar olan ama bu blokajlarin açilmasi konusunda, birini simdi açip diger 4-5 fasli açma imkani bulacagiz. Biz, bütün fasillar için yarin açilacak gibi hazirligimizi yaptik, açilan fasillar için de yarin kapanacakmis gibi hazirligimizi yaptik. Dolayisiyla, bir iki fasil hariç aslinda bugün bu blokajlar kalksa biz 15'ye yakin fasli hemen kapatip, geri kalan 12-13 fasli da açilisini saglayip kapanisini temin edecek sürece gelmis oluruz. Sayin Juncker'in mektubunda beyan ettigi hususlar ve iyi niyet temennileri ümit ederiz hayata geçer. Her halükarda yeni bir dönem var Türkiye-AB iliskilerinde. Bu dönemin ve firsat penceresinin herkes tarafindan en iyi sekilde kullanilacagina inaniyorum" cevabini verdi.

 

"3 MILYAR AVRO'LUK YARDIM YILLIKTIR"

 

Avrupa Birligi'nin Türkiye'ye Suriyeli mülteciler konusunda yapacagi 3 milyar avronun hatirlatilmasi üzerine ise Davutoglu, "3 milyar avroluk yardim yilliktir. Önümüzdeki yil için de yapilacak çalismalar, Suriyeli mülteciler için son kurusuna kadar harcanacak paradir. AB bunun nasil aktarilacagi konusunda kendi iç mekanizmasini çalistiriyor. Biz de bunu Basbakanlikta bir mekanizma kurarak, bu fonun kullanimi için ilgili bakanliklari nasil görevlendirecegimizin de tahlilini de yapacagiz" diye konustu.

 

BASIKA'DAKI ASKERI PERSONELIN YENIDEN TANZIMI

 

Baska bir gazetecinin, Basika'daki askeri personelin yeniden tanzimi ile ilgili sorusu üzerine Davutoglu, bu konuda Irak Hükümetiyle anlasmaya varildigini belirterek, "Bu konu, her seyden önce bizim bakisimizi çerçeveleyen temel ilkeleri vurgulamak istiyorum. Birincisi Irak'in toprak bütünlügü ve egemenligi bizim için en asli unsurlardan birisidir. Ikincisi, keske Irak hükümeti bütün topraklarda mutlak egemenligini kullanabiliyor olsaydi DEAS ve PKK gibi terör örgütleri keske Irak sahasi içinde faaliyet gösterip çevre ülkelere ve dünyaya tehdit teskil etmeseydi ama maalesef öyle bir tabloyla karsi karsiyayiz ki DEAS terör örgütü Musul'un güneyinden itibaren, PKK da Türkiye sinirlari civarinda tamamiyla kontrolden azade bir faaliyet içinde bütün hepimizin güvenligini tehdit ediyor" cevabini verdi.
Suriye'den farkli olarak biz Irak Merkezi Hükümetini hem mesru, hem Türkiye ile dost bir hükümet olarak gördüklerini belirten Davutoglu, "DEAS ve terör örgütü tehdit olusturdugu andan itibaren bir taraftan Irak Merkezi Yönetimiyle, bir taraftan da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile yakin temas içinde olduk. Bu temas çerçevesinde de geçen sene Sayin Abadi'nin Ankara ziyareti benim Bagdat ziyaretimde bunlari konustuk. Birkaç uçak malzemeyi deste olarak Bagdat'a, kapsamli bir malzemeyi de Erbil'e gönderdik. Dolayisiyla, bu çalismalar yeni baslamis degil. Türkiye'nin Basika'da degil, diger bölgelerde egitim veren kamplari vardir, bunlar gizli kamplar degil" seklinde konustu.

“GIZLI BIR FAALIYET YAPIYORMUS GIBI BIR KANAAT YAYILMASI KESINLIKLE DOGRU DEGIL”
Davutoglu, konusmasini söyle sürdürdü:

"Geçtigimiz dönemde Basika'da, benzer amaçlarla Viyana'da oldugu gibi kurulan egitim bölgemiz var, burada 2 bini askin Musul Ulusal Muhafizi Ordusu görev alacak sekilde yetistirilmis ve Irak'in güvenligi için çalisan kardeslerimiz var. Bu da gizli degil, dolayisiyla sanki Türkiye gizli bir faaliyet yapiyormus gibi bir kanaat yayilmasi kesinlikle dogru degil. Olan sudur, bu bölge Musul'da 20 kilometre civarinda oldugu için ve her an DEAS tehdidiyle karsi karsiya kaldigimiz için orada egitim veren askerlerimizin güvenligini teminen kuvvet kaydirmasi ihtiyaci hasil oldu. Bu kuvvet ihtiyaç hasil oldugu için kaydi. Muhataplarimizin orada ne civarda oldugu bilinen bir sey var. Bunlarin hepsi gizlilik içinde yürütülen faaliyetler degil."
Bu problemin Türkiye ile Merkezi Irak Hükümeti arasindaki problem olmadigini belirten Davutoglu, bunu yapan üçüncü taraflarin kim oldugunun bilindigini ifade etti.
Disisleri Bakanligi Müstesari Feridun Sinirlioglu ve MIT Müstesari Hakan Fidan'in Bagdat'a yaptigi ziyareti hatirlatan Davutoglu, "Dün, niyetlerimiz açik bir sekilde anlatildi. Türkiye'nin niyetleri disinda yorum yapilmamasi ifade edildi. Türkiye-Irak arasinda bütün bunlari görüsebilecegimiz mekanizma kurulmasi konusunda bilgi aktarildi. Burada bu kanallarin açik tutulmasi konusunda mutabik kalindi. Bu ihtiyaçlarin karsilikli müzakerelerle teyit edilmesi konusunda mutabik kalindi" dedi.

 

“YENIDEN TANZIM NOKTASI SUDUR…”

 

Davutoglu, konusmasinda sunlari kaydetti:
"Yeniden tanzim noktasi sudur, 'Bir hafta önce oraya bir güvenlik riski yokken 10-15 gün önce böyle bir kuvvet kaydirmaya ihtiyaç yoktu. O kadar dinamik bir sartta ki Irak, her an yeni ihtiyaçlar tezahür ediyor veya bazi ihtiyaçlar ortadan kalkabiliyor. Bu baglamda, Türkiye'nin aldigi tedbir, Irak'in egemenligini uzun süreli olarak etkileyebilecek bir tedbir degil, gerekli görüldügü zamanlarda da burada aldigimiz tedbirin mahiyeti, niceligi, sayisal çerçevesi tekrar degerlendirilir ama tamamiyla alandaki sartlara bagli."
"Oradaki askeri mevcudiyetimiz askeri egitmenleri korumak içindir" diyen Davutoglu, "Askeri egitmenlerimiz de sadece ve sadece Irak vatandaslarina, Musullulara kendi sehirlerini kendi vatanlarini korumak için egitim verme amaciyla bulunuyorlar. Bunun ötesinde yapilacak durumlarin karsiligi yok" ifadelerine yer verdi.
Üçüncüsü gerçeklestirilen toplantiya, Basbakan Yardimcisi Lütfi Elvan, AB Bakani ve Basmüzakereci Volkan Bozkir, Içisleri Bakani Efkan Ala, Adalet Bakani Bekir Bozdag ve Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu katildi.  

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİR DE BUNLARA BAKIN

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Malatya Sonsöz Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır © 2018 malatya haber